Ardahanlı Gazeteci, Yazar, Girişimci : Mehmet Ali Arslan, www.mehmetaliarslan.tr
BİR NEFESİN ARDINDAKİ HİKÂYE: VICKS NASIL DOĞDU
Ardahanlı Gazeteci, Yazar, Girişimci : Mehmet Ali Arslan, www.mehmetaliarslan.tr


Merhaba arkadaşlar!
Bugün gerçekten çok şaşırtıcı ve açıkçası hepimizi yakından ilgilendiren bir haber geldi. Duyunca "Yok artık!" diyeceğiniz türden bir olay... Özellikle direksiyon başına geçen, araç kullanan herkesin bu haberi dikkatle okumasını rica ediyorum. Çünkü başımıza gelmesi an meselesi olabilirmiş
Haber Diyarbakır'dan. Dilek Arslan Bal isimli bir vatandaşımızın başına gelenler, resmen filmlere konu olacak cinsten. Dilek Hanım, yolculuk esnasında uğradığı bir benzin istasyonunda hepimizin yaptığı gibi el temizliği için dezenfektan ve ıslak mendil kullanıyor. Buraya kadar her şey normal, değil mi? Zaten temizlik ve hijyen amaçlı kullanıyoruz
Ancak olay, kısa süre sonra girdiği trafik çevirmesinde bambaşka bir hal alıyor. Yapılan alkol testinde maalesef Dilek Hanım alkollü çıkıyor!
Şaşkınlık içinde kalan Dilek Hanım'ın ehliyetine derhal el konuluyor ve yüksek miktarda bir ceza kesiliyor. O an yaşadığı şoku ve haksızlığa uğramışlık hissini hayal bile edemiyorum. Çünkü kendisi alkol kullanmadığından emin
Neyse ki, Dilek Hanım hızlı davranarak durumu lehine çevirmeyi başarıyor. Hemen hastaneye giderek kan tahlili yaptırıyor ve alkol kullanmadığını, tamamen temiz olduğunu resmi olarak kanıtlıyor. Sonuç olarak, kanıtlar sayesinde kesilen ceza iptal ediliyor ve ehliyetini geri alıyor.
Peki, alkolmetre neden Dilek Hanım'ı alkollü gösterdi? İşte işin kritik kısmı: Uzmanlar, bazı dezenfektanların ve özellikle yüksek alkol içerikli ıslak mendillerin içindeki etken maddelerin, alkolmetre cihazlarının sensörlerini yanıltabileceğini belirtiyor. Yani Dilek Hanım'ın sadece ellerini silmek için kullandığı ürünler, ne yazık ki cihazı hatalı ölçüme yönlendirmiş.
Mehmet Ali Arslan
#IslakMendilSkandalı #TrafikPolisi #Ehliyetİptali #AlkollüSürüşCezası #AraçKullananlarDikkat #DezenfektanTuzağı #DiyarbakırHaberTürk futbolunun modernleşme yolculuğunda kilit bir figür olan efsanevi Alman teknik direktör Josef "Jupp" Derwall'in mirası, aramızdan ayrılışının ardından bile yaşamaya devam ediyor. 10 Mart 1927'de doğan ve 26 Haziran 2007'de vefat eden "Şef Gümüş Kıvrım" lakaplı Derwall, sadece Batı Almanya Ulusal Futbol Takımı'na 1980 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda 1984 yılında aldığı şaşırtıcı bir kararla Türk futbolunun çehresini değiştirdi.
Bundesliga'dan gelen cazip teklifleri reddederek Galatasaray Spor Kulübü Futbol Takımı'nın başına geçen Derwall'in gelişi, Avrupa'da Türk futbolunun algısını olumlu yönde değiştiren uluslararası bir saygınlık getirdi.
1984-1987 yılları arasında Galatasaray'daki "imtiyazlı" çalışması, Türk futbolunun geleceğinin şekillenmesine yardımcı oldu. Derwall, sadece 1987'de bir Ulusal Şampiyonluk ve 1985'te bir Türkiye Kupası kazandırmakla yetinmedi; en büyük katkısı, İstanbul'daki varlığıyla Türk futboluna modern Avrupa antrenman teknikleri ve taktik fikirlerini kazandırmak oldu.
Türkiye'nin önde gelen teknik direktörleri olan Fatih Terim ve Mustafa Denizli gibi isimler, Derwall'in Türkiye'de bulunduğu süre içinde ondan eğitim alarak bu modern futbol anlayışını gelecek nesillere taşıyan önemli öğrenciler oldular.
Derwall, 1987 yılında Galatasaray'dan emekli olarak spor yaşamını noktaladı ve Türkiye millî futbol takımını çalıştırma spekülasyonlarına rağmen Almanya'ya dönerek emekliliğin tadını çıkarma kararı aldı.
26 Haziran 2007'de 80 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yuman Jupp Derwall'e son veda, Türk futbol camiasının kendisine duyduğu büyük saygıyı gözler önüne serdi. 2 Temmuz'daki cenaze törenine, eski kulübü Galatasaray tarafından Türkiye'den özel uçak kaldırıldı ve törene katılanların çoğunluğunun Türk olması dikkat çekiciydi.
Ölümünün ardından yaşanan bu vefa, Derwall'in sadece Türkiye'deki oyunu canlandırmakla kalmayıp, fikir noktasındaki katkılarıyla da Türkiye'ye çok şey verdiğini bir kez daha kanıtladı.
Galatasaray, bu büyük ismin anısını yaşatmak için Florya Metin Oktay Tesisleri'ndeki bir antrenman sahasına "Jupp Derwall Antrenman Sahası" adını verdi. Jupp Derwall, bıraktığı derin izlerle Türk futbol tarihindeki yerini daima koruyacaktır.
Mehmet Ali Arslan
