6 Şubat 2025 Perşembe

Ardahanın kurtuluşu






Şehirlerin kurtuluş etkinliklerini valilik, kaymakamlık, belediyeler ve az da olsa sivil toplum kuruluşları (STK) düzenliyor. Ancak Ardahanlı gazeteci, yazar ve girişimci Mehmet Ali Arslan, bu işte bende varım diyerek 2017 yılında bir kurtuluş etkinliği gerçekleştirmiştir. Sonraki yıllarda da benzer etkinlikler düzenlemiştir."

İşte Mehmet Ali Arslan'ın yıllar önce düzenlediği bir etkinlik davetiyesi.ve Etkinlik haberi. 

23 Şubatın Mimarı Mehmet Ali Arslan Herkesi İstanbul Sarıyer'e Davet Ediyor!

Ardahan'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 96. yıl dönümü, İstanbul'un en lüks ve en yüksek semti olan Sarıyer'de kutlanıyor. 24 Şubat'ta Kilyos Caddesi No:105'te gerçekleşecek olan etkinlik, saat 16:00 ile 23:59 arasında sürecek.

Etkinliğe katılmak isteyenler, www.mehmetaliarslan.name.tr internet adresinden rezervasyon yapabilirler

İstanbul Kanatlarımızın Altında" temasıyla gerçekleşecek olan etkinlik, Ardahan'ın kurtuluşunu İstanbul'da yaşayan Ardahanlılar ve tüm vatandaşlarla birlikte kutlamayı amaçlıyor.

23 Şubatın mimarı Mehmet Ali Arslan, herkesi bu anlamlı günde bir araya gelmeye ve Ardahan'ın kurtuluşunu birlikte kutlamaya davet ediyor.





Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

4 Şubat 2025 Salı

Ekrem İmamoğlu: İstanbul kara hazır dedi



İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla İstanbul'da beklenen kar yağışı öncesinde hazırlıkların tamamlandığını duyurdu.

İmamoğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"İstanbul kara hazır. Tüm ekiplerimiz, araçlarımız ve ekipmanlarımızla teyakkuz halindeyiz. Kar yağışının etkisini en aza indirmek için var gücümüzle çalışacağız."

İmamoğlu'nun paylaşımında yer alan fotoğraflarda, karla mücadele araçlarının ve ekiplerinin hazırlık yaptığı görülüyor.


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

CHP'ye katılan Cemal Enginyurt'a Cumhurbaşkanına hakaret soruşturması




CHP'ye katılan Cemal Enginyurt'a Cumhurbaşkanına hakaret soruşturması

Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

Tilki, az önce avladığı bir hayvanı yiyordu,

Tilki, az önce avladığı bir hayvanı yiyordu,

“Tilki, az önce avladığı bir hayvanı yiyordu, ancak aniden küçük bir kılçık boğazına takıldı ve yutkunmasını engelledi.

Anında boğazında korkunç bir acı hissetti ve çığlıklar atarak, inleyerek oradan oraya koşmaya başladı, kendisine yardım edecek birini arıyordu.

Yolda karşılaştığı herkesi, kılçığı çıkarmaları için ikna etmeye çalıştı ve onlara, “Eğer çıkarırsan, sana ne istersen veririm,” dedi. Bir balıkçıl kuşu (héron) bu teklifi kabul etti.

Tilki yan yattı ve ağzını sonuna kadar açtı. Balıkçıl uzun boynunu tilkinin boğazına soktu, ince gagasıyla kılçığı çıkardı ve sonunda tilkiyi kurtardı.

Bunun üzerine balıkçıl, “Bana vaat ettiğin ödülü almama izin verir misin?” diye sordu. Tilki, sinsi bir gülümsemeyle dişlerini gösterdi ve şöyle dedi:

“Sevinmelisin, çünkü başını tilkinin ağzına soktun ve sağ salim çıkardın. Bu, senin için yeterince büyük bir ödül değil mi?”

Kurnazlara verilen sözler, her zaman kurnazlıkla sonuçlanır!”

— Le Monde Littéraire


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

30 Ocak 2025 Perşembe

Bilginizi Artırın.! BİLİYOR MUYDUNUZ

 Bilginizi Artırın.! BİLİYOR MUYDUNUZ


Bilginizi Artırın.! BİLİYOR MUYDUNUZ❓
Kuşlar katı idrar yapmaz.
Atlar ve inekler ayakta uyurlar.
Yarasa, uçabilen tek memelidir. Bacak kemikleri o kadar incedir ki yürüyemez.
Yılanın gözleri kapalı olsa bile, göz kapaklarından görebilir.
Beyaz tüylü kürklerine rağmen, kutup ayılarının aslında siyah derisi vardır.
Ortalama bir ev sineği yalnızca 2 ila 3 hafta yaşar.
Her insana karşılık yaklaşık bir milyon karınca vardır.
Bir akrebin üzerindeki az miktarda alkol onu delirtir ve kendini sokarak öldürmesine neden olur.
Timsahlar ve köpekbalıkları 100 yıla kadar yaşayabilir.
Bir bal arısının iki midesi vardır: biri bal, diğeri yiyecek için.
Filler, mavi balinanın dilinden daha hafiftir. Mavi balinanın kalbi bir araba büyüklüğündedir.
Mavi balinalar, Dünya'da dolaşan en büyük yaratıklardır.
Bir hamamböceği, açlıktan ölmeden önce başı olmadan yaklaşık bir hafta yaşayabilir. Bir yunus hastalandığında veya yaralandığında, sıkıntı çığlıkları diğer yunusların yardım etmesini sağlayarak yüzeye çıkıp nefes almasına yardımcı olur.
Bir salyangoz 3 yıla kadar uyuyabilir.
En hızlı kuş olan diken kuyruklu kırlangıç, 106 mil/saate kadar hızlarda uçabilir. (Alaca doğan 390 km/sa veya 108 mil/saate daha da hızlıdır.)
Bir inek ömrü boyunca yaklaşık 200.000 bardak süt üretir.
Sülüğün 32 beyni vardır.
Ortalama bir dış mekan kedisi sadece 3 yıl yaşarken, sadece iç mekanda yaşayan kediler 16 yıl veya daha uzun yaşayabilir.
Köpekbalıkları kanser dahil her hastalığa karşı bağışıktır.
Bir sivrisineğin hortumu, cildi ve hatta koruyucu giysileri kesmesine yardımcı olmak için 47 keskin kenara sahiptir.
İnsan beyninin 2,5 milyon petabayttan fazla bir hafıza kapasitesi vardır, bu da 2.500.500 gigabayta eşittir.
Bilgi Güçtür!
Yaşlandıkça kas kütlesi, güç ve fonksiyon kaybının sorumlusu olan biyolojik olgu nedir? Buna Sarkopeni denir!
Sarkopeni, yaşlanmaya bağlı olarak iskelet kas kütlesi ve gücünün ilerleyici kaybını ifade eder. Bu durumun etkisi, bireye bağlı olarak ciddi olabilir.
Sarkopeni nasıl önlenir?
Aktif Kalın: Ayakta durabiliyorsanız oturmayın; oturabiliyorsanız uzanmayın! Hareket, kas kaybını önlemenin anahtarıdır.
Yaşlılarda Hareketi Teşvik Edin: Yaşlı bir kişi hastalandığında veya hastaneye kaldırıldığında, dinlenmesini veya yatakta kalmasını teşvik etmekten kaçının. Bunu yapmak için çok zayıf olmadıkları sürece yürümelerine yardımcı olun. Sadece bir hafta yatakta yatmak kas kütlesinde %5'lik bir kayba neden olabilir ve yaşlılar genellikle bu kaybı tam olarak telafi edemezler.
Sarkopeni, osteoporozdan daha endişe vericidir: Osteoporozda birincil risk düşmedir, ancak sarkopeni yalnızca yaşam kalitesini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda kas kütlesinin azalması nedeniyle yüksek kan şekerine de katkıda bulunur. Boşta duran kaslar daha hızlı kas kaybına yol açar: Bacaklardaki kaslar kullanılmadığında hızla bozulur. Oturmak veya uzanmak bacak hareketini sınırlar ve kasları zayıflatır. Yürüme, koşma ve bisiklete binme gibi aktiviteler kas kütlesini oluşturmanın ve korumanın mükemmel yollarıdır.
Yaşlanma Ayaklardan Yukarıya Başlar! Yaşlandıkça bacaklarınızı aktif ve güçlü tutun. Bacaklarınızı sadece iki hafta hareket ettirmezseniz, on yıllık gücünüzü kaybedersiniz! Yürüme ve bisiklete binme gibi düzenli egzersizler kas gücünü korumak için hayati önem taşır.
Ayaklar tüm vücudun ağırlığını destekler ve bu da onları hareket kabiliyeti için kritik hale getirir. Bu nedenle, gücünüzü ve hareket kabiliyetinizi korumak için her gün yürüyün. 



Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

29 Ocak 2025 Çarşamba

defne yaprağı faydaları




Birçok kadın yiyeceklere defne yaprağı ekliyor, özellikle kırmızı et ve kuş eti yemeğine defne yaprağı eklediğinin nedenini bilmeden, herhangi bir kadına nedenini sorduğunuzda: 
Yemeğe tat ve lezzet vermek için der...
Bu çok yanlış...
Defne yaprağını bir bardak suda kaynatıp tadına bakarsanız ne tat nede lezzet bulamazsınız...

Neden etin üzerine defne yaprağı koyuyorsun?

Ete defne yaprağı eklemek trigliseridleri test ve onay için monolip haline getirir...
Bir tavuğu ortadan ikiye kesip her yarısını tencerede pişirin, bir defne yaprağı ikinciye defne olmadan koyun ve her iki tenceredeki yağ miktarını işaretleyin...
Defne yaprağınız varsa eczaneye gitmenize gerek yok, son yapılan bilimsel çalışmalarda defne yaprağının birçok faydası olduğunu kanıtlamıştır...
Birçok sağlık problemlerinden ve tehlikeli hastalıklardan kurtulmaya yardımcı olur...

Defne yaprağının avantajları arasında:
Defne yaprağı sindirim bozukluklarını tedavi eder defne yaprağı ise şişkinlikten kurtulmaya yardımcı,mide yanması
Asitlik ve kabızlık
Sıcak defne çayı içerek bağırsak hareketliliğini düzenler...
Kan şekeri seviyesini düşürür ve defne antioksidandır...
Vücudun bir ay boyunca yemekte yiyerek ya da defne çayı içerek insülin üretmesini sağlar...
Zararlı kolesterolü yok eder ve vücudu trigliseridlerden arındırır...
Soğuk algınlığı, grip ve şiddetli öksürük tedavisinde oldukça faydalıdır, çünkü zengin bir C vitamini kaynağıdır... 
İltihabı gidermek ve öksürüğün şiddetini azaltmak için yaprakları kaynatıp buharı soluyabilirsiniz...
Defne yaprağı kalbi ve kan damarlarını koruyan bileşikler içerdiği için kalbi krizlerden korur ve beyni de korur...
Vücutta kanser hücrelerinin oluşmasını engelleyen maddeler olan kafein asit, kercetin, egenol ve partenolid gibi asitlerden zengindir...
Uykudan önce alınırsa uykusuzluk ve stresi ortadan kaldırır, rahatlamaya ve huzurlu uykuya yardımcı olur...
Günde iki kez bir fincan haşlanmış defne yaprağı içmek böbrek taşlarını eritir ve enfeksiyonları tedavi eder....
Şifa olsun                                                          alıntı


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

28 Ocak 2025 Salı

Sevinçli bir halde tapu dairesinden çıkan yaşlı adam düşünüyordu

 Sevinçli bir halde tapu dairesinden çıkan yaşlı adam düşünüyordu

Tapu
Sevinçli bir halde tapu dairesinden çıkan yaşlı adam düşünüyordu; “Rahatladım vallahi. Ölümlü dünya bugün varız yarın yokuz..”
Oturduğu evinin tapusunu oğlunun üzerine yaptırmıştı. Bir lokantada öğle yemeği yedi, parkları bahçeleri dolaştı. Bir bankta otururken bir şarkı sesi duydu, Cem Karaca çalıyordu; “Allah yar! Allah yar!”
Akşamüstü eve gitmeye karar verdi, yolda giderken tatlı tatlı düşünüyordu; “Ben ölünce bin tane işle uğraşmasına gerek kalmadı, iyi oldu!” Daha sonra oğlunun onu zorla doktora götürüşü aklına geldi;
– Çok ısrar etmişti kerata doktor için. Sağlığıma bu kadar önem veriyor, ziyaretime de gelse ya!
– Eşi de pek bizimle geçinmeye çalışmıyor ama.. Olsun canım sonuçta canım torunlarımın annesi!
Kendi kendine söylenmeye devam ediyordu; “Bakalım hanım ne diyecek bu duruma, gelinimiz bize gelip gitmiyor diye biraz kırgın ama olsun.
Düşüne düşüne evinin kapısını çaldı, zorla bir gülümseme aldı yaşlı adamın yüzünü. Hanımı açtı kapıyı adam hanımına gülümseyerek; “Nasılsın hanım?” dedi.
Hanımı elindeki çiçek suladığı kabı göstererek; “Ne yapayım, çiçeklerimi suluyordum.”
Hanımı devam etti;
– İnsan özlüyor köyü, yeşilliği.. Köy gibi olmaz ama ne yapalım. Şimdi köyde olsaydık keşke, ne güzel olurdu.
İhtiyar adam çok şaşırmıştı ve hanımına; “Hanım sen köyü pek sevmezdin, geçen yıl biraz kalalım demiştim; torunları özlerim diye tutturdun, kalamadık.”
Hanımı çiçeklerine doğru dönerek cevap verdi;
– İnsan doğduğu yeri, çocukluğunun geçtiği yeri özlüyor. Çok bunaldım şehirden, insan kırda bahçede ağaçların altında yürümek istiyor.
– Tamam hanım gideriz, sen yeter ki iste! Biraz havalar ısınsın gidelim hemen.
– Havaların ısınmasına daha çok var, kim bilir ne zaman ısınır. Beklememiz şart mı bey?
– Kaç yıllık evliyiz anlayamadım hanım ben seni. Kaç yıldır köye gidelim dediğimde olmaz diye tutturuyordun, bugün de gidelim diye tutturuyorsun. Neyse bugün ne oldu anlatayım bak sana.
Kadını bir endişe sardı ve sordu;
– Ne oldu, oğlanı mı gördün?
– Yok hanım! Nereden göreyim o keratayı. Cebinden bir kağıt çıkartarak sordu;
– Bu kağıt nedir hanım biliyor musun?
– Hayırdır bey?
– Yarın ne olacağımız belli değil hanım. Vade geldiğinde bize bir şey olursa, oğlumuz uğraşmasın diye evin tapusunu onun üzerine yaptım. Hanımının sevineceğini beklerken, hanımı acı bir gülüşle baktı kocasına. Yaşlı adam bunu normal bir gülümseme zannetti.
Hanımı söylenmeye başladı;
– Oğlan da buraya gelmişti, sen gittikten birkaç saat sonra.
– Vay hayırsıza bak sen! Sormadın mı bunca zamandır neden gelip gitmiyormuş yanımıza! Sana söylemiyordum ama bizi unuttu diye üzülüyordum. Torunları da getirmiş mi bari?
– Evet, Kerem’i getirmiş, o da: “Sıkıldım hadi hemen gidelim!” diye tutturdu.
– Hayırsız ya, keşke akşamüstü gelseydi de bende görseydim. Niye sabahtan gelmiş ki?
Hanımı tedirginlikle çiçeklerle uğraşır gibi yapıyordu sesi titrer halde; “Şu kağıdı getirmiş.” diyerek masada duran kağıdı gösterdi.
Adam hanımın sesinden dolayı bir şüphe duydu ama tam emin olamadı. Sevinci daha kursağında   iken kağıda uzandı. Kağıdın bir mahkeme kararı olduğunu gördü.
Yaşlı kadının gözleri kızarmıştı, kocasını kolundan nazikçe tutarak koltuğu oturttu ve çiçeklerin yanına doğru gitti. İhtiyar adam gözlüğünü taktı ve kağıdı okumaya başladı;
“Yaşı ilerlediği ve akli dengesi yerinde olmadığına ve tüm varlığını idare ve idame edemeyeceği; ekte belirtilen doktor raporu ile de tespit edildiğinden dolayı, taşınır ve taşınamaz resmi varisi olan oğlu Muzaffer tarafından idaresine karar verilmiştir.” Yaşlı adam başına öne eğdi, kağıda boş boş bakmaya başladı. Hanımı gözyaşlarını silip, çiçeklerin başından ayrılıp kocasının yanına oturdu, eşinin titreyen ellerini tuttu sıkıca. İhtiyar adam oğlunun onu neden zorla doktora götürdüğünü anlamıştı. Yüreğindeki acıyı bastırmaya çalışarak;
– Üç senedir hiç uğramadık, köydeki ev ne haldedir acaba?
– Canım ne olacak! Bir gün de temizlerim ben, dert etme sen hiç.
– Dizlerin üşürdü senin o evde..
– Merak etme üşümem ben üşümem..
– Yarın mı gidelim diyordun hanım sen?
– Eşyaları bir taksiye atsak, son köy otobüsüne yetişiriz herhalde.
– Olur, zaten köydeki evde bizi idare edecek kadar eşya var, ben hemen hazırlarım tüm eşyaları.
– Tamam hanım, hazırlan. Şu kağıdı da tapunun yanına koy, oğlan geldiğinde aramasın.
İhtiyar içinden düşünüyordu; “Dünya fani, Allah yar..”
Kadın hızla hazırlanmaya başladı, birileri gelmeden hemen gitmek istiyordu bu evden. Giysileri hemen bir valize tıkıştırdı, fotoğrafları duvardan alırken oğlunun fotoğrafına denk geldi. Almak ile almamak arasında kaldı ve almamaya karar verdi. En son duvarda asılı duran, torunu için kendisinin ördüğü patiği aldı ve öptü, mavi patiklerin üstünde kadının gözyaşları damlıyordu.


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

Zordur Bir kayaya / bir kavgaya / kör bir kuyuya

 Zordur Bir kayaya / bir kavgaya / kör bir kuyuya

Zordur
Bir kayaya / bir kavgaya / kör bir kuyuya zincirli gibi yaşamak
Ne bir alkış / ne bir ödül 
Tahammülü öğrenerek en önce
Geceyi gündüzü birbirine katmak
Doğacak günden / bir değişim / bir dönüşüm / bir uyanış ummak 
Ya bugün o günse
Kaygılardan / kuşkulardan prangalar takıp bir yandan  
Bütün şafakların nöbetçisi olmak

Kolaydır bırakıp kaçmak
Bu millet adam olmaz / bu harman karın doyurmaz
O ki benim bu şirin canım çekmedi 
Neyimeymiş / bu kuru yerde oturmak
Onur denen bir şeyle avunup durmak
Neyimeymiş / bu kıraç toprağa tohumlar atmak

Hayat kavgadır oysa / hayat imkânsız bir aşktır 
Çırılçıplak gökyüzünün kokusunda gizler kendini
Kupkuru çöllerde / dupduru suların serabı / çimli çiçekli vadiler hayalidir
Hayat yalnız sevene gösterir rengini 
Sırılsıklam ıslatan yağmurlardan sonra açar gökkuşakları
Upuzun geceyi bekleyene en önce aydınlanır tanyeri

Gelin / umudun üryan nöbet erleri olalım 
Kendi yağıyla / kendi kanıyla yanan bir anlık bir kandil alevi
Eşe dosta / dağa 

28 Ocak, Alper Akçam


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

İstanbul Beykoz’da yürüyüş ve toplantı alanları belirlendi

İstanbul Beykoz’da yürüyüş ve toplantı alanları belirlendi


İstanbul'da Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri İçin Yeni Alanlar Belli Oldu: Beykoz'da Gözler Küçüksu Çayırı'nda


İstanbul Valiliği, vatandaşların toplanma ve gösteri yürüyüşü haklarını kullanabilmeleri için bu yıl kent genelinde belirlenen yeni alanları duyurdu. Bu kapsamda, tarihi ve doğal güzellikleriyle bilinen Beykoz ilçesinde Küçüksu Çayırı Meydanı, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ev sahipliği yapacak önemli merkezlerden biri oldu.

İstanbul Valiliği'nin açıklamasıyla birlikte, kentte yaşayan vatandaşlar, görüşlerini ifade etmek ve toplu halde bir araya gelmek için daha fazla alana sahip olacaklar. Özellikle Beykoz'da Küçüksu Çayırı Meydanı'nın bu amaçla kullanılması, hem ilçenin hem de şehrin sosyal ve siyasi hayatına yeni bir boyut katacak.


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog