9 Kasım 2024 Cumartesi

Erol Taş




Yılmaz Güney’le birlikte oynadıkları “İnce Cumali” filminin Ağa’sı, kötü adam rolleriyle nam salmış Erol Taş, filmin galası için diğer oyuncularla birlikte Adana’ya gider. Filmi izlerler.
Film bittikten sonra oyuncular sahneye çıkıp konuşma yapıyorlardır.
Sıra Erol Taş’a gelmiştir. Birden ortalık karışır, yer yerinden oynar.
Seyirciler sahnedeki Erol Taş’a şişe, taş, sopa fırlatıp ‘yuh’luyorlardır. Öylesine başarılı oynamıştır ki Ağa suretindeki kötü adam rolünü, atılan taşlar onun ödülü olur.
O unutulmaz konuşmasını şişe ve taş yağmuru dindiğinde yapar Erol Taş. Seyircilere “Atın atın, siz bana taş değil ekmek atıyorsunuz” diyerek meşhur kahkahasını atar ve ışıl ışıl gözlerle seyircisini selamlar. Bu konuşma üzerine, az önce yuhlayan seyirci bu kez ayakta alkışlar onu. Bu filmdeki başarılı oyunuyla 5. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü alır.

Alıntı
Etol taşı ölüm  yil dönümünde  sevgiyle  anıyoruz...


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

8 Kasım 2024 Cuma

Basın Platformu Dergisi Medya Dünyasına Merhaba Dedi


Medya sektörünün önemli bir eksiğini giderecek olan Basın Platformu Dergisi, ilk sayısıyla yayın hayatına başladı. Dergi, sektördeki son gelişmeleri, analizleri ve röportajları okuyucularıyla buluşturacak. İki ayda bir çıkacak olan dergi, medya çalışanları ve sektörü takip edenler için önemli bir kaynak olacak.

Basın Platformu Dergisi "İlk sayısında sektördeki en son haberlerin yanı sıra, medya stratejileri, dijitalleşme ve yeni medya platformlarının etkisi gibi konulara geniş bir yer veren dergi, okuyucularına değerli içerikler sunmayı amaçlıyor. Dergi, ayrıca sektördeki önemli röportajlara ve güncel analizlere de yer verecek."

Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

7 Kasım 2024 Perşembe

Bazen tek bir fotoğrafla çocukluğunun şehri kurulur


Bazen tek bir fotoğrafla çocukluğunun şehri kurulur
göğsünün tam orta yerinde
Sokaklar canlanır tüm doğallığıyla
Ekmek kokuları
Çocuk sesleriyle
Sabun kokulu çamaşırlar sarar
pamuksu yumuşaklıkla üşüyen bedenini
Mesafeler anlamsızlaşır
Sevgiler doldurur ruhunu
Bir küçücük hayalle
Düşersin sıcacık sokağın ortasına
Silinir ansızın tüm grilikler
Gözünde oynaşır renk renk bilyeler
Toza bulanık maç yorgunu çocuklar
Eskicilerin yanık sesleri nağmeleşir
Salçalı ekmeklerle kurulur ayaküstü sofralar
Bir bardaktan kana kana doyulur 
Suya...oyuna...dostluğa...
Ve insanlığa...
Ah küçüğüm kalsan diyorum oracıkta
Kurulsan göğsümün orta yerine şehrinle
Sarılıp uyusam sonsuza dek
Kalsan içimde
Büyümese küçüklüğüm...
Gülsen Dede



Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

İKİ LAHMACUNA SATILAN EV




İKİ LAHMACUNA SATILAN EV !

Yaşı 75’e dayanmıştı Muhammed baba’nın. İki katlı evinin üst katını oğlu ve gelinine vermiş, kendisi de kapıcı dairesi gibi olan alt kattaki evde hayatını eşiyle sürdürüyordu.
Hayatı boyunca çalışmış helal rızk peşinde koşturmuş, dişinden tırnağından arttırdığı bir miktar para ile de gecekondu karışımı bu yeri on sene önce alabilmişti. 

Şükür borcu da bitmişti. Ayda bir aldığı Bağkur emekliliği maaşı ile de namerde muhtaç değildi, kira da vermiyordu. Kıt kanaat geçiniyordu çok şükür.
Oğlu da iyi bir meslek sahibi idi, zengin değildi! Lakin fakir de sayılmazdı, orta gelirli biriydi.

Gelininin arada bir iğneleyici sızlanmaları vardı. “Cahildir, ileride anlar iyiyi kötüyü” diye bakardı. Bu konuşmaları duymazdan gelirdi hep.. İhtiyarlar devamlı hoşgörü timsali idiler. Kıymetli oğlunun ve gelininin haftada bir ziyareti, somurtarak da olsa bir iki defalık verdikleri bir tas yemeğe memnun olur garipler.

Günlerden pazar, vakit de öğlen idi. Muhammed Baba fırına gidip iki ekmek almıştı.
-Fırıncı: “Muhammed emmi, akşam için lahmacun malzemesi verdi senin oğlan, ne zaman hazır olsun.? Bana demedi, var mı bir bilgin.? diyen soruyu “haberim yok oğlum” diye cevaplamıştı.

Eve geldiğinde de 50 yıllık hayat arkadaşına “Ayşe Hanım, oğlan fırına lahmacun malzemesi vermiş akşama nasip olur herhalde, akşama bir şey zahmet etme, iki tane verir ne de olsa” diyerek ümitle beklemeye başlar. Akşam namazı için hazırlık yaparken oğlunun, elinde lahmacun dolu tepsi ile binaya girdiğini görür tesadüfen... 

Şimdi gelir, şimdi gelir diyerek bekler lahmacunu.
Ümit bu ya belki gelir diye. Vakit gece yarısına gelir artık ve ümidi biter. İki sıcak lahmacun hayali iki soğuk lahmacuna dönüşür. Gece yarısına kadar bekle babam bekle! Nafile... Gelmez! Açlık ve üzüntüyle bekler de bekler. Bir türlü gelmez o iki sıcak lahmacun..!

Muhammed baba, sabah erkenden kalkar! Mahalledeki eski arkadaşının oğlu emlakçıdır. Emlakçı tanıdığının dükkânının yolunu tutar. Üçüne beşine bakmaz ve evi hemen satar. Ve bir şart koşar: “Ben ölünceye kadar alt kattaki evde oturmam şartıyla” diyerek ekletir tapu kaydına. Oğlanı hemen çıkartabilirsiniz diye de tembihler.

Bir kaç gün sonra oğlunun heyecanlı, heyecanlı koşarak, büyük bir merakla kapıya geldiğini görür.! Oğlu içeri girmeden sorar. ’Baba bugün iki kişi geldi ve evi boşaltmamı senin evi sattığını söyledi. Böyle bir şey yok değil mi? Haydi, satmadım de, diye bağırır. Muhammed baba susar, seslenmez bile..!! ‘’Baba ne oldu, dilini mi yuttun? der ve devam eder "haydi yalan desene..!" Babası ‘’Diyemem oğlum sattım, tapuları da verdim “der

Muhammed baba. Üzgün de olsa gerçeği söyler. Oğlan şokta nutku tutulur, olduğu yere çöker ve “niye baba niye. Kaça sattın bari onu söyle.” der. Muhammed Baba buğulu gözlerle burnunu çekerek..
‘’İki lahmacuna oğlum, iki lahmacuna sattım burayı'' der ve girer içeriye....
Rabbim her şeyin olduğu gibi, herkese evladın da hayırlısını nasip etsin....
(Okunmaya Değer Hikayeler)Alıntı


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Kaplumbağaya sormuşlar: "Buradan karşı köye ne kadar zamanda gidersin?




Kaplumbağaya sormuşlar: 
"Buradan karşı köye ne kadar zamanda gidersin?.."
Kaplumbağa cevap vermiş: 
"Yağmuru, camuru, rüzgarı, inişleri, yokuşları hesap ettim...
Üç günlük yol ama ben altı günde giderim..."
Altı gün geçmiş... 
Ama kaplumbağa karşı köye gelememiş... Aramışlar taramışlar, yolun yarısında bulmuşlar kaplumbağayı...
"️Hayrola?.." demişler...
"Üç günlük yolu altı günde bile gelemedin?.."
Kaplumbağa cevap vermiş: 
"️Sormayın arkadaş!.. yağmuru, camuru, inişi, yokuşu hesap ettim de,  insanların bu denli kötü olacağını hesap edemedim...
ne zaman hızla ilerlemeye başlasam tutup ters cevirdiler.



Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

KOYNUMDA HEP UMUT SAKLADIM





KOYNUMDA HEP UMUT SAKLADIM

Ben de şu dünyaya geldim geleli
Ömürümde mutlu olup gülmedim
Çekmediğim dert, çile kalmadı
Bir türlü şu devranın çözemedim

Bir ömür oldu, gün yüzü göremedim
Dilime men, içime dert koydular
Her gün canımı tenimden söktüler 
Aman ciğerimi ateşle yundular

Ben şu koynumda hep umut sakladım 
Gelin yalnızlığımda görün beni
Vurdum sırtıma bitmeyen sevdamı
Dost olan beri gelsin, görsün beni

Acılara, yoksulluğa katılan
Cefaların köz halını görmüşüm
Ahları bitmeye Kağızman'ın
Yaz günlerin hazanında doğmuşum

Boşa geçen ömre, yanar ağlarım
Dünyamı çevirdiler bir mahsere
Anlatmak istiyorum dertlerimi 
Davam kalmasın kabire, mahşere

Beni darağacına götürseler
Üçbuçuk soysuza! Sırtımı dönmem
Çobanoğlu'yum yalanınlarından bıktım
Ben yobaz hırkası giyeni övmem

Şiir: Mehmet Çobanoglu
25.07.2024
İstanbul

Resim alıntı

Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Kanada TikTok'u yasakladı




Kanada hükümeti, TikTok'un ülkedeki faaliyetlerini ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle yasakladı. Bu karar, dünya genelinde sosyal medya platformlarının güvenliği ve veri gizliliği konusunda süregelen tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

TikTok veya Çin'de bilinen adıyla Douyin, Musical.ly bazında yaratılan, video oluşturma ve paylaşmanın yanı sıra canlı yayın imkânı sağlayan bir sosyal medya uygulamasıdır.


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Mehmet Ali Abi ve Kral internet

Mehmet Ali Abi ve Kral internet


Eski platformlar Mehmet Ali Abi ve Kral İnternet

İnternettin ilk yıllarında Mehmet Ali Abi ve Kral internet vardı. Mehmet Ali Arslan internete ilk Alemde Tek, ve yazıyorum çünkü Herkes okuyor sloganıyla bugüne kadar onlarca kişisel sitenin yanısıra halka açık yüzlerce internet sitesi ve binlerce blog kurdu günümüzde popüler olan sosyal medya Platformları Facebook, Twitter, Instagram YouTube WhatsApp yokken İnternete Mehmet Ali Arslan vardı Mehmet Ali Arslan 1998 ve 2005 yılları arasında Mehmet Ali abi ve kral internet Platformları bünyesinde onlarca internet sitesi kurdu  Günümüzde kullandığımız sosyal medya sitelerine benzer bir çok Sitede kuran Mehmet Ali Arslan sohbet siteleri, spor siteleri, ve email siteleri kurdu bu siteler şuan arşive alındı Ancak Mehmet Ali Arslan internete yeni platformlar kurarak gelişen teknoloji ile beraber yoluna devam ediyor.






Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

6 Kasım 2024 Çarşamba

Günaydın

Günaydın

Günaydın

Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

5 Kasım 2024 Salı

Karslılar İmparator'a Teşekkür etti

KARSLILAR İMPARATOR LAKAPLI GAZETECİ YAZAR, MEHMET ALİ ARSLAN'A TEŞEKKÜR ETTİ




Kars, ilk kez kutlanan Dünya Karslılar Günü ile adeta şenlendi. 30 Ekim'de bir araya gelen Karslılar, hem tarihi bir güne tanıklık etti hem de Kars'ın kurtuluşunu kutladı. Bu özel günün mimarı olan Mehmet Ali Arslan'a teşekkür eden Karslılar, birlik ve beraberlik mesajları verdi.

Bu özel günün ilan edilmesinde büyük emekleri olan gazeteci yazar Mehmet Ali Arslan'a, Karslı siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve halk tarafından teşekkür mesajları yağdı.


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor