25 Mart 2024 Pazartesi

Nasrettin Hoca

Nasrettin Hoca


Nasrettin Hoca, yolculuğu sırasında mola verip bir hana girer. Bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve her ikisi birden hancıdan yiyecek bir şeyler isterler.

Hancı yiyecek olarak sadece bir balık olduğunu söyleyerek, bunu paylaşmalarını önerir. Bunun üzerine Hoca; 
“ Ben balığın sadece başını yiyeceğim” der.

Hancı nedenini sorunca, Hoca; 
“Balık başı zekâyı artırır, balık başı yiyen insan akıllı olur,”der.

Bunu duyan yolcu hemen atılır ve Hoca'ya; “Balık başını niye sen yiyecekmişsin! Ben yemek istiyorum,” der.

Hoca itiraz etmez ve balığın koca gövdesini mideye indirip bir güzel karnını doyurur.

Diğer yolcu ise sadece balığın başını yer ve sonra hocaya seslenir; 
“Sen koca gövdeyi yedin, karnının doyurdun, ben sadece kafayı yedim aç kaldım.”

Hoca hemen cevabı verir: 
“Bak nasıl akıllandın!”

Bakalım bazıları nasıl ve ne zaman akıllanacak?


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

24 Mart 2024 Pazar

BEYAZIT ÇINARALTI HÜSEYİN AVNİ DEDE





* BEYAZIT * ÇINARALTI, 
HÜSEYİN AVNİ DEDE

Üç öğün biftek tüttü burnumda,
Açlık; kurşun gibi omuzuma girdi.
Şiir; ekmek oldu yedim, su oldu içtim,

Sesimi Beyoğlu’nda duyurdum...
Açlık diye bir şey olmasaydı;
Kimbilir ne kadar rahat uyurdum.

Ben bu şehirde doğacak,
Ben bu şehirde yaşayacak,
Ben bu şehirde sürünecek adam değildim.
Biliyordum bu şehir bana dardı,
Biliyordum bu şehirde bir yığın,
İnsan şeklinde hayvan vardı...

İşte bu yüzden şair olmuştum ben
Bir yıldız gibiydi ellerimde mutluluk,
Bir yıldız gibi ellerimden kayan.
Arabalar daha önce vardı beyoğluna
Ben daha sonra yayan...

Üç öğün biftek tüttü burnumda,
Açlık kurşun gibi omuzuma girdi.
Yediğim bir parça ekmek,
İçtiğim bir bardak suydu.
İnsanlar; yalnızlığımın düşmanı,
Çaresizliğimin en büyük korkusuydu.

Hüseyin Avni DEDE
(Münzevi Şair)

Görsel: Hüseyin Avni Dede
(Alıntı)

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Mutluluğun resmini çiziyorduk




“Televizyon yoktu.. 
Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel günlerdi, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş
merkezlerinin restoran katlarında boğucu bir gürültü ve havasızlık
içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...
Dışarıda kar...
İçeride kanaat...
İçeride huzur...
Televizyon yoktu. 
Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
kokusuna ram olurduk.
Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal dünyası...
Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
kalacağımız kimin aklına gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi,
sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da kokardı... 
Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.
Dışarıda kar...
İçeride huzur...
...
Mutluluğun resmini çiziyorduk...”
Anonim



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

11 Mart 2024 Pazartesi

ZEHİRLENMEDEN YAŞAMAK MUCİZE

ZEHİRLENMEDEN YAŞAMAK MUCİZE
“Fırınlarda fareler cirit atıyor.
Pastaneler hamamböceği dolu.
Tuvalette dondurma yapıyorlar.
Baklavaya antep fıstığı yerine ezilmiş bezelye koyuyorlar.
Kırmızı biberde kiremit tozu var.
Zeytini koyu siyah olsun diye ayakkabı boyasıyla yıkıyorlar.
Bayat tavuk beyaz görünsün diye klora batırılıyor.
Küflenmiş peyniri jel ile harmanlayıp, taze kaşar diye kakalıyorlar.
Lahmacunda yağ külü var.
Kemik öğütüp salam yapıyorlar.
Sosis horoz ibiğinden.
Dönerde bağırsak var.
Tavuk dönerinde deri var.
yoğurda domuz kemiğinden yapılan jelatin katılıyor, dana eti diye satılan sucuklarda at ve eşek eti bulundu, tereyağına patates karıştırılıyor, tulum peynirine nişasta koyuyorlar, sakatatı boyayıp hazır kıymaya katıyorlar, çikolatalarda şekerlemelerde hayvan yemi var, 
kuru üzüm kurutulmadan mazota bulanıyor, zeytin çabuk kararsın diye havuzlarına paslı demir atılıyor, 
Çiğ süte, daha fazla peynir elde etmek için şeker gübresi konuluyor, sütün ekşimesini önlemek için hidrojen peroksit ve formaldehit koyuyorlar, ekşimiş sütün ekşiliğini almak için soda, kostik ve trisodyum sitrat koyuyolar, sütün öz yağı alınıyor, yağlı süt izlenimi versin diye margarin katılıyor.
Zeytinyağına kanola karıştırılıyor, eskiden ucuz diye ayçiçeği yağı karıştırılıyordu, şimdi daha ucuz diye kanola karıştırılıyor, yarın öbür gün kullanılmış motor yağı karıştılırsa şaşma… 
Anca sabun üretiminde kullanılan yüksek asitli yağlar, ısıl işlemden geçirilip natürel sızma zeytinyağı diye satılıyor.
Arı görmemiş bal var!
Petekli ballarda petrol ürünü mumdan petek kullanılıyor.
Bitkisel baharatların içine kurutulmuş ot karıştırılıyor.
Tahini soyayla yapıyorlar.
Kaçak çayı domuz kanıyla renklendiriyorlar.
börek salonunda, kol böreğinde at eti çıktı. 
Bursa da pidecide, eşek eti çıktı. 
Denizli'de pidecide, bağırsak çıktı. 
Ankara'da köftecide, dana köfte harcında tavuk ayağı çıktı.
Kahramanmaraş'ta antep fıstığı ezmesinde boya çıktı. Afyon'da sucukçuda tükrük bezi çıktı. 
Niğde'de bitkisel doğal üründe ilaç çıktı! 
İstanbul'da çöpten toplanan ekmekleri kurutup un haline getirdikleri, pasta ve kurabiye yaptıkları, hatta başka pastanelere ucuz yollu sattıkları ortaya çıktı.
ZEHİRLENMEDEN YAŞAMAK MUCİZE
Alıntıdır



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

3 Mart 2024 Pazar

İSRAİL YİNE KATİL - şiir

İSRAİL YİNE KATİL - şiir

İSRAİL YİNE KATİL
 
Katil yine katil olur
Katil gelir katil gider
Masum insanlara kıyar
İsrail yine katil 

Yine Gazze'yi vuruyor
İnsanlık neden uyuyor
Neden kimse duymuyor
İsrail yeni katil

Yetmiş yıldır hiroşima
Katillik gider hoşuna
Bakmaz gözünün yaşına
İsrail yine katil

Bakın kardeşler bakın
Yürekler yanıyor bakın
Bize gelmesi çok yakın
İsrail yeni katil

Amerika yapar plan
İsrail yapıyor talan
Sonunuz gelecek ulan
İsrail yeni katil

Gücünüz yeterse gelin
Gelin Ayaz'ı da vurun
Sizden korkmuyorum bilin
İsrail yeni katil

Furkan Ayaz


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

27 Şubat 2024 Salı

DENGE

DENGE

DENGE

Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba

Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Alıntı


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

26 Şubat 2024 Pazartesi

Bekir

Bekir

Bekir

tıkansın zaman girdabı
başladığı yere dönmesin
mahşere kalsın hesabı
artık yel bilesin Bekirin bıçağını 

şimdi masaya rakı söylensin
ne kadar içilirse
o kadar da şerefe söylensin
yeni mahallenin eski evlerinde
affetmek asalette saklasın intikamı
Bekirin peşine içten ağıtlar söylensin 

o masatsız kasap
o cebir ile yazılan kitap
edepsiz pula söyleyin kendine gelsin 
tipiye söyleyin Bekiri üşütmesin.
E.Sural



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

20 Şubat 2024 Salı

Varlıkta Yoklukta

Varlıkta Yoklukta

Varlıkta,
Yoklukta,
Birbirine omuz veren insanlar
Gittiler birer, birer...
Artık menekşeler bile emanet edilmiyor, 
Daire numaralı komşulara ...
Kapı deliklerindeki mesafe kadar muhabbet.
Mutfaklardan tüten yanık soğan kokuları iştah kabartmıyor...
İki dedikodu bile 
Camdan cama ayıp olmasın diyeyken,
Ruhu ölgün yaşıyoruz. 
Birbirinden habersiz, aynı çatılarda,
Beton yığınlarında taşlaşmış 
Boş  bedenlere emanet hayat...!
O taşlaşmış ruhlar içinde,
İnsan insana duvar 
İnsan insana uzak
İnsan insana tuzak...!
Gülsen Dede


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Rumeli Kavağı Haberleri

Rumeli Kavağı Haberleri

SİNAN DEMİRCİ MUHTAR ADAYLIĞINI AÇIKLADI

“Köylü milletin efendisidir.” diyen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün silah arkadaşı, Milli Mücadele kahramanlarından Maraşel Fevzi Çakmak’ın köylüsü olmaktan hep gurur duydum.

Allah'ın bana ve aileme hediyesi, İstanbul'un en nadide yerlerinden biri, yeşille mavinin dans ettiği (bizim için hala köy) olan Rumeli Kavağı'nda doğdum. 

Her erkek çocuğu gibi bende okulda tenefüslerde gazoz kapağı ile futbol oynadım. Tabiki hayallerimizde Türk futbolunun efsanesi köylümüz Cemil Turan abi gibi futbolcu olmak vardı. 

Amatör olarak ilk lisansım köyümün futbol takımı Rumeli Kavağı Spor Kulübü’nde çıktı. 

Profesyonel futbolcu olarak Süper Lig’de Sarıyer ve Vanspor’da futbol yaşantıma devam ettim. 

Futbol hayatımı noktaladıktan sonra TFF’nin açmış olduğu kurslara girerek Antrenörlük diploması aldım.  Rumeli Kavağı Kulübü’nde ve ilçemizde bulunan amatör kulüplerde Anterönörlük yaptım.

Ülkemizde Sürü yöneticisi (Çoban) olmak için bile belge lazım. İlçe Tarım Müdürlüğü’nde kursa katılmak zorundasınız. Yoksa belge almadan çobanlık bile yapamazsınız.

Eşim ile futbolculuk yıllarımda tanıştım. Mutlu, huzurlu bir yuvamız var. İki kız evladımız var. Bahtı ve şansları açık olsun. Allah mürvetlerini göstersin bizlere…

Rumeli Kavağı, 1877 yılında çıkarılan Dersaadet Belediye Yasası’na göre belediye sınırları içerisine alınmışsa da 1930 yılına kadar köy statüsünü korumuş, Sarıyer'in 15.05.1930 tarihinde ilçe olması üzerine köy statüsünden çıkmış ve Sarıyer'in mahallelerinden biri olmuştur. 

İlk Muhtarımız Musta Efendi (Dere Sokağı’nda Muazzez teyzenin babası) - “Kavas” İsmail Tansukalp (Eski balıkçı reislerinden Kemalettin amcanın babası ve Elektrikçi Fuat amcanın dedesi) - “Gacara” Ali Osman Ayan (Ahmet Ayan, Yaşar teyze, Süleyman ve Süreyya amcanın babaları) - 60 İhtilalinde tarafsız ve Adaletli dürüst bir esnaf olarak Devlet Bakkal Hüseyin Ergör amcaya mühürü verdi (İsmail Ergör ve Gönül Ergör’ün babası)- Süleyman Koçali (Esat, Zehra, Semra ve Cihat Koçali’nin babaları) - Rıza Topçu (Remzi, Ümit, Mehmet, Ünal’ın babaları), Ahmet Hasan Altun (Ayşegül, Hakan ve Gökhan Altun’un babaları).

2014 yılında köyümüzün büyükleri, teyzeler, amcalar ve genç kardeşlerimin önerisiyle aday oldum ve seçimi kazanarak Cevdet Bayraktar abiden bayrağı teslim aldım. Hizmet etmeye 10 yıldır devam ediyorum. 31 Mart’ta yeniden adayım.

Muhtar adayı olacak abilerime ve kardeşlerime başarılar dilerim.

Sinan Demirci

Kaynak: Rumelikavağı nostalji Facebook


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr