6 Ekim 2024 Pazar

70'lerin, 80'lerin, 90'ların çocukları





**70'lerin, 80'lerin, 90'ların çocukları, haydi zamanda yolculuğa!**

O yıllardan konuşalım mı biraz? Her şeyin çok başka olduğu, İmkanın az, huzurun çok olduğu yıllardan... Her ne kadar zor zamanlar geçermiş olsak da dönme şansımız olsa bir an bile tereddüt etmeyeceğimiz yıllardan... Eminim vardır herkesin söyleyecek birkaç sözü. Ne dersiniz?  Şarkılar bile bir başkaydı değil mi? Pilli eski radyolardan çalan... *Boğazında düğümlenen hıçkırık olayım* *Unutma beni, unutama beni*. Arkası yarınlar vardı, dedemin hiç kaçırmadığı. En heyecanlı yerinde biter, ertesi gün kaldığı yerden devam ederdi. Müptelası olur, diğer gün saatini beklerdim. Edebiyat ihtiyacımız bile oradan giderilirdi: radyo tiyatroları, romanlar, hikayeler... kitap okumayanlar radyolardan dinlerdi. Bir edebiyat vasıtasıydı elimizdeki tek teknoloji aracı

   Zorlu okul yolları... Çoğumuz fişlerden öğrendik okuma yazmayı. "Birinci sınıflarda bir duvarda da okuma fişleri bulunurdu. "Ali bana top at" gibi basit cümlelerden oluşan fişler büyük kartonlara yazılır, du­vara boydan boya gerilmiş iplere asılırdı." (s. 76) Gözümüz gibi bakardık onlara, Ali'nin ata baktığı gibi. Öğretmen fasulye isterdi, ninem gerçek fasulye koyardı çantama. Onlarla öğrendim birçok şeyi, plastik olanlara hiç ihtiyaç duymadan..

  Salçalı ekmekler, Mahalle maçları, Hava kararana kadar oynanan saklambaçlar, Misketler, uçurtmalar, içi daima çürük elma olan şekerler, Bayramlarda kapı kapı dolaşıp şeker toplamalar... Sonra mı? Sonrası yarın...  1970-2000 yılları arasını oldukça güzel resmetmiş...
AYFER Tunç
#

Özcan Pehlivanoğlu yazdı




6 EKİM 1923'DE İSTANBUL DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTARILDI...
BUGÜN YILDÖNÜMÜ, TÜRK MİLLETİNE KUTLU OLSUN...

Türk Milleti; hali hazırda zaferlerini hatırlayıp konuşan ama buna karşılık yenilgilerini göz ardı eden bir millet olarak yaşıyor.

Yarın ne yapar şimdilik onu kestiremiyorum. Çünkü Türk Milleti, her an hiç akla gelmeyecek süprizleri yapabilecek bir karaktere sahip.

Türklerin elde ettiği zaferler, son yıllarda Türk’e hasım olanların elinde Türk’e karşı kullanılan bir oyuncak olmaya başlamıştır.

Bu zaferler, kast ettiğimiz kişi ve kurumlar tarafından özünden çarpıtılarak Türk Milletinin aleyhine kullanılmaya başlanmıştır. Hem de Türklerin ödediği vergilerden korkunç paralar harcanarak!

Bunların bir örneği, İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi hadisesidir. Bu fetih kutlamaları bile çok eleştirdikleri Atatürk Cumhuriyeti döneminde akıl edilmiş ve Türklerin hafızasına yeniden sokulmuştur.

Yoksa Türk, İstanbul’un fethini ve arz ettiği önemi çoktan unutup gitmişti. Amaçta buydu! Türk’e unutturmak... Ancak şimdi yeni amaç bu fetih kutlamalarını, Çanakkale Müdafaasını, Sakarya’yı, Dumlupınar’ı Türk Milletinin aleyhine kullanmaktır. Propaganda dili ise buralarda “Türk”ü görmezden gelmektir.

İstanbul, Fatih Sultan Mehmet komutanlığında Türk Ordusu tarafından feth edilerek bir Türk şehri haline getirilmiştir. Bunda bir mesele yoktur.

Ancak bu aziz ve kutlu şehir, Kasım 1918 ile Ekim 1923 tarihleri arasında düşman işgali altında kalmıştır. Bu koskoca bir beş yıla tekabül etmektedir.

İnsanın sorası geliyor: “İstanbul’un fethini tonlarca paraya anıp duruyorsun da, beş yıllık zilleti niye bu halka her yıl hatırlatmıyorsun?”

Bunu yapmazlar! Bilmezsiniz ama zamanın yanlış politikalarının mimarları, ihanet odakları, gafillerin adları, işbirlikçileri, din tacirleri ortaya çıkar ve bunların torunlarının bugün kimler olduğu anlaşılır ki; bunu birileri hiç istemez...

Halbuki bunlar bilinmelidir. Hangi zillete maruz kaldığımız, bir daha aynı şeylere muhatap olmayalım diye nesilden nesile mutlaka aktarılmalıdır.

İşgal sırasında ölen, mallarına el konulan, namusları ellerinden alınan Türklerin durumu; bugün yaşayan Türklere her yıl anlatılmalıdır.

Fransız askerlerinin, işbirlikçi yerli Rum ve Ermenilerin rehberliğinde Müslüman Türklerin kapılarını dipçikleyerek “Ayşe istiyorum, Fatma istiyorum, Hatice istiyorum” dediğini bugün “bu millet” dediğimiz Türkler öğrenmelidir.

Apostol, Todori, Kommit, Milto, Panayot, Buhari, Pandeli isimleri bugün size bir anlam ifade etmeyebilir ancak bunlar İngilizlerin desteği ile Müslüman Türklere İstanbul’da hayatı çekilmez kılan çetelerin adlarıdır.

İstanbul’un ve Türk Yurdunun işgaline elbette direnen insanlar vardır. Bunlar Atatürk’ün önderliğinde Türk Milletinin, milliyet ve vatansever evladlarıdır. “Geldikleri gibi giderler” anlayışı ile İstanbul’u 6 Ekim 1923’te resmen işgalden kurtarmışlardır.

Sivas Anadolu Kadınlar Birliği bakın İstanbul’un işgalini nasıl protesto ediyor “Memleketimizin her gün kıymetli bir parçasının işgaline razı olmayacağız. Baş şehrimizin işgalini, padişahın mahsur kalmasını, dindaşlarımızın yirminci asırda asla yapılamayacak hakaretlere maruz kalmasını, yatak odalarına kadar girilerek ülkenin kıymetli evlatlarının yanlarında eşleri dövülerek kelepçelenmelerini, Millet Meclisine (Mebusan Meclisi) süngülerle girilmesine Türk Milletinin asla rıza göstermeyeceğini ve bunu kabul etmeyeceklerini, eğer maksatın Türk Milletini yok etmek ise bunun mümkün olmayacağını ilan ederiz”... Türkiye’de bunlar konuşulsun istemeyen odaklar var. Neden?

Çünkü o zaman karşılarına; Sait Molla, Mustafa Sabri, Damat Ferit ve İskilipli Atıf gibiler çıkıyor. Onlar çıkınca da “bu millet” masalını anlatmak imkansız olur. Ben her sene İstanbul’un işgalini hem de hiç para harcamadan hatırlıyorum... Sizde hatırlayın!

Özcan PEHLİVANOĞLU 
06 Ekim 2016 / İstanbul


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

EYLÜL AŞKIN İLE DE BİR RÜZGAR





EYLÜL AŞKIN İLE DE BİR RÜZGAR

Eylül Aşkın’ın Türkiye Haber Portalı Youtube kanalında yayınlanan programı, Eylül Aşkın İle’nin son konuğu müzisyen ve söz yazarı Rüzgar Pehlivan oldu. Samimi sohbetleriyle işinde önemli bir çıkış yakalayan gazeteci Eylül Aşkın, yolunda koşar adım gitmeye devam ediyor. 2000’li yılların başında “Zifiri” şarkısıyla büyük üne kavuşan, daha sonra gözlerden uzak bir hayat yaşamayı tercih eden şarkıcı Rüzgar Pehlivan ile biten evliliği sonrası müziğe tam gaz geri dönüşünü konuşan Eylül Aşkın, Rüzgar Pehlivan ile son dönemde Youtube’da yayınlanmakta olan “Bu Benim Şarkım” programını ve gelecek projelerini konuştu. Tesadüf eseri, Haluk Levent’in konserine izleyici olarak gittiğinde dönemin kaset kralı Hilmi Topaloğlu ile tanışan Pehlivan, ilk stüdyo albümü “Gençliğim Ellerinde” 2001 yılında Prestij Müzik etiketiyle yayınlayarak şöhreti yakalamıştı. “Zifiri” şarkısı ile çıkış yapan Rüzgar Pehlivan’a şarkının çok popüler olmasından sonra teklif yağdı. Haluk Levent, Ferhat Göçer gibi önemli isimlerinde seslendirdiği Rüzgar Pehlivan imzasıyla “Zifiri” isimli eser sonrası, Teoman’a verdiği “N’apim, Tabiatım Böyle” şarkısı ile bir kez daha müzik dünyasında odak noktası oldu. Şarkılarının yanı sıra Youtube’da her gün canlı yayında gerçekleştirdiği programı “Bu Benim Şarkım” izleyicilerden yoğun ilgi gören Rüzgar Pehlivan, Eylül Aşkın’a bu programı 1000 bölüm çekip bırakacağını dile getirdi. Mizah ve müziği birleştiren programda şarkıcı önce kendi şarkılarını dinletip, sonra şarkıyı tiye almasını istediği izleyicilerin yorumlarını okuyor. “Bu Benim Şarkım” isimli programda müzik ve mizahı bir araya getirdiğini dile getiren Rüzgar Pehlivan, çalışmasını televizyon ekranla taşımak istediği vurgusunu da yaptı. Eylül Aşkın Türkiye Haber Portalı Youtube kanalı için çektiği programda bu kez müzisyen Rüzgar Pehlivan’ı enine boyuna işledi.

RÜZGAR PEHLİVAN YOUTUBE KANALI “Bu Benim Şarkım” PROGRAMI LİNK



Haberi Gönderen Basın Danışmanı 
SELÇUK AKA




Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

En eski hikâyedir Kadın



En eski hikâyedir Kadın;
Saçından iktidar,
makyajından medeniyet devşirilen...
“Erkek” ve “Erken” kelimelerinin arasında nefes almaya çalışırken Kadın;
Boynunda cinsiyet künyesi,
alnında namus fünyesi,
dünya'nın orta yerinde,
ortasından taşır kederi…
Aşık olunası,
hatta aşktan öldürülesidir nazarda...
Bu yüzden yaşayan her kadına ölü bir çiçek,
ölen her kadına canlı bir çam ağacı hak görülür başucuna...
Herkes yaşamı boyunca
bir kadını öldürür hattı zatında...
Kimi doğururken,
kimi doğurduğu tarafından...
Kimi alın terinde boğar,
kimi şehvetine adak tutar...
Bazıları çok severek,
bazıları hiç sevmeyerek öldürür...
Bazen de yok sayarak
dizlerinin üzerine düştüğü caddelerde,
Kim vurduya sarılarak gönüllü linç'in ellerinde...
Ahir hakkı töredir, gelenektir, günahtır...
Altından da örse huzuru,
Kuyumcuda bozdurulur gülüşü…
Kendi yuvası açık cezaevi,
sokakta namusu saman alevi…
Yürüse suç,
ağlasa ayıp,
koşsa edepsiz
ve ölse kadersiz…
Kadın olmak yağmuru doğurup,
Yıldırımda alev almak gibi bir zûl mevsimidir...
Bayrak diken,
zehir biçen,
ırmak ören kadınlar…
Torna yürekli,
keman saçlı,
bağlama kaşlı
köy bakışlı,
kent yorgunu
evlat vurgunu,
koca şehidi kadınlar…
Acısı sendikasız,
sözü pankartsız,
düşü yasak,
yolu tutsak...
Kadınsa haykıran, sesi uzak…
Şimdi bir bulut al kendi payına,
Bir kadının kaderini kuşan hayat namına,
Bir dakika katlanabilirsen onun yerinde...
Yerinde;
Onsuz huzur olmadığını anlayacaksın..
Herkes bir şeyler söyledi kendine göre;
bir kadın döktüre döktüre susuyordu...

“İnsan esasen ne erkektir ne de dişi...
Cinsiyetin farklı olmasının amacı,
cinse özgü biçim farkını oluşturmak olmayıp yalnızca üremeye yarar…”

-Marie Le Jars de Gournay-
《Kadınlarla Erkeklerin Eşitliği Üzerine》

Ressam: Saeed Panahzade
İranlı ressam (1975-)


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

5 Ekim 2024 Cumartesi

Erdoğan: gölge etmeyin başka bir şey istemiyoruz



Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye hayrım dokunsun istiyorsanız gölge etmeyin başka bir şey istemiyoruz.


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

AK Parti’nin Kürt hareketi ile yeni bir Barış Süreci başlayabilir





Gazeteci Fatih Altaylı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin DEM Partililerin elini sıkmasıyla ilgili olarak, "Devlet Bahçeli’ye 'Ya iktidarı kaybedeceğiz ya da Kürt siyasetine evet diyeceksiniz' seçeneği sunulmuş gibi görünüyor" yorumunu yaptı. Bu haber ile ilgili detaylı bilgi var okumak için👉 tıklayın 👈

Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İsrail'e silah sevkiyatını durdurma çağrısı yaptı


Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinin bu tür bir sevkiyat yapmadığını savunarak, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında kullanacağı silahların sevkiyatının durdurulması çağrısında bulundu.


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Batman filmi Penguen için prova oldu'

Batman filmi Penguen için prova oldu'

İrlandalı aktör Colin Farrell, son projesinde Batman’in azılı düşmanı Penguen’e hayat veriyor.

Daha önce Matt Reeves’in yönettiği Batman filminde Penguen’ı canlandıran Farrell, aynı karakterle bu kez bir HBO dizisi için kamera karşısına geçti.

Londra’da BBC Türkçe’den Özge Özdemir’in sorularını yanıtlayan Farrell, filmin dizi için bir “prova” niteliği taşıdığını söyledi.

Devamını oku



Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Mehmet Ali Arslan duyuru




Türkiye'nin en çok okunan gazeteleri imparator gazetesi, Name gazetesi ve kral Gazetesine ulusal ve uluslararası haber değeri taşıyan haber makale ve köşe yazılarınızı gönderebilirsiniz, saygılarımla. Mehmet Ali ARSLAN 


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

3 Ekim 2024 Perşembe

Galatasaray 2 Rigas Skola 2


Galatasaray'ın UEFA Avrupa Ligi ikinci hafta karşılaşmasında Letonya ekibi Rigas Skola karşısında aldığı 2-2'lik sonuç, Türk futbolseverleri şaşırttı. Maçın ilk yarısında elde edilen 2-0'lık üstünlük, sarı-kırmızılıların rahat bir galibiyete doğru ilerlediğini gösteriyordu. Ancak ikinci yarıda yaşanan beklenmedik gelişmeler, maçı eşitliğe taşıdı



Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın