Menu

30 Eylül 2024 Pazartesi

Çingene Efsanesi



Çingene Efsanesi...
Yüzyıllar önce Hindistan'da kendilerine Roman diyen bir kabile yaşardı. 
Romanca (Romani) konuşurlardı...
Şeflerinin küçük bir oğlu vardı.
Adı Çen.. 
Yörenin kralının bir gün bir kızı oldu. 
Kahinler, ülkenin bir gün istilaya uğrayacağını ve gelenlerin kralın kızını öldüreceğini söylediler...
Kral, kızını kurtarmak için bir çare buldu..
Gan adını verdiği küçük kızı, Roman şefine emanet etti.. "Bunu kendi kızın ilan et, öyle büyüt.. 
Senin değil, kralın kızı olduğunu, sadece sen, karın ve ben bileceğiz dünyada, başka kimse bilmeyecek" diye yemin ettirdi...
Çen ve Gan birlikte büyüdüler...
Çen evlenme yaşına geldi, ama kendisine gösterilen dünya güzeli kızların hiçbirini beğenmedi. 
Garip bir hisle, kız kardeşi bildiği Gan'a yakın hissetti hep kendini.. 
Oğlunun sararıp solduğunu gören annesi, işin iç yüzünü anlayınca, yeminini bozdu ve Çen'e "Gan'la evlenebilirsin, çünkü o senin kardeşin değil" dedi.
Çen, Gan'la evlenince, Romanlar ikiye bölündü. 
Bu sırada kahinlerin dediği de olmuş, Makedonyalı İskender'in orduları Hindistan'ı istila etmişlerdi...
Romanların Çen ve Gan'ı destekleyenleri, onların peşine takılıp ülkeyi terk ettiler... 
Kendilerine de Çengan dediler.
Kahinler, istiladan sorumlu tuttukları Çenganları lanetlediler...
 "Ayni yerde iki gece üst üste uyuyamayın.
Ayni kuyunun suyunu iki defa içemeyin.
Ayni nehri iki defa geçemeyin" dediler..
Göçebe Çenganlar önce Mısır'a yerleşti...
 Orayı da Araplar istila edince bu defa Ermenistan'a göçtüler ve "Biz Mısır'dan geldik" dediler...
 Mısır Egypt diye bilinirdi.. Ecip diye okunur..
Bu yüzden gelenlere "Mısırlı" anlamına "Cipsi/ Gypsy" dedi Ermeniler..
Orada da rahat edemediler ve sonunda Osmanlı İmparatorluğu'na taşındılar ve Osmanlılarla birlikte Rumeli'ye, en başta da Macaristan'a dağıldılar...
Sonra Avrupa'nın tümüne yayıldılar.
İspanya'da efsane oldular..
Çengan adı "Çingen, Çingene, Çigan, Zigan" diye kullanılır oldu. 

 (alıntı)

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Alman gazeteci Günter Wallraff



Alman gazeteci Günter Wallraff, 1983 yılında sıra dışı bir iş yapmaya karar vermişti. Kılık değiştirip 2 yıl boyunca Türk işçisi “Ali Levent Sinirlioğlu” takma adıyla çalışacak, böylece misafir işçilerin çalışma şartlarını yakından görmüş olacaktı.
Siyah bir peruk ve lens taktı. Türk bir babanın Yunanistan’da büyüyen oğlu olarak Türkçesinin az olduğunu söyleyecekti. Tüm hazırlıklarını tamamladıktan sonra gazeteye ilan verdi: “Sağlam ve yapılı yabancı işçi iş arıyor. Ağır ve pis işlerde çalışırım. Ücret önemli değil.” İlk bulduğu işlerden biri inşaat işiydi:“Bir inşaat firmasında işe başlıyorum. Bana buyrulan ilk iş, öteki işçilerden farkımı ortaya koyuyor. Öyle ya yerimin neresi olduğunu başından bilmeliyim! Tuvaletler temizlenecekmiş! Görevim işçilerin kullandığı en az 1 haftadır tıkalı olan tuvaletleri temizlemek…
Dizlerime kadar dışkının içerisindeyim. Şef bağırıyor: “Kovayı küreği al, temizle şurayı fazla sallanma.” İçeride inanılmaz bir koku var, işin sırf eziyet olsun diye verildiği belli. Ustabaşına gidip boruların tıkanık olduğunu, tesisatçıların girmesi gerektiğini söylüyorum.
Bana “Sen işine bak, düşünmeyi eşeklere bıraksan iyi edersin, ne de olsa onların kafaları daha büyüktür” diyor. Pekala! Elimde kova-kürek tuvalet temizlerken girip çıkanlar da oluyor. İki Alman laflıyor: “Hep aynı, bizim bokumuzu sizlere temizletiyorlar.”Wallraff, çiftliklerde, fabrikalarda, madenlerde çalışıyordu. Bir ara çalıştığı iş yerine ziyarette bulunan Bavyera Başbakanı Strauss'la bile tanışmış, siyah peruğu ve lensiyle kendisini “Ali” olarak tanıtmıştı.
Berlin’de oynanan Almanya-Türkiye maçını izlemeye gitmiş, burada ırkçılığa maruz kalmış, saçlarına sigara atılmış, başından aşağı bira boşaltılmıştı. Tribünde neonazilerin arasında kalınca canını kurtarmak için ilk kez “Ali” kimliğini reddetmek zorunda kaldı.Wallraff, Thyssen’de çalıştığı için ömür boyu taşıyacağı kronik hastalığa yakalandı.
“Çalıştığım yerde biriken metal tozdan kimse görmeden bir avuç alıyorum. Bir taş kadar ağır. Bremen Üniversitesi’ne bağlı bir enstitüye göndererek analizini istiyorum. Bir süre sonra sonuçlar geliyor. Raporda şimdiye kadar bu derece tehlikeli dozda bir maddeyle karşılaşmadıkları yazıyor. Neler yok ki! Astat, baryum, kurşun, krom, demir, civa, kobalt, bakır, rodyum, çinko, krom, gadolin, niob, titan, vanadyum, volfram, sirkonyum… Ve tam 25 zehirli madde daha!”Wallraff, iki yıl boyunca misafir işçilerin çalışma şartlarını yakından gördü. Küçük ve kısa süreli işlerin dışında McDonald's ve Thyssen gibi büyük işletmelerde iş buldu, ilaç geliştirme laboratuvarında üzerinde ilaç denenen insanların arasında yer aldı. Bir süre nükleer enerji santralinde çalıştı ve  buradaki Türk işçilerin tehlikeli dozda ışına maruz kaldığına şahit oldu.
İşin sonunda gördüklerini “En Alttakiler” isimli kitabında anlattı. Kitap yayınlandıktan sonra büyük ses getirdi, pek çok dile çevrildi. Kitapta geçen şirketler Wallraff’a dava açtı. Bu işi neden yaptığını soranlara şöyle söylüyordu: "Toplumun maskesini düşürmek için kılık değiştirmek zorundaydım..."

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

29 Eylül 2024 Pazar

Örnek Köy Muhtarı Aytaç Aksu

Aytaç Aksu

Örnek Köy Muhtarı Aytaç Aksu
Hani yüz yıllar önce demişti ya Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Köylü milletin efendisidir.” diye.  
Sen ne büyük adammışsın be Gazi! 
Sen ne büyük adammışsın da yüz yıllar sonrasını ön görerek söylemlerde bulunmuşsun. 
Gençliğe hitabında, büyük nutkunda ne değerli söylemler ve öngörülerde bulunmuşsun da bu millet seni anlayamamış!
Gerçi anlayan anlamış ta anlamayanlara da hala anlatmaya çalışıyoruz.
Evet, köylü milletin efendisidir. Bunu teyit eden bir çalışmadan, bir köyden ve bir köylüden söz edeceğim sizlere.
Kimdir bu köy ve köylü?
Bu köy Ardahan İlinin Çıldır İlçesinin Gürcistan sınırına yakın ülkemizin uzak noktalarında bulunan bir köy. Bu köyün muhtarı da köylü efendisi bir genç Aytaç Aksu.
   
Hani son yıllarda nüfusun azalması, göçler ve köylerin genç nüfusunun erozyonu nedeniyle köylerde çocuk kalmadığı için cumhuriyet döneminden beri açılan o köy okullarını birer birer kapatıyoruz ya! İşte o köylerden ve köy okullarından birisi de Çıldır’ın Başköy Köyü’ndeki eski Başköy İlkokulu.
Okul tam harabe olmaya yüz tutmuşken, yeni seçilen köy muhtarı Aytaç Aksu devreye giriyor ve bu binayı kurtarma çalışması başlatıyor. İki odalı bu yapının bir odasını köy taziye evi olarak düzenliyor. Şimdi sıra ikinci odaya gelmiş ve onu da kurtarmaya karar veriyor. 
   
Doğaldır ki öncelikle okul açılsın mücadelesi veriyor. Ancak öğrenci yokluğundan dolayı bu düşüncesi mümkün olmayınca, başka bir proje geliştiriyor.
Bu ikinci odayı da kütüphaneye çevirmeye karar veriyor. Yani bu iki odalı yapıyı gençlik merkezi ve bir köy kültür evine dönüştürüyor. Hatta küçük olan üçüncü odayı da mutfağa dönüştürüyor ki gelen insanlara ve gençlere su, çay vb. ikramlarda da bulunalım istiyor.
Hatta ilerleyen zamanlarda köyün insanlarına Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliği ile çeşitli kurslar açmayı da planlıyor.
Hani son zamanlarda ÇEDES kavramı vardı ya değerlerimiz diye. İşte buyurun size değer. Muhtar bir değeri daha hayata geçiriyor. Değer sadece manevi değildir. Maddi değerler de vardır. İşte onlardan birisi de Cumhuriyetin değeri Başköy İlkokulu. Bu değeri yaşatmaya çalışan muhtarı kutluyorum.
Ayrıca, BAŞKÖY GENÇLİK MERKEZİ ve KÜLTÜR EVİ’nin köylülerine ve Çıldır’ımıza hayırlı olmasını diliyorum. 
Neden böyle bir düşünce oluştu, diye sorduğumda; Hocam köyümüzde beş altı tane üniversite mezunu genç var. İşsizlikten köyde kalıyorlar ve yapacakları hiçbir aktivite yok. En azından bir araya gelir, sosyalleşirler. Kütüphaneden faydalanırlar. Köylümüze yön ve yol gösterirler, diye açıklamaya çalıştı.
İşte, bizim ve bu devletin böyle öngörülü ve modern düşünceli hatta eğitimli insanlara ihtiyacımız var. Ben, köyde yaşayan bir vatandaşın asgari lise mezunu olmasını, kurum ve kuruluşların başında asgari lise mezunu insanlar olmasını istediğimde kızılca kıyamet koparanlara bu lise mezunu, ön görülü Başköy Muhtarı Aytaç Aksu’nun örnek olmasını diliyorum. Darısı diğer muhtarların başına!
Muhtarı tebrik ediyor, eğitime, gençliğe ve köylüsüne verdiği destek ve hizmetten dolayı ilgili mercilerce de takdir edileceğini umuyorum.
Yaşar GELER






Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Bir yazı

Bir yazı
Olur ya bazen biri çıkar en yanlış cümleleri,
en güzel üslup ile söyler insanın ikna olası gelir.
Biri de çıkar en doğru cümleleri
en çirkin üslupla söyler.
Ne doğruluğun önemi kalır
ne sözün ağırlığı ne de dinleyen.
Bunu tek cümle ile ne güzel ifade etmiş
Sadi Şirazi; 
Yanlış üslup doğru sözün celladıdır....


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

3 6 HAZİRAN İSTANBUL KARS GÜNLERİ


3  HAZİRAN  KARS GÜNLERİ


3 6 HAZİRAN İSTANBUL KARS GÜNLERİ
Mehmet Ali Arslan Karslıları Kars Plakasında buluşturacak, etkinlik 4 Gün Sürecek
Mehmet Ali Arslan 3 ve 6 Haziran günleri arasında İstanbul'da kars festivali ve kars günleri etkinliği düzenleyecek, daha önce 3 ve 6 Ocak tarihlerinde hedeflenen etkinlik hava şartları gibi nedenlerden dolayı Haziran ayında yapılmasına karar verildi. Festivalin 4 gün sürmesi bekleniliyor

#karsderneği #karsgünleri #Karslılarderneği #karsfestival #karstanıtımgünleri #kars


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

28 Eylül 2024 Cumartesi

Narin Güran cinayetinde soruşturma devam ediyor

Narin Güran cinayetinde soruşturma devam ediyor

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinde soruşturma devam ediyor.

Halk TV’de yer alan habere göre jandarma köyde Narin Güran’ın 4 amcasının evinde arama yaptı. Evlerde bulunan güvenlik kameralarına el konuldu.


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Kekiğe ilgi Duyan Bir Halk Hekimi Kekiği Araştırmaya Başlar




Kekiğe ilgi Duyan Bir Halk Hekimi Kekiği Araştırmaya Başlar. Kekikle İlgili Çalışmalar Yaparken Kekiğin öldürmediği 1 Tek Mikrop Bakteri Virüs Olmadığını Farkeder...
Almanya'da Bilimsel Araştırma Yaparken Türkiye'den Kekik İksiri İster...
Amacı kekiğin Etkisini Bakteri Ve Virüslerdeki Etkisini Kanıtlamaktır... Labaratuarın Soğutucu Dolabına Kekik İksirini Koyar Ama Ağzını Açık Unutur.
Sabah Geldiklerinde Diğer Tüm Dolapdaki Araştırma Ve Deneme İçin Bulunan Tüm Bakteri Ve Mikropları Öldürdüğünü Farkederler...
Tüm Biolog Ve Araştırmacılar
Çok Şaşırır...
İş O Kadar Ciddi Boyuta Ulaşırki; Araştırma Ekibi Korkar Ve Araştırma Yapmakdan Vazgeçer...
Çünkü Kekiğin Gündeme Gelmesi Dünya Kimya Sanayinin Çökmesi Anlamına Gelmektedir... Tamamen Doğaldır Ve Çok Güçlüdür...
Kekik Yağında Yaşayan 1 Tek Canlı Özel Bir Enzim Olduğunu Farkeder. Ve Bu Enzim Kekik Yağında Mayalanır.
Bu Enzimi Bitkiler Üretir Ve Elde Edilmesi Zordur...
Kekik Mikrop Öldürücü Özelliği İle Antiseptik,Antimikrobik Bir Bitkidir...
Ayrıca İçeriğindeki Maddelerle Vücutta Hücre Koruma Sistemlerini Güçlendirmesiyle Antioksidan, Kanser Oluşumunu Engellemesiyle Antikanserojen,
Her Türlü Karın Ağrısı Ve Gaz Giderici Özelliği İle Antispazmodik,
Romatizmal Hastalıkları İyileştirmesiyle Antiromatizmal, Diyabet Hastalığını Engellemesiyle Antidiyabetik
Ve Vücuttaki Kolestrol Oranını Ayarlamasıyla Antikolestremik ÖzelliklerTaşımaktadır.
Bu Özellikleri İle Kekik, Yaşlılığı Geciktirmekte, Tümör Oluşumunu Engellemekte,
Şeker Hastalığına İyi Gelmekte Ve İyi GelmekteVeGıdaların Bozulmasın Doğal Yolla Engellemektedir
FAYDALARI;
@Bedeni Kuvvetlendirir
@Hazmı Kolaylaştırır...
@İştahsızlığı Giderir.
@Sinirleri Kuvvetlendirir...
@Kalp Çarpıntılarını Keser...
@Bağırsak İltihabını İyileştirir.
@Salgı Bezlerinin Düzenli Çalışmasını Sağlar
@Böbreklerde Ve Mesânedeki Mikropları Öldürür.
@ Kanser Hücrelerinin Yeni DamarOluşturmasını Önler...
@Afrodizyak Özelliği Vardır.
@Hastalıklara Karşı Direnme Gücünü Artırır...
@Çocuklarda Görülen Kansızlığı Giderir...
@Kan Dolaşımını Düzenler...
@Müzmin öksürük, astım, bronşit ve Zatüreede Tedâvi Eder...
@Grip, Nezle Ve Anjinde Tedâvi Eder.
@Kekik Suyu; romatizma ağrılarını dindirir.
@Kandaki şeker miktarını azaltır
@şeker hastalarının yaralarını 1 haftada iyileştirir.
@ Göz Kurlarını Düşürür...
@ Pankreas Onarımı Yapıyor İnsülin Salgılanması Sağlar
@ Şeker Tedâvisinde çok etkilidir
@ kekik yağından 100 Kat Etkilidir
@ Tüm Canlıların Üzeri, Kitin Kaplıdır.
Bu Çok Güçlü Bir Zırhdır. Bedendeki Solucan Kurt Ve Parazitlerin Yumurtalarını Çatlatır Ve Öldürür Bunu Yapan Tek İlaçtır...
@ Mantarı Hastalıklarda 100 de 99 Etkilidir
@ Parmak Arasındaki Yaraları Kaşıntıyı 3 Günde Tedâvi Eder...
@ Ayak Kokusunu Önler...
@ Genital Mantarda Çok Etkilidir...
@ İntolasodik Asit Çıkarır...
@ Bitkilerde Kullanabilirsiniz Canlandığını Görürsün
@ Zararlı Böcekleri Öldürür
@ Sivrisinek Yaşamaz... Odaya Sivrisinek Gelmez
@ Buharını Nefes Açar
@ Bademcik Rahatsızlığı 1Dakika Gargadada 30 Dakikada Ağrı Kalmaz
@ Binlerce Yıldır... Yörüklerin Kullandığı İlk Bitkidir...
@ Ağız Kokusuda Kalmaz
@ En Büyük Özelliği Sindirim Sistemindeki Faydalı İse İse Kendine Çevirerek Üretir... Değilse Öldürür
@ Hücre Duvarlarını Güçlendirir...
@ Kulunc Ve Sırt Ağrısında Muhteşemdir...
@ Katarak İçin Suyu İle Gözü Yıkayın
@ Abd'de Meksikalı Kökenli Tıp Profesörü Prostat Kanserinde 100'de 70 Tedâvi Ettiğini Belgelemistir.
İsteyene Verebiliriz
@ Kadınlarda Göğüs Kanserinde 100'de 63 Etkilidir...
@ Arı Varao Hastalığında Etkilidir
@ Nefes Açar Astım Tedâvi Eder
@ Arı Kekiği Çok Sever...
@ İnsülin Salgısını Artırır...
@ İnsülin Kanallarını Açar..
@ Kullandığınız Suyun Temiz Olup Olmadığını Test Eder
@ Yağları Eritir Zayıflatır
@ Eklem Ağrılarına İyi Gelir...
@ Gastrit Tedâvi Eder...
@ Tüm Mide Ağrıları Kısa Sürede Yok Eder...
@ Ayak Kokusunu Tedâvi Eder
@ Tırnak Mantarını Tedâvi Eder...
@ Bitkilerde Kök Hastalıklarında Etkilidir...
@ Klima Temizler
@Demir Ve Kalsiyum Tuzları Vardır... Yorgunlukla Ve Dinç Olmak İçin İdealdir
@İltihap Giderici
@Ağrı Dindirici
@Balgam Söktürücü,
@Güçlendirici
@Ferahlatıcı
@İmmun Sistemi Takviye Edici @Dezenfekte Edici
@Hazmı Kolaylaştırıcı Etkisi Muhteşemdir...
Buradaki "thymus" Kelimesi Lâtincede, Güç, Kuvvet Anlamlarına Gelir Ve Kekiğin Önemli Bir Özelliğini İfâde Eder.

Alıntı......* RENA *
Cok güzel demis demiste bunca hastaliga iyi geliyorsa bide nerde ne zaman nasil kullanicaz azda bir fikir beyan edeydi keske...🙄🤔


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

27 Eylül 2024 Cuma

Fenerbahçe turnuvaya galibiyetle başladı




Fenerbahçe, yeni formatıyla oynanan UEFA Avrupa Ligi ilk karşılaşmasında Belçika temsilcisi Union Saint - Gilloise'yı 2 -1 (Union SG) yenerek, turnuvaya galibiyetle başladı.

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Ajax'a 4-Beşiktaş 0


Temsilcimiz Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde Hollanda devi Ajax'a 4-0 mağlup oldu ve turnuvaya mağlubiyetle başladı.





Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

SERHAT AKIN "AYAKLARIMA SIKTILAR. SON SÖZÜMÜZ FENERBAHÇE





Fenerbahçe'nin ve Milli Takım'ın eski futbolcusu, yorumcu Serhat Akın, Beykoz'da katıldığı program çıkışı kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğradı.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla olayı duyuran Akın paylaşımında, "Program çıkışı ayaklarıma sıktılar. Son sözümüz Fenerbahçe" ifadelerini kullandı.


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

İnternete ilk alemde tek

İnternete ilk alemde tek

Merhaba sevgili okurum ve ziyaretçim ben Mehmet Ali Arslan Uzun yıllardır birlikte olduğumuz bu blog sitemiz bugün yepyeni bir görünüme kavuştu! Bildiğiniz gibi, sitemizi sürekli geliştirmek ve size daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunmak için çalışıyoruz. Bu doğrultuda yaptığımız son değişiklikle blog sayfamızın tasarımını tamamen yeniledik.

Yeni tasarımımız hakkında ne düşünüyorsunuz? Hangi özellikleri beğendiniz? Hangi değişiklikler yapılmasını istersiniz? Düşüncelerinizi benimle paylaşmak için iletişim linkimizden Facebook sayfamızı ziyaret edebilir mesaj ve yorumlarınızı yazabilirsiniz.


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Yazıyorum çünkü herkes okuyor

Yazıyorum çünkü herkes okuyor

Sevgili ziyaretçim ben Mehmet Ali Arslan bu sitede uzun yıllar beraberiz. Bilindiği üzere portalımızı tasarımı ara sıra günceliyorum. Blog sitemizin Yeni tasarımını nasıl buldunuz? Facebook sayfamdan mesajlarınızı bekliyorum,


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

26 Eylül 2024 Perşembe

Mehmet Ali Arslan My Blog



Mehmet Ali Arslan My Blog


Mehmet Ali Arslan, yazıyorum çünkü Herkes okuyor _ internette ilk alemde tek www.mehmetaliarslan.name.tr

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Galatasaray Avrupa'ya 3'lü Başladı




Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nin yeni formatındaki ilk maçında büyük bir galibiyet elde etti. Sarı-kırmızılılar, Türk Telekom Stadı'nda ağırladığı Yunanistan temsilcisi PAOK'u 3-1 mağlup ederek turnuvaya 3 puanla başladı.

Heyecanla beklenen karşılaşmada Galatasaray, etkili bir oyun sergileyerek rakibini rahat geçti. Maçın ilk yarısında Rahman Baba'nın kendi kalesine attığı golle öne geçen sarı-kırmızılılar, ikinci yarıda Yunus Akgün ve Mauro Icardi'nin golleriyle skoru 3-1 yaptı. PAOK'un tek golü ise ceza sahası içinde kazanılan bir penaltıdan geldi.

Bu sonuçla Galatasaray, yeni formatıyla ilk kez düzenlenen UEFA Avrupa Ligi'nde iddialı olduğunu bir kez daha gösterdi. Okan Buruk yönetimindeki takım, hem Süper Lig'de hem de Avrupa'da başarılı bir grafik çiziyor.



Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

: Ölüyü dirilten baba türbesi.

: Ölüyü dirilten baba türbesi.

Ölüyü dirilten baba türbesi
 
 Askerliğimi yaparken altı ay kadar kısa bir süre vekil öğretmen olarak görev aldığım köyde Kâmil Çavuş isminde yaşlı bir amca vardı. Bütün köy ondan, "Hiç nefes almadan on beş dakika durabiliyor." diye söz ederdi. Bu sözü birkaç kişiden duyunca önce inanmadım. Sonra da zaten baktım sürekli bahsi geçiyor, "Tutuyorsa tutuyor. Kime ne faydası var?" diyerek kestirip attım.

O gün öğrencileri de evlerine gönderdikten sonra okulun bahçesinde ağaçları suluyordum ki biri geldi yanıma, "Öğretmen bey" dedi "Haberin yok galiba. Bizim köyden Kâmil Çavuş vardı ya! İşte o Kâmil Çavuş bugün ölmüş. Cemaat şu sıralar cenazeyi kaldırmak için köy meydanında toplanmış bekliyorlar."

İşimi gücümü bırakıp köy meydana doğru koşturmaya başladım. Hemen girişte muhtar karşıladı beni. Kulağıma, “Seni Allah’mı gönderdi?” dedi. Şaşırdım kaldım. Muhtara “Yok,” dedim “ben kendim geldim.”

Meğer o gün camii imamının işi çıktığı için kasabaya gitmiş. Cemaat bir süredir cenaze başında İmamı bekliyormuş. Muhtar kulağıma, “Vallah öğretmen bey," dedi, "cenaze kokacak diye korkuyoruz. Sen okumuş adamsın. Yol yordam bilirsin. Geç şu tabutun başına da cenaze namazını sen kıldır. Bu deyyusun geleceği yok.” 

O kadar dil döktüm, “Yav” dedim “ben alnı yere değmemiş bir adamım. Nerden bilirim cenaze namazını? Haydi aranızda saf duran biri olsam sağa sola bakar bir şeyler yaparım ama her biriniz bana bakıp bir şeyler yapacaksınız. Mümkünü yok beceremem.”
Ama dinleyen kim? Üstelik etraftan beni pohpohlayanlar da çoğalmaya başladı: 
“Sen okumuş adamsın.” 
“Sen bilirsin.” 
“Bu deyyusun geleceği yok.”
“Cenaze ortada mı kalacak?”

İtiş kalkış bir anda kendimi tabutun arkasında buldum. Bir taraftan da gözüm kasaba yolunda. Ne olur ne olmaz İmam çıkar gelir diye oyalanıp duruyorum. Beş dakika kadar tabutun başında bekledim. Baktım olmayacak bir işe yarayacakmış gibi tabutun sağına soluna bakındım. Oradan birini çağırıp “Cenazeden sonra tabutu bir güzel boyayın” dedim “Şurada bir yerde delik var maazallah su sızabilir.”

Sonra muhtarı yanıma çağırdım, “Rahmetliyi yıkadınız mı?” diye sordum. Muhtar “Yıkadık” dedi. Baktım bu muhabbetten fazla zaman kazanamayacağız uzatmaya karar verdim. Bu yüzden muhtara, “İyice yıkadınız mı?” diye sordum. Muhtar, “Ben kendim yıkadım." dedi, "İkide kese attım.” 

Muhtarla konuşuyoruz ama bir taraftan da gözüm kasaba yolunda. Her an bir minibüs çıkabilir de İmamı cenazeye yetiştirebilir diye. Ama kimseler yok. Muhtara, “Rahmetliyi kefenine iyice sardınız mı?” dedim. Muhtar “Sardık.” dedi. Gözünün içine baktım “İyice sarsaydınız.” dedim “Bezden kaçmayaydınız.”

Sonra edemedim tabutun kapağını açtım. Baktım rahmetliyi kefene iyice sarmışlar ama her iki kolu da olduğu gibi dışarda. Muhtara, "Ben tabutun içinde iki kolu kefenin dışında olan birinin cenaze namazını kılamam." dedim. Muhtar yalvaran gözlerle bana bakıp, “Kendisi öyle istedi” dedi “Rahmetli sıkıntıya gelemiyordu. Bu yüzden eli kolu dışarıda olsun istiyordu.”

Çaresiz tabutun kapağını örttüm. Muhtar yerine geçti. Beş dakika daha sağa sola baktıktan sonra tam “Ey cemaat” diye sonunun nereye varacağını bilmediğim bir konuşmaya başlayacaktım ki tabutun kapağı açıldı. Ben kendimi beş metre geriye attım. Cemaatten kaçanlar, bağıranlar, tekbir getirenler....

Kaçan kaçtı, kaçmayanlarda muhtar ve eski rahmetlinin akrabaları olmak üzere tabutun başına gelip adamı dışarı çıkartıp musalla taşına yatırdılar. Meğer adam ölmemiş. Hatta on beş dakika olan nefessiz yaşayabilme rekorunu kırk dakikaya çıkartmış! 

Durum anlaşılınca insanlar tekrar meydanda toplanmaya başladı. Kimi eski rahmetlinin başına toplandı kimi benim yanıma geldi. Yanıma gelenler bana dokundu. Kimi el sürdü kimi boynuma sarıldı. İçlerinden yaşlı biri gelip cemaate beni göstererek “Nede olsa okumuş adam” dedi “Baksana ölüyü bile diriltti.” 

  Yaklaşık altı ay kadar o köyde öğretmenlik yaptım. Bir lojmanda kalıyordum ve bu zaman içerisinde gelenim gidenim hiç eksik olmadı. Birçoğu bana “Ermiş” muamelesi yapmak istedi ama buna kesinlikle müsaade etmedim. Görev sürem bitip de Ankara’ya döndükten yıllar sonra o köye yeniden uğradım. Okul duruyordu ama öğrenci olmadığı için çoktan kapatılmıştı. Köylüler lojmanı misafirhane yapmışlar ama ne gelen vardı ne giden. Lojmanın önünde bir ağaç vardı. Onun da yanına küçük bir kulübe kondurup ağacı da dilek ağacı yapmışlar. Kimi evlenmek için dua edip çaput bağlıyor, kimi çocuğu olsun istiyor, kimi de ölen yakınlarının dirilmesini istiyordu. Acizane kulübenin ismini de bizim olaydan esinlenip koymuşlardı: Ölüyü dirilten baba türbesi..
(Alıntı)


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Gazeteci Mehmet Ali Arslan







Mehmet Ali Arslan, Kimine Göre Kral, Kimine Göre imparator, lakaplı Gazeteci Yazar, 


1975 Ardahan doğumlu olan Mehmet Ali Arslan, gazetecilik mesleğinin yanı sıra önemli sosyal projelere de öncülük ediyor. 1995 yılından beri gazetecilik yapan Arslan, "internete ilk alemde tek" ve "yazıyorum Çünkü herkes okuyor"sloganlarıyla kendi kurduğu internet siteleri üzerinden Ulusal ve uluslararası Arena'da yayınlarını sürdürüyor. 

CUMHURBAŞKANLIĞI VE MEHMET ALİ ARSLAN
2014 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmaya çalışsa da yasal şartlar nedeniyle adaylıktan çekilmiştir. 

Özel Günlerin mimarı; Mehmet Ali ARSLAN

Türkiye'de Bir İlk: Dünya Şehirler Günü İnisiyatifi
Türkiye ve Dünya şehirlerin ve insanlarının kendine özgü değerlerinin ön plana çıkarılması amacıyla önemli bir adım atıldı. 2000 yılında Mehmet Ali Arslan tarafından ortaya atılan "Türkiye ve Dünya genelinde bütün şehirlerin  ve insanlarının (il) bazında özel bir günü olmalı" fikri, 2014 yılında Ardahan'ın "Dünya Ardahanlılar Günü"nü ilan etmesiyle somut bir hal aldı. Ardahan'ın bu öncü girişimi, diğer şehirleri de bu konuda harekete geçirdi.

Mehmet Ali Arslan'ın girişimleriyle 2024 yılında Kars'ın da "Dünya Karslılar Günü"nü ilan etmesiyle birlikte, bu inisiyatif daha da güçlendi. Türkiye genelinde birçok ilin, kendi özel günlerini ilan etmek için çalışmalar yaptığı biliniyor.

Mehmet Ali Arslan'ın başlattığı bu anlamlı hareket, Türkiye'de yerel kimliklerin güçlendirilmesi ve şehirlerin kendine özgü değerlerinin ön plana çıkarılması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Diğer şehirlerin de bu örnekten ilham alarak kendi özel günlerini ilan etmeleri bekleniyor.

İNTERNETTE İLK ALEMDE TEK - MEHMET ALİ ARSLAN 
Türkiye'de İnternetin öncülerinden biri olan Gazeteci Yazar: Mehmet Ali Arslan, "internete ilk alemde tek" sloganıyla yurt genelinde onlarca internet sitesi blog video TV kanalı ve sosyal medya sayfası kurucularındandır
Ardahan Kars ve ığdır il ilçe ve bağlı köyler ilk Mehmet Ali Arslan tarafından internette yayınlandı.Ardahanlılar Karslılar ve Iğdırlılar memleketlerinin ilk haberini ve ilk videosunu Arslan'ın kurduğu internet sitelerinden okudu izledi, Başta Ardahan Kars ve ığdır olmak üzere Türkiye Genelinde bir çok ilin yerel basını internet ve Elektronik E gazeteciliğine geçmesine Mehmet Ali Arslan vesile oldu.Gazeteciliğin yanısıra Yazarlıkta yapan Mehmet Ali Arslan "yazıyorum Çünkü herkes okuyor" sloganıyla bir çok konuyu elle aldı. ve devam ediyor,

Dernek ve STK'lardan Bağımsız olarak Etkinlik ve organizasyonlar da yapan Arslan başta Ardahan, Kars Kurtuluş günleri, tanıtım günleri gibi etkinlikler yaptı, benzer etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.

 



Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

25 Eylül 2024 Çarşamba

BARIŞA TÜRKÜ SÖYLEYELİM

 BARIŞA TÜRKÜ SÖYLEYELİM


BARIŞA TÜRKÜ SÖYLEYELİM 

Bütün dünya halkları verelim hep el ele 
Mutlu bir yaşam için umutlar dönsün sele 
Kimse mülteci olup asla çekmesin çile 
Halay çekip türküler söyleyelim barışa 
Savaşlara son diye yazalım dağa taşa 

Bomba füze sesleri uykuları bölmesin
Savaş yüzünden artık hiçbir canlı ölmesin 
Herkesin yüzü gülsün gözlerden yaş gelmesin 
Halay çekip türküler söyleyelim barışa 
Savaşlara son diye yazalım dağa taşa 

Silahların yerini alsın defterle kalem 
Akmasın gözyaşıları bitsin ızdırap elem 
Silah sesi duymasın ebedi cümle alem 
Halay çekip türküler söyleyelim barışa 
Savaşlara son diye yazalım dağa taşa 

Dünyamız savaşlarla yoruldu barış gerek 
Silahları toplayıp bir çukura gömerek 
Üstüne taş doldurup birde beton dökerek 
Halay çekip türküler söyleyelim barışa 
Savaşlara son diye yazalım dağa taşa 

Tüm canlılara yeter dünya denen yer küre 
Zaten her can kalacak bu mekanda bir süre 
Burada yaşaması için yer var her türe 
Halay çekip türküler söyleyelim barışa 
Savaşlara son diye yazalım dağa taşa 

Mutluluk huzur neşe yayılsın yer yüzüne 
Kanlı yaşlar dolmasın hiç kimsenin gözüne 
Kulak verin şu Garip Hasreti’nin sözüne 
Halay çekip türküler söyleyelim barışa 
Savaşlara son diye yazalım dağa taşa 

Garip Hasreti (Filat YAZICI) 

24 EYLÜL 2024 İSTANBUL ÜMRANİYE KEMERDERE.


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

24 Eylül 2024 Salı

ŞAKA YAPTIM, ŞAKA YAPTIM




ŞAKA YAPTIM, ŞAKA YAPTIM
Şehir merkezinde şimdi kent müzesi yapılan tarihi binanın önünden tur otobüsüne binip tıngır mıngır Hüseynik’e doğru yol aldım. Otobüsün içindeki tur rehberi Türkçe ve İngilizce etrafı tanıttı. Hüseynik’e gelince restore edilen yolun önünde inip havayı ciğerlerime iyice çektim. Kapının ağzından Harput’a belli bir noktaya kadar araçla, sonra da yaya olarak çıkılan bir yol ve seyir terasları var. Bir de teleferik. Kararsız kaldım. Acaba yaya yoldan mı gideyim yoksa teleferikle mi? Dedim en iyisi ikisini de deniyem. Atladım teleferiğe, ufak ufak çıktık. Teleferik yolda çay molası da verdi. Mola yerinde çay içip seyir terasından manzarayı seyrettim. 20 dakika çay ve ihtiyaç molasından sonra tekrar teleferiğe bindim. Ufak ufak Harput'a doğru ilerlerken kalbim küt küt attı. Aklıma teleferik kazaları geldi; ya havada asılı kalırsak? Neyse, korktuğum başıma gelmedi. Harput'a inince biraz turladım ve vitesten atarak bayır aşağı, teleferikle geldiğim yoldan yaya olarak Hüseynik’e indim. Niyetim aynı yoldan Tarihi Hüseynik yolundan bir de yürüyerek Harput'a çıkmaktı. İşte onu da yaptım. Yani bir günde hem teleferikle hem de yaya olarak Hüseynik yolundan Harput'a gitmiş oldum dersem, bana inanır mısınız? Şimdi aklınızdan geçenleri tahmin edebilim. Kesin "bu adam ne içmişse, aynısından bize de verin" diyisizdir. Ne var yani, ufak bir şaka yaptım. Niye hemen inandız ?
Turan Gazetesi Bedri Yücel Harput  Yollarında
(Alıntı)


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

17 Eylül 2024 Salı

Dünya Karslılar günü yeni mesaj

Dünya Karslılar günü yeni mesaj

Özel Günlerin Mimarı: Mehmet Ali Arslan, yeni Dünya Karslılar günü mesajı paylaştı.

Merhaba arkadaşlar 2014 yılında duyurduğum ve geçtiğimiz aylarda Kars'ta ilan ettiğimiz Dünya Karslılar gününün ilk kutlamasını 30 ekim 2024 tarihinde gerçekleştireceğiz, dünya Karslılar günü yılda bir sefer sadece 30 ekim günü kutlanır. Bu yüzden 30 ekim günü mutlaka kutlamanızı yapın, bireysel olarakta kutlama yapabilirsiniz bu konuda karslı admin arkadaşlarım kars sayfalarında detaylı bilgiler paylaşıyor. Takip edebilirsiniz. Şimdilik herkese iyi eğlenceler diliyorum. Bende arkadaşlarla beraber kutlayacağım.

Dünya Karslılar Günü Kutlamaları İçin Öneriler

Mehmet Ali Arslan tarafından duyurulduğu üzere, ilk kez 30 Ekim 2024'te kutlanacak olan Dünya Karslılar Günü için heyecanlıyız! Bu özel günü kutlamak için sizlere bazı önerilerde bulunmak isterim:

Bireysel Kutlama Fikirleri:

Sosyal Medya Paylaşımları: Kars'a özgü fotoğraflarınızı, videolarınızı ve anılarınızı paylaşarak kutlamaya katılabilirsiniz.

Kars Lezzetlerini Tatmak: Evde Kars'a özgü yemekler yaparak veya Kars'tan gelen yöresel ürünleri tüketerek bu özel günü kutlayabilirsiniz.


Kars Müziği Dinlemek: Kars'a özgü müzikleri dinleyerek ve bu müzikleri sosyal medyada paylaşarak kutlamaya katkıda bulunabilirsiniz.


Kars'la İlgili Kitaplar Okumak: Kars tarihi, kültürü veya edebiyatı hakkında kitaplar okuyarak Kars'a olan bağınızı güçlendirebilirsiniz.


Kars'la İlgili Belgeseller İzlemek: Kars'ın doğal güzellikleri, tarihi yerleri veya kültürü hakkında belgeseller izleyerek Kars'ı daha yakından tanıyabilirsiniz.


Toplu Kutlama Fikirleri:

Kars Dernekleri ve Platformları: Bulunduğunuz şehirdeki Kars dernekleri veya platformlarıyla iletişime geçerek organize bir kutlama düzenleyebilirsiniz.


Online Toplantılar:YouTube, Zoom veya benzeri platformlar üzerinden online bir araya gelerek sohbet edebilir, Kars hakkında anılar paylaşabilir ve yöresel yemekleri birlikte yapabilirsiniz.


Sanal Kars Gezisi: Sosyal medya üzerinden canlı yayınlarla Kars'ın tarihi yerlerini ve doğal güzelliklerini sanal olarak gezebilirsiniz.


Kars Temalı Parti: Kars'a özgü süslemeler, müzikler ve yiyeceklerle bir parti düzenleyebilirsiniz.


Karslı Sanatçıların Eserlerini Sergilemek: Karslı sanatçıların resim, fotoğraf veya el sanatları eserlerini sergileyerek hem sanatı destekleyebilir hem de Kars kültürünü tanıtımış olursunuz.


Kars Sayfalarını Takip Etmek

Karslı admin arkadaşlarımızın Kars sayfalarında paylaşacakları detaylı bilgilere mutlaka göz atın. Bu sayede kutlamalara dair en güncel gelişmelerden haberdar olabilir ve etkinliklere katılabilirsiniz.


Unutmayın: Dünya Karslılar Günü, sadece 30 Ekim'de kutlanan özel bir gün. Bu günü birlikte kutlayarak Kars'a olan bağlılığımızı göstermeye devam edelim.
Hepinize iyi eğlenceler dilerim!

Mehmet Ali Arslan


30 Ekim Dünya Karslılar günü



Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

16 Eylül 2024 Pazartesi

DİLARA KIRMIT'A YILDIZLARDAN GÜZEL HABER VAR




Podyumların tartışmasız sultanı Dilara Kırmıt oyunculuk sektörüne geçerek kendisinden bekleneni yaptı. Podyumdaki başarısını kamera önünde yineleyen ve setten sete koşan Dilara Kırmıt titiz ve disiplinli çalışmasının semeresini görüyor. İş hayatındaki başarısına rağmen katıldığı TV programları ve röportajlarında gönlünün boş olduğunu dile getiren Dilara Kımıt’a, ünlü Astrolog Michaela Astro’dan gönül yarasına merhem gibi yorum geldi. Dilara Kırtmt’ın yakında ruh eşini bulup âşık olacağı yorumunu yapan Michaela Astro, Kumral tenli çok iyi bir ailenin oğluyla evleneceğini, bu kişinin Boğa ya da Aslan burcu olacağını dile getirdi. Bu evlilikten sonra Dilara Kırmıt’ın işine daha bir dört elle sarılacağını vurgularken eşinin desteğiyle de dünyaca ünlü oyuncu Vin Diesel ile bir projede yer alarak oyunculuk sektöründe adını dünyaya duyuracak öngörüsünde bulundu. Dünyaca ünlü astrolog Michaela Astro, güzel oyuncu Dilara Kırmıt’a bu haberle en güzel duyurumu yaptı.

Kaynak: imparator Gazetesi


Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

İmparator Gazetesi




İmparator Gazetesi Hakkında

İmparator Gazetesi, Ardahanlı gazeteci yazar Mehmet Ali Arslan tarafından 2000'li yılların başında kurulan, köklü bir geçmişe sahip bir internet haber Gazetesidir. Gazete, ilk olarak blog sitelerinde yayın hayatına başlamış ve zamanla Türkiye'nin en çok okunan internet gazetelerinden biri haline gelmiştir.


İmparator Gazetesi'nin Odak Noktaları:

  • Geniş Haber Yelpazesi: Gazete, mağazin, spor, kültür-sanat, sivil toplum kuruluşları (STK), yerel, ulusal ve uluslararası ünlülerden haberler gibi geniş bir yelpazede içerik sunmaktadır.
  • Halkın Nabzını Tutmak: İmparator Gazetesi, okurlarının ilgi alanlarını ve beklentilerini yakından takip ederek, güncel ve ilgi çekici haberlere yer vermektedir.
  • Yerel ve Uluslararası Haberler: Hem yerel haberlere hem de uluslararası gelişmelere yer veren gazete, okuyucularına geniş bir perspektif sunmaktadır.
  • Sosyal Medya Entegrasyonu: Modern iletişim araçlarını etkin bir şekilde kullanan İmparator Gazetesi, sosyal medya platformlarında da aktif olarak yer almaktadır.

Başarısının Sırrı:

İmparator Gazetesi'nin başarısının arkasında, kurulduğu günden bu yana sürdürdüğü bazı temel ilkeler yatmaktadır:

  • Okura Saygı: Gazete, okurlarına doğru ve tarafsız haberler sunmayı ilke edinmiştir.
  • Güncellik: Gelişmeleri yakından takip ederek, okuyucularına en hızlı ve doğru bilgileri ulaştırmayı hedeflemektedir.
  • Çeşitlilik: Farklı ilgi alanlarına hitap eden geniş bir içerik yelpazesi sunarak, geniş bir kitleye ulaşmayı sağlamaktadır.
  • Sosyal Sorumluluk: Toplumsal konulara duyarlı olan gazete, bu konularda farkındalık yaratmaya çalışmaktadır.

Sloganın Anlamı:

"Çok okunan bir gazete" sloganı, İmparator Gazetesi'nin okuyucu desteğiyle elde ettiği başarının bir yansımasıdır. Bu slogan, hem gazetenin popülerliğini ifade etmekte hem de okuyuculara teşekkür niteliğindedir.

Sonuç:

İmparator Gazetesi, köklü geçmişi, geniş haber yelpazesi ve okur odaklı yaklaşımıyla Türkiye'nin önemli internet gazetelerinden biri olmayı başarmıştır. Gazete, hem yerel hem ulusal hem de uluslararası çapta gücünü koruyarak, gelecekte de büyümeye devam edecektir. 

Ek Bilgiler:

  • Kuruluş Yılı: 2000'li yılların başı
  • Kurucusu: Mehmet Ali Arslan (imparator)
  • İlk Yayın Platformu: Blog siteleri
  • Odak Noktaları: Mağazin, spor, kültür-sanat, STK, yerel, ulusal ve uluslararası ünlülerden haberler
  • Slogan: Çok okunan bir gazete

15 Eylül 2024 Pazar

3 6 Haziran İstanbul'da kars günleri

3 6 Haziran İstanbul'da kars günleri

Kars'ın STK ve Derneklerinin bilgisinine. Günler çakışmasın, Mehmet Ali Arslan'ın Geleneksel Etkinlikleri devam ediyor. Bu kapsamda önümüzdeki sene 3 Haziran 2025 tarihinde Karslılar İstanbul'da buluşuyor adlı bir etkinlik düzenlenecek. Etkinlik 3-6 Haziran tarihlerinde yapılacak ve 4 gün sürecek, yoğun talep nedeniyle bu günler uzayabilir ve Etkinlik bir hafta olarak güncellenebilir detaylar önümüzdeki aylarda netleşecek, günlerin çakışmaması adına yöre derneklerinin bunu dikkate almaları rica olunur.
Not; benzer bir Etkinlikte Nisan yada Mayıs ayında Ardahan için düşünüyoruz. Detayları yakında burada paylaşacağız,

14 Eylül 2024 Cumartesi

Yaşar Geler Hocamız yazdı. Okul zili çalmak kimin hakkı

Ardahanlı; öğretmen, Gazeteci, Yazar,aynı zamanda gazetelerimiz imparator Gazetesi, Name Gazetesi, ve Kral gazetesi yazarı olan Yaşar GELER hocamız bu haftaki yazısında " Okul zili çalmak kimin hakkı" başlıklı makalesini paylaştı.keyifi okumalar.   




Okul zili çalmak kimin hakkı
Malum dokuz eylülde okul zili çaldı ve milyonlarca öğrenci ders başı yaptı. Buraya kadar her şey normal ve işin rutini. Cumhuriyet okulları açıldığından bu yana bu ziller öğrencilere, öğretmenlere, çalışanlara ve velilere çalmaktadır. O zili de öğrenci ve öğretmen çalar.
Ziller çalıyor çalmasına da velilerin dertlerini, eğitimin sorunlarını, öğretmenlerin sorunlarını, toplumun isteklerini karşılayabiliyor mu onu gerçekten çok merak ediyorum.
Üstelik her nedense ilk zilleri çalanlar da ya bakanlar ya valiler ya da kaymakamlar oluyor. Bu okulların zillerini veliler, öğretmenler, öğrenciler çalarak neden eğitim öğretime start vermezler.
Bakanın, valinin ya da kaymakamın çalmasının mantığını ben şöyle algılıyorum. “Ben ülkenin eğitim öğretim sorunlarını çözdüm, ben ilimin eğitim öğretim sorunlarını çözdüm ya da ben ilçemin eğitim öğretim sorunlarını çözdüm. Şimdi sıra sizde. Girin güzelce eğitim öğretiminizi görün, vatana millete yararlı bireyler olarak yetişin.” 
Aslında tema güzel ancak uygulama böyle mi? Bence değil. Nedenini anlatmaya çalışayım.
Anayasa madde 42: 
Kimse eğitim öğretim hakkından yoksun bırakılamaz.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.
Peki bu maddeden ne anlamalıyız? 
Okul çağı gelmiş olan tüm çocuklar okula gitmeye mecburdur. Para harcamayacak ve her türlü gideri devlet tarafından karşılanacak. 
Şimdi tekrar soruyorum?
Okula kaydını otomatikman yaptığınız öğrencinin formasını, kitabını, okul araç ve gereçlerini devlet olarak veriyor musunuz? (Ders kitapları hariç)
Okula uzak noktalardan gelen öğrencilerin servis ücretlerini devlet ödemek zorunda değil midir?
Okullarda kayıt dönemlerinde ücret alınmayacak deniyor ama okulların birçok giderlerini karşılamak üzere kurulmuş olan Okul Aile Birliği marifetiyle bağış adı altında paralar toplanmıyor mu?
Özellikle güzel bir sistem olduğuna inandığım tam gün eğitim yapılması doğru ama gün boyu okulda zorunlu kalmak durumunda olan öğrenciye bir öğün öğle yemeği vermek gerekmez mi?
Hala özellikle doğu bölgelerinde öğretmen açıkları mevcutken, kentlerde okuyan öğrencilerle aynı sınavlarda yarıştırdığımız öğrenciler için de asil öğretmende okuma hakkı yok mudur? 
Bunu neden yazdığımı da açıklayayım: 
Geçen gün sosyal medya ortamında gördüm; Çaldıran İlçesi okullarda görevlendirmek üzere ders saati ücreti ile öğretmen alımı yapıyor. Bu konu okullarda öğrenciler ve öğretmenler arasında fırsat eşitliğini zedelemiyor mu?
Anayasa madde 42 devamı: Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez. 
Son çıkan MÜFREDAT, ÇEDES ve TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ formülü ile demokratik, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşmamıza neden olmuyor mu?
Şimdi tekrardan soruyorum; eğitim için gerekli olan bu durumların tamamını düzelttiniz mi de ilk zili çalma hakkınızı kullandınız?  
Şayet ilçesi, ili ve ülkenin her köşesinde yukarıda saydığım sorunları çözen kim varsa lütfen bana da yazsın ve bende bu yazımdan dolayı özür dileyip, yazımı kaldıracağım.
Aksi halde o zili çalmaya kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum.
Saygıyla!
Yaşar GELER

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

13 Eylül 2024 Cuma

ŞEVKET ÇORUH




ŞEVKET ÇORUH

Marketlerde Alkol satışının yasaklanmasına ilişkin çok güzel yazı paylaşmış.

SANA NE!...

Günah da benim...
Sevap da...

Sana ne!..

Yedim mi yetim hakkı!..
Yaptım mı şerefsizlik!..
Çaldım mı?..
Çırptım mı?...
Etttim mi, kula kulluk?..

Sana ne!..

Benimle birlikte mi bekleyeceksin Araf'ta?..
Senin sırtına mı bineceğim köprüde?..

Sana ne!..

Konduysam daldan dala...
Girdiysem gönülden gönüle...
İçtiysem rakıyı, şarabı...
Bağladıysam geceyi, gündüze...

Sana ne!...

Tuttum mu kolundan seni...
Oturttum mu günah soframa...

Sana ne!..

Sen mi yanacaksın benim yerime!..
Sen mi vereceksin hesabı!..

Sana ne!..

Tamam...
Masum değilim...
Tamam...
Sen değilim...
Tamam...
Belki de deliyim...

Sana ne!..

Sor bakalım karıncaya...
Sor çiçeğe...
Sor kuşa...

İncitmiş miyim belini...
Koparmış mıyım dalını...
Kırmış mıyım kanadını!..

Sana ne!..

Sen mi doldurdun kadehimi!..
Sen mi verdin mezemi...

Sana ne!..

Arama girme Rab'bimle...
Girme...
Suç da benim...
Günah da...

Sana ne...

#ŞevketÇoruh
Alıntı

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Şiirler okudum aşka dair

Şiirler okudum aşka dair

Şiirler okudum aşka dair 
Şairler tanıdım aşk adamı 
Ve nice aşk hikayeleri dinledim 
Ferhat’ı, Kerem’i, Mecnun’ları tanıdım 
Leyla’yı acıdım, Şirin’e üzüldüm, 
Aslı ile yandım sessizce 
Ve şiirler yazdım aşk üzerine 
Aşk üzerine nice sözler söyledim 
Ama aşkı yeni tanıdım 
Yaban gülü kadar reyhan kokulu 
Yaban gülü kadar diken sarılı 
Dikeni olmayan bir gülü 
Varsa gücün büyüt büyütebilirsen.. 

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Ben doğmadan önce elektrik bulunmuş, ampül keşfedilmişti.

Ben doğmadan önce elektrik bulunmuş, ampül keşfedilmişti.


🌱
Ben doğmadan önce elektrik bulunmuş, ampül keşfedilmişti.
Yeşil bahçeli, müstakil evimizin salonunu çıplak sarı ampül aydınlatıyor, gece karanlığa döndükçe ışığı artıyordu.
Sık sık elektrik kesintilerine karşı gaz lambası büyük kurtarıcı olarak hep yedekte ve tetikte bekletiliyordu.
Akşama babam yorgun argın eve gelir yemeğini yer, çay faslı başlayınca TRT 1 in mecburiyet haberlerini izledikten sonra gizlice gider elektrik şartelini indirir eyvah elektrik kesildi diye bağırırdım.
Babam tatlı gülümsemeyle nede çok kesilir oldu elktirikler sözünü dillendirir dillendirmez gaz lambası yakılır, babamın dizinin dibinde tüm aile bağdaş kurar otururduk.
 Salonu büyük bir sessizlik kaplar, tezek dolu teneke sobanın ateşi tüm evi ısıtır ve babam beklentilerin farkında başlardı o doymadığımız hikayelerini anlatmaya.
Zamanın en hızlı geçtiği anlar babamın hikaye anlattığı anlardı,  unutmadığım hiç unutamayacağım en güzel zamanlardı.
Bir yanda anlatılan hikayeyi dinler, duygudan duyguya karışır, hayal alemine dalar bir anda hikayenin kahramanı olurdum.
Zinin memi, gerın kardeşi kullık, siyabent olurdum bir anda çocuk aklım işte sürüklenir dururdum.
Yaşadım, büyüdüm ve gördüm babamın anlattığı hikayelerdeki gerçeklerin olmadığını,  hiç olmayacağını, yıkılmayan gerçek kahramanların hikayelerde kaldığını, dürüstlüğün tozlu raflara mahkum edildiğini ve en acısı çıkarın insan vicdanını kapkara, katran bir bezle örtüğünü.
Babamın hikayeleri bana hayal kurmayı, düşlemeyi öğretmişti babamın anlatma gücü, heybeti derin bir iz bırakmıştı bende. ➿
Böyle yetişmiş böyle görmüştüm belki de babamın anlattığı hikayeler hayal ürünüydü, belkide küçük bir yüreğin yetiştirilmesi gayreti ve dersiydi.
Hiç umrumda değil ister duyduğunu anlattı diyin, olmamış yaşanmamış hayallerini dillendirdi diyin  ben babamın söylemlerini, hayallerini ilke edindim.
Kim bilir belkide babamın kahramanı benim, belkide bende başlayıp dünyaya yayılacak ben inanıyorum babamın söylemleri, hayalleri gerçek olacak.
Dünya dediğin han çıkarsız, yalansız doğru yüreklerle var olacak....

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Zaman öyle hızla akıp geçiyor ki;

Zaman öyle hızla akıp geçiyor ki;

Zaman öyle hızla akıp geçiyor ki;
Sabah derken akşam,
Akşam derken sabah oluyor.
Takvimden, her gün bir yaprak,
Ömürden ömür gidiyor.
Siz siz olun hiçbir şeyi dert etmeyin.
Ölümden gerisini boş verin.
Değmezlere, değmeyenlere üzülmeyin.
İki günlük dünyada,
Gününüzü gün edin,
Yiyin, için, gezin, eğlenin..
Sevmekten, gülmekten, hayallerinizden asla vazgeçmeyin..
Bir kere geldiniz bu hayata;
"KENDİNİZİN KIYMETİNİ BİLİN.

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

Günaydın

Günaydın
Bildiğim bütün şarkılar hüzünlü 
sen bana 
öyle bir şarkı öğret ki ;
ne yalnızlığım aklıma gelsin
ne şu hoyrat hayat...
Öyle bir ritmi olsun ki ;
nerde duysam
raks edeyim ,
sözleri öyle güzel olsun ki ;
her duyduğum da aşka geleyim...


Dünya Karslılar günü el ilanlarımız baskıya verildi

Dünya Karslılar günü  el ilanlarımız baskıya verildi

Dünya Karslılar günü için hazırladığımız el ilanlarımız baskıya verildi. El ilanlarımız hemşehrilerimiz tarafından yakında dağıtımı yapılacak. Tanıtım ve bilgi amaçlı el ilanı ve broşürlerimizde aşağıdaki bilgiler yer almaktadır, 

.

30 Ekim'in Dünya Karslılar Günü olarak ilan edilmesi, Kars'ın ve Karslıların kimliğini ve kültürünü tüm dünyaya duyurmak adına önemli bir adımdır. 

Günün Doğusu: Gazeteci yazar: Mehmet Ali Arslan, 2000 yılında yazdığı bir yazıda her şehrin özel bir güne sahip olması gerektiğini savunmuştur. Sonraki yıllarda (2014) yılında Ardahanlılar'la beraber Dünya Ardahanlılar Gününü ilan etmişti. Mehmet Ali Arslan Dünya Ardahanlılar gününün ilk kutlamasında yaptığı açıklamada "Karslı hemşehrileriminde özel bir günü olacak. Dünya Karslılar gününü de hep beraber ilan edeceğiz" demişti. Böylece Mehmet Ali Arslan'ın öncülüğünde Karslılar'da 2024 yılında kendi özel günlerini ilan etti.


Kars'ın Tanıtımı: Kars'ın eşsiz doğal güzellikleri, tarihi yapıları ve kültürel zenginlikleri dünya genelinde daha fazla tanınır hale gelir.

Karslıların Birliği: Dünyanın dört bir yanına dağılmış Karslılar, bu özel günde Yaşadıkları yerde bir araya gelerek köklerinden gelen gücü hissederler.

Evrensellik:  Dünya Karslılar Günü, tüm Karslıların 30 Ekim Günü dünyanın herhangi bir yerinde kutlayabileceği evrensel bir gündür.

Tekrarlanabilirlik: Her yıl sadece 30 Ekim'de kutlanır ve bu tarih değişmez.

Bireysel Kutlamalar: Yer, Farketmeksizin Karslılar, evlerinde, iş yerlerinde veya arkadaşlarıyla bir araya gelerek özel günlerini kutlarlar,bunun birlikte şahıslar'da güne özel etkinlikler düzenleyebilir.

Toplu Etkinlikler: Karslıların Yaşadığı yerlerde Karslıların Talebi üzerine Kamu ve özel Kurumlar,Dernekler, vakıflar ve belediyeler tarafından konserler, sergiler, paneller gibi etkinlikler düzenlenir.

Kültürel Etkinlikler: Karslıların Yaşadığı Yerlerde, Kamu, Özel Kurumlar ve şahıslar güne özel Konserler, tiyatro oyunları, geleneksel dans gösterileri gibi etkinlikler düzenlenir.

Toplantılar: Karslıların Yaşadığı yerlerde talep ve uygunluğu haline  dernekler ve vakıflar tarafından güne özel toplantılar veya etkinlikler düzenlenir.

Yöresel Lezzetler: Dünya Karslılar gününde güne özel yapılan etkinliklerde yöresel lezzetler de tanıtılır. Bunun yanısıra. Radyo Televizyon İnternet gibi iletişim araçlarından"da yörenin Mutfağı tanıtılır.

Sosyal Medya: 30 Ekim Dünya Karslılar günü Karslıların bayramı ve özel günleridir. Bu günde sosyal medyada paylaşımlar yapılarak farkındalık yaratılır.Bununla birlikte internet, Radyo, TV, Gazete, ve Diğer iletişim araçlarında karslı arkadaşınıza kutlama mesajı yayınlatabilir,özel mesaj yolayabilisiniz. 


12 Eylül 2024 Perşembe

Nevzat Bahtiyar tutuklandı, şüpheliler bugün adliyeye çıkarılacak




Diyarbakır Valiliği'nde basın açıklaması yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Çarşamba günü yaptığı açıklamada gözaltında bulunan şüphelilerin Perşembe günü adliyeye çıkarılacağını söyledi

Mehmet Ali Arslan - internete ilk alemde tek- imparator Gazetesi +kral gazetesi + Name Gazetesi ortak yayın

8 Eylül 2024 Pazar

Dünya Karslılar Günü ve Kars Tarihi

Dünya Karslılar Günü ve Kars Tarihi

Dünya Karslılar Günü ve Kars

Kars (Ermenice: Կարս veya Ղարս Gars, Azerice: Qars, Kürtçe: Qers, Rusça: Карс Kars)
Kars, geçmişte Bagratlı Krallığı ve Cenub-u Garbi Kafkas Hükümeti  (Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti) başkentlik yapmış bir sınır şehridir. Bu özelliği ile Türkiye'de herhangi bir ülkeye başkentlik yapmış ender şehirlerden birisidir.

Kars Doğu ile Batı arasında sınırda yer alan ve Anadolu’ya açılan bir kapı olarak görüldüğü için, Urartular, Selçuklular, Ermeniler ve Osmanlılar döneminden beri ismi de kapı anlamına gelen Kars olmuş.
Kars aslında bir ‘Serhat Kenti’. Sınırda  stratejik konumu sebebi ile sürekli savaşlar görmüş. 1200 – 1450 yılları arasında Moğollar, 1600 – 1700 yılları arasında İran – Sasani, 1800’lerin başında ve ortasında Rusların saldırısına uğramış. Bu sebeple hep bir asker kenti, paşalar şehri olmuş.
Hatta çektiği bütün acılar ve zulümlar sebebi ile ilk ‘Gazi’ ünvanı alan ve madalyası olan kentimiz Kars olmuş. Kars geçirdiği tüm savaşlara, depremlere, yangınlara ve yağmalara direnerek bu zor günleri geride bırakmış, geçmişini kültürünün bir parçası yapmayı başarmış buna ek olarak Dünya Karslılar günü gibi yeni kültürler edinmiş.


Artık karslıların özel bir günü ve Bayramı var 30 Ekim Dünya Karslılar günü


2000 yılında kaleme aldığıı makalesinde her şehrin  özel bir günü olmalı diyen Gazeteci yazar Mehmet Ali Arslan, 2014 yılında  Ardahanlılarla beraber  Dünya Ardahanlılar Gününü ilan etmişti. 2014 yılında ilan edilen Ardahanlılar gününde karslı hemşehrileriminde özel bir dünya günü olacak demişti. Ve böylece Dünya Karslılar Günü Temelide atılmıştı. Bu konuda zaman zaman Karslılar la görüşüp fikir alışverişinde bulunan Mehmet Ali Arslan .Karslılarla birlikte günün projesini hazırladı ve Dünya Karslılar günü 2024 yılında ilan edildi.  Dünya Karslılar günü  her sene 30 Ekim Günü  kutlanılıyor.


Dünya Karslılar Günü ve Diğer Kars Günleri Arasındaki Fark nedir?


30 Ekim Dünya Karslılar Günü karslılarca Dünya genelinde kutlanan özel bir gündür. Dünya Karslılar günü etkinlikler yapılmadanda kutlanabilmektedir, örneğin 30 ekimde karslı arkadaşınıza bir kutlama mesajı atarak veya bir hediye alarak özel gününü kutlayabilirsiniz,
Dünya Karslılar Günü yılda bir sefer sadece 30 Ekim'de kutlanılır.
Ancak Karslılar, özelikle dernekler tarihleri değişken olmakla beraber çeşitli etkinlikler yapıyor. Örneğin: Karslılar günü, kars tanıtım günleri, kars kermes günü, kars festival günü, Karslılar buluşma günü, gibi etkinlikler. Dünya Karslılar günü evrenseldir ve her yıl sadece 30 Ekim'de kutlanılır. 


Dünya Karslılar günü nerede nasıl kutlanır? 


2024 yılında ilan edilen Dünya Karslılar Günü, Karslıların bireysel olarakta kutladığı bir bayram günüdür ,Karslılar Her sene 30 Ekim'de Dünya Karslılar Gününü istediği yerde kutluyor,  Evinde, iş yeri veya Güne özel Düzenlenen Bir Etkinlikte, Kamu Kurumları Dernekler ve şahıslar güne özel etkinlikler'de Düzenlemektedir,