Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog
İkinci bir kalbin var. Ve her gün onu görmezden geliyorsun
Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

12 yıldır şampiyon'luk hasreti çeken Fenerbahçe Taraftarı Ali Koç ve Yönetimi İstifaya Davet Etti #Fenerbahçe
12 yıldır şampiyonluk hasreti çeken Fenerbahçe'de taraftarlar ve kongre üyeleri, Konyaspor maçı öncesinde Şaşkınbakkal'dan Ülker Stadyumu'na bir yürüyüş düzenleyerek Başkan Ali Koç ve yönetim kurulunu istifaya çağırdı.
Uzun süredir devam eden şampiyonluk özlemiyle gerilen sarı-lacivertli camiada, Ali Koç yönetimine karşı tepkiler giderek büyüyor. Özellikle son yıllarda yaşanan başarısızlıklar ve bu sezonda da şampiyonluk yarışında yaşanan kritik puan kayıpları, taraftarların sabrını taşırdı.
Konyaspor maçı öncesi bir araya gelen Fenerbahçe taraftarı, "Yönetim istifa!" ve "Ali Koç istifa!" sloganlarıyla Kadıköy sokaklarını inletti. Yürüyüş boyunca meşaleler yakıp tezahüratlar yapan taraftarlar, Ülker Stadyumu'na kadar coşkulu bir şekilde ilerledi. Stadyum çevresinde de devam eden protestolarda, Ali Koç ve yönetim kurulu aleyhine sert söylemler dile getirildi
Taraftarlar, takımın içinde bulunduğu durumdan yönetimi sorumlu tutarken, köklü değişiklikler yapılmadığı takdirde bu durumun daha da kötüleşeceğini ifade etti. Özellikle 12 yıllık şampiyonluk hasretinin bitmemesi, taraftarların en büyük hayal kırıklığı ve tepki sebebi olarak öne çıkıyor.
Bu yürüyüş ve protestoların, Fenerbahçe yönetimi üzerinde nasıl bir etki yaratacağı ve kulübün geleceği açısından ne gibi sonuçlar doğuracağı merakla bekleniyor
Suratın asıksa “nazar değmiş” derler, “huyun değişmiş” derler, belki de “bir şey olmuş” derler.
Ama kimse demez ki:
“Canı istememiştir.”
Kadına biçilen en tehlikeli rollerden biri, “her şeye rağmen gülümseyen” olmaktır.
Üzülsen olmaz, yorulsan ayıp.
Öfkelensen zaten “fazla” olursun.
Ama gülümsersen… Herkes rahatlar.
Çünkü senin gülüşün, başkalarının konforu için vardır.
Toplum senden güler yüz bekler ama seni gerçekten güldüren şeylerle ilgilenmez.
O gülümsemenin ardında bastırılmış öfken, uykusuz gecelerin, incinmişliğin var mı, merak eden çıkmaz.
Yeter ki “nazik”, “neşeli”, “uyumlu” ol.
Yani… Dişini sık ve sus.
Ama biz artık susmuyoruz.
Gülümsemek bir mecburiyet değil, bir seçimdir.
Ve bazen, en güçlü duruş; surat asmak, geri çekilmek, içimize dönmektir.
Kadının gülüşü bir armağandır ama kimseye borç değildir.
O yüzden buradan söylüyorum:
KADIN, GÜLÜMSE AMA SADECE İÇİNDEN GELİYORSA.
Yoksa bırak, somurt.
Çünkü sen duygularını bastırmakla değil, onları yaşamakla özgürleşeceksin.
İçinden geldiğinde gülümseyen tüm kadınlara;
Kucak dolusu sevgilerimle …
Gülşah YILMAZ


