16 Nisan 2025 Çarşamba

Servetini Fakirlere Veren Adam



Servetini Fakirlere Veren Adam

Fakir değil, dilenci değil, evsiz değil.. Bu dünya edebiyat devi Lev Tolstoy!

Büyük topraklara ve büyük servete sahip Rusya'nın soylularından biriydi. Tüm servetini fakirlere, muhtaçlara ve evsizlere verdi.

- ''Bana dinden çok bahsetme, davranışlarında dini göreyim.''

- ''Acı hissediyorsan canlısındır ama başkalarının acısını hissediyorsan insansın.''

Fotoğraf:

Lev Tolstoy ( 1828 - 1910 ) and Maxim Gorky ( 1868 - 1936 )



Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

27 Mart 2025 Perşembe

Milli Takım 1959


Milli Takım 1959

10 Mayıs 1959 tarihinde İnönü Stadı’nda oynanan özel maçta Hollanda ile golsüz berabere kalan A Milli Takım. Bu tarihte Ay-yıldızlı ekibin teknik direktörlüğünü İtalyan Leandro Remondini yapıyordu.

Soldan sağa
Ayaktakiler: Metin Oktay (Galatasaray), Özcan Arkoç (Fenerbahçe), Hilmi Kiremitçi (Vefa), Mustafa Ertan (Muhafızgücü), İsmail Kurt (Galatasaray), Can Bartu (Fenerbahçe), Lefter Küçükandonyadis (Fenerbahçe).

Oturanlar: Mustafa Güven (Fenerbahçe), Basri Dirimlili (Fenerbahçe), Ahmet Berman (Beşiktaş), Naci Erdem (Fenerbahçe).



Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

Psikoloğa Giden Bir Adam fıkrası




Psikoloğa Giden Bir Adam;
''Geceleri uyuyamıyorum efendim’’ demiş...
Sürekli yatağın altında biri var gibi geliyor, yatağın altına girip orda uyumayı deniyorum...
Bu defa da yatağın üstünde biri var gibi geliyor..!

Adamı dikkatle dinleyen psikolog; ''Hallederiz bu saplantıyı’’ Demiş...
Bana haftada iki kere geleceksin.
''6 Aylık bir tedavi sonunda sizi iyileştireceğimi umuyorum.’’
Peki her viziteye ne kadar ödeyecem?
Her vizite 200 TL, 
Buna göre 6 Ayda 9600 TL ödeyeceksin...

Adam peki deyip gitmiş, gidiş o gidiş!

Psikolog;
''Bir kaç ay sonra adama sokakta rastlamış...’’
Ne oldu hastalığınız diye sormuş?
10 TL ye hallettim!
Psikolog şaşkın bir ifadeyle;
Nasıl oldu diye sormuş?
Adam;
Sizden çıktıktan sonra, ilerde ki kafeye oturdum.
Çay söyleyip kara kara düşünürken; yan masada bir amca gördüm...
Ona uzun uzun hastalığımı anlattım!

''Karyolanın bacaklarını kes dedi...’’
- Kestim!
Mesele halloldu..



Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

26 Mart 2025 Çarşamba

Kars Gazetesi

Kars Gazetesi

Mehmet Ali Arslan Yayınları bünyesinde yayın yapan Karsın ilk internet gazetesi olan Kars Gazetesi yeni web sayfasına taşındı okumak için tıklayın

Gazetenin yeni internet adresi





Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

Ardahan Gazetesi

Ardahan Gazetesi


Mehmet Ali Arslan Yayınları bünyesinde yayın yapan Ardahanın ilk internet gazetesi olan Ardahan Gazetesi yeni web sayfasına taşındı okumak için tıklayın

Gazetenin yeni internet adresi


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

22 Mart 2025 Cumartesi

İPSİZ DEVE





İPSİZ DEVE

Güneş batmak üzereydi ve kervan geceyi çölde geçirmek için hazırlandı. Develerin başındaki çocuk rehbere yaklaşıp: "Efendim bir sorunumuz var" dedi. Toplam 20 deve var ama benim sadece 19 tane ipim var.

Rehber, genç adamı rahatlatmak istedi: Merak etmeyin, develer pek akıllı değildir. Serbest olana yaklaşın ve onu bağlıyormuş gibi yapın. Sanki boynuna ve bacaklarına gerçekten bir ip geçirmişsiniz gibi ve orada sabit kalacağını göreceksiniz.

Çocuk, onun tavsiyesine uydu ve ertesi sabah kervan tekrar yola çıktığında, develerin hepsi tek sıra halinde ilerlemeye başladı, biri hariç.

Çocuk: Efendim, bu sabah yürümek istemeyen hayvanlardan biri var.

Rehber sordu: İpsiz kalan mı? Devam et ve çözüyormuş gibi yap, yoksa hala bağlı olduğunu düşünecek. Rehber, bu yüzden yürümek istemediğini açıkladı. Hemen ardından deve, çözüldüğüne inanarak yürümeye başladı...

Aynı şey birçok insanın başına gelir, onlar ipsiz bağlanmış develerdir, çünkü sınırları gerçekler değil, kendi zihinlerimiz ve inançlarımız belirler.
Cenk Cengiz


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

21 Mart 2025 Cuma

Mike Tyson İki Hırsıza Asla Unutamayacakları Bir Ders Verdi




1991'de Mike Tyson İki Hırsıza Asla Unutamayacakları Bir Ders Verdi:
1991'de Mike Tyson, New York'ta bir sokakta yürürken kaldırımda oturan ve soğuktan titreyen yaşlı bir evsiz adam gördü. Tyson tereddüt etmeden cebine uzandı ve ona biraz para uzattı. Yaşlı adamın gözleri minnettarlıkla doldu.
Ancak Tyson gitmek üzere arkasını döndüğünde, yakınlarda gizlenen iki adam koşarak gelip yaşlı adamın elinden parayı kapmaya çalıştı.
Tyson döndü ve göz açıp kapayıncaya kadar, BOOM! BOOM! İmza yumruklarından ikisi, hırsız adaylarını canlarını kurtarmak için çırpınmaya sevk etti. Üçüncü bir tane olup olmadığını görmek için etrafta durmadılar.
Tyson daha sonra eğildi, parayı aldı ve yaşlı adama geri verdi.  Sert ama nazik bir sesle, ""Bugün kimse senin olanı alamaz."" dedi. 

Ringin dışında bile, Iron Mike hala            yenilmemişti.

Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

17 Mart 2025 Pazartesi

ORDULU YAZAR BİROL ÖZTÜRK YAREN’İ KALEME ALDI




ORDULU YAZAR BİROL ÖZTÜRK YAREN’İ KALEME ALDI 

BALIKÇI VE YAREN

Leylekler yirmi ila otuz yıl arası ömür sürermiş, hatta bu kimi cinslerde kırk yıla kadar varabiliyormuş…

Deme öyle “çok yaşayan yüze kadar yaşıyor, topraklar başıma” diye… 

Leyleğin ömrü kadar güzel ve anlamlı olsun ömrümüz… Anlamını ve güzelini de düşün biraz, her şeyi yazdırma… 

Balıkçı Ahmet “Yaren” vermiş kayığının adını, yazmış da böğrüne doğru “YAREN” diye. 

Yaren, tam on dört yıldır yoldaş olmuş balıkçıya ve her sene aynı günlerde gelip konuyor kayının burnuna. Yaren, bağrı ak, gagası bebe pembesi, kanatları az kara, mucize gibi bir leylek… Yaren; dost, yakın, arkadaş, yoldaş, candaş… 

Balıkçıya desen ki “anlat Yaren’i” ayırt edici hiçbir özelliğini bilmiyor, ifade edemiyor ama Yaren onu, o Yaren’i hissediyor. 

Hissetmek! 

Hissederek bilmek ve yoldaş, candaş olmak! Ulan, nasıl da unutmuşuz o hissi! 

Teşekkürler hayat! 

Teşekkürler Balıkçı! 

Teşekkürler Yaren! 

Yeşillere ve allara, uzaklara ve yakınlara, sevdaya ve sevgiye, iyiliğe ve merhamete, bahara ve yaza, cemreye ve çiçeğe, toprağa ve suya, rüzgâra ve dalgaya, bir kılıçbalığının hikâyesine, şiire ve gazele, öyküye ve bahara… Nice nicelerine feyz olasın “Balıkçı ve Yaren”! 

Ey hayat! 

Bize masmavi bir gökyüzü borçlusun, bu kadar muazzam ve imkansız hikâyeler yarattığımız için… 



Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

5 Mart 2025 Çarşamba

küflü peynir ve Kanuni Sultan Süleyman



Kanuni Sultan Süleyman sefere çıkmadan önce, saray hekimlerine askerlerin seferde iken salgın hastalıklardan hasta olmamaları için ne yapmak gerektiğini sorardı. 
Hekimler ise , kuvvetli bir ilaçtan bahsettiler .
Sultanın da hoşuna giden bu ilaç penisilin ilaç idi. 
Hemen saray aşçılarına ferman gönderilir ve askerlere her öğün, küflü peynir verilmesi söylenirdi. 
Evet , yanlış duymadınız... atalarımızın, dedelerimizin , toprak altın da muhafaza ederek küp içinde muhafaza ettikleri , küflü peynir koruyucu aşıdır.
Içinde ki probiyotik bakteriler , bağırsak florasını kuvvetlendirir ve iç organların ömrünü uzatır. 
O zaman şartlarında bir sefer yaklaşık 2 sene sürerdi. 
Asker 6 ay yürüyerek gider ve 6 ay yürüyerek geri dönerdi..tozun toprağın havaya kalktığı, tuvalet ve banyo ihtiyacının zor karşılandığı bu sağlıksız şartlar altında , düşman askerleri telef olurdu. Salgın hastalıktan toplu asker ölümleri olurdu. 
Ancak Osmanlı askerleri bu salgından etkilenmez , basit bir grip gibi atlatırlardı .. 
Sebebi ise sefere çıkmadan önce yemeye başladıkları küflü gömme peynirdi ...
Ne güzel bir ilaç, ne güzel bir gıda.. 
Içinde ne prospektüsü var , ne de son kullanma ve üretim tarihi var ..
Herkes bu aşıyı evinde kolaylıkla üretebilir. 
Herkesin evinde bulunur ..
Vücudumuzda ki hastalıkların sebebinin %70 bağırsak florasının bozulması ile olduğunu hepimiz biliriz... 
Bağırsak da ki faydalı bakterileri :
Küflü peynir 
Kefir 
Ekşi Maya
Ev yapımı yoğurt ile çoğaltabiliriz.

Bizi savaş meydanın da yenemeyen düşmanlarımız, gıdalarımızı değiştirerek yenmeye çalışıyor..
7 den 70'e hasta bir millet olduk ..
Tekrar eski sağlığımıza kavuşabilmemiz için köylülerden doğal gıda üretmelerini talep etmeliyiz ..
Avm 'de Bir fincan çaya 15 tl ödeyip , pazarda ki köylünün ürünü için pazarlık yapmamalıyız..
Domates yetiştirmeyen bir kişi domatesin zahmetini bilmez ... saksılarda tarihi eser gibi seveceğimize , köylüyü bireysel olarak teşvik ve onore etmeliyiz ..
Doğal yiyecek bulduğunuz da asla pazarlık yapmayın..
Ahir zaman da yapacağımız en güzel yatırım salih amel ve gerçek gıdadır...
Gerçek peynir bulunca altın bulmuş gibi sevinin ve hemen alıp yiyin ...
Ortokdoks tıbbi penisilin iğneyi 1940 da bulunca, altın bulmuş gibi sevinmiş garibim ...
Bizim şanlı ecdadımız 400 yıl önce bulmuş ve uygulamıştır. 
Eskiye dair , atalarımız her ne yemiş ise , bizde onları yiyelim.


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog