10 Eylül 2023 Pazar

Prof. Dr. Celal Şengör İstanbul’dan neden taşınma kararı aldığını açıkladı



Deprem uzmanı Prof. Dr. Celal Şengör İstanbul’dan neden taşınma kararı aldığını youtube'de açıkladı. Şengör, olası bir depremde yıkımlar nedeniyle İstanbul’un kilitleneceğini, yangınlar çıkacağını ve kenti terk etmenin mümkün olmayacağını belirterek bu nedenle taşınma kararı aldığını söyledi



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

ARDAHAN HOÇVAN STARINI SEÇİYOR

Hoçvan hoçfed




*DUYURU* 

HOÇVAN STARINI SEÇİYOR!                                                                
HOÇVAN DERNEKLERİ FEDERASYONU
Hoç-Fed bünyesinde amaçladığımız eğitimler arasında sanat olmazsa olmazlarımızdan bu defa Tiyatro ve sinema diyoruz…
 
Biliyoruz ki; Hoçvan halkı, sanatla barışık, sanat sever ve sanatçılara değer veren bir halk. 
Biz de Hoç-Fed olarak bu duygu ve düşünceye destek vermek, faydalı olabilmek adına eğitimler başlatıyoruz… Eğitimlerimiz profesyonele eğitmenler ve yazarlar eşliğinde sürdürülecektir. 

Kayıtlar sonrasında talipler arasında seçmeler yapılacak en uygun görünen yetenekler seçilip kendilerine belki de çok iyi bir gelecek sağlayabilmek için emek verilecek en iyi tiyatro ve sinema oyuncusu olarak bizi temsil edebilir. 

Kursiyer öğrencilerimizden hiçbir şekilde hiçbir ücret talep edilmeyecek açık büfe kantin öğrencilerin hizmetlerine sunulup katılacakları etkinliklerde de kursiyer örencilerden herhangi bir ücret talep edilmeyecek ve gidip gelmeleri konusunda da ulaşım noktasında kendilerine destek sağlanacaktır… 

Gelin sizde bize el verin birlik olalım.  

YAŞ SINIRLAMASI 15 YAŞ VE ÜSTÜ.
 
Hoç-Fed Yönetim Kurulu Adına 
            Genel Başkan 
            Ayhan ÖZTÜRK
                                            
İRTİBAT: 02123020575  
İRTİBAT: 05465967675



ADRES: Yenikent mahallesi Gaziosmanpaşa caddesi Numara 4 Esenyurt/ İstanbul 

NOT: Kayıtlar 15/09/2023 - 15/10/2023 Tarihler arası alınacaktır.

ARDAHAN NAME GAZETESİ


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Ardahan'da Deniz Bisikleti Hizmeti



Ardahan Belediyesi, turizmi canlandırmak amacıyla Kura Nehri'nde deniz bisikleti hizmeti vermeye başladı. Nehir çevresinde yapılan düzenlemelerle turistlerin bölgeye ilgi göstermesi bekleniyor

Ardahan Name Gazetesi


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

9 Eylül 2023 Cumartesi

Fas'ta deprem Binlerce ölü var

Fas'ta deprem Binlerce ölü var
Fas'ta, 6,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem Merkez üssü Marakeş olarak kaydedildi. Son açıklamaya göre ölü sayısı 1300'e yükseldi. Kurtarma çalışmaları devam ederken her Geçen dakikada ölü ve Yaralı sayısı artıyor


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

6 Eylül 2023 Çarşamba

14 Ağustos 2023 Pazartesi

İtibardan tasarruf etmeyelim

İtibardan tasarruf etmeyelim
İtibardan tasarruf etmeyelim
Evet, haklısınız itibardan tasarruf olmaz ve etmeyelim. Hiç kimsenin itibarından tasarruf etmeyelim. Çünkü, bu ülkede yaşayan her birey çok ama çok değerlidir. Her bireyin ayrı bir itibarı ve onuru vardır. Ne onurlarını kıralım ne de itibarlarını zedeleyelim.
Ben de katılıyorum bu söze. ”İtibardan tasarruf olmaz ve itibardan tasarruf etmeye kalkmayalım.” Ancak, bu söz sadece devletin üst kademesi için değil tüm kademesi için geçerli olmalı
Devletin Yönetim kademeleri vardır.
Cumhurbaşkanlığı, meclis, hükümet/bakanlar ve devletin ana omurgasını oluşturan memurlar.
Bana göre itibar, kadrolarda olur. Kadrolarda yer alıp devleti temsil eden herkesin itibarı olmalıdır.
En alt kademesinden, en üst kademesine kadar tüm devlet memurlarının ve onları emeklilerinin itibarı eşit olmalıdır. Çünkü, hepsi devleti temsilen görev yapar ve sonunda görevlerini bırakırlar.
Şimdi bakalım kim neden tasarruf edemez?
Mesela, öğretmen itibarından tasarruf edemez. Çünkü, öğretmen geleceğin rol modelidir. Peki, öğretmenin emeklisi itibarından tasarruf edebilir mi? tabi ki edemez. Her ne kadar emekli olsa da toplumun içinde bulunduğu sürece hocam ya da öğretmenim diye hitap devam eder. Peki, kırk beş yıl devlete çalışmış ve şu an asgari ücrete yakın bir maaş öğretmenin ya da hemşirenin itibarı sizi hiç mi ilgilendirmiyor? Bu meslekler devletin asli unsurları değil midir?
Bunun meslek olarak örneklerini çoğaltabiliriz. Ancak, ben diğer mesleklerin itibarı için ayrı ayrı değinmeyeceğim. Ama, genel olarak bir niteleme yapacağım.
Örneğin, yedi bin beş yüz lira alarak geçinmeye değil yaşamaya çalışan emekli bir vatandaşın mağduriyeti itibardan tasarruf gerektirecek bir durum mudur?
Yoksullukla mücadele ederek zor şartlarda yaşamaya çalışan, devletin bağladığı birkaç lira ile geçinmeye değil yaşamaya çalışan bir vatandaşın durumu itibardan tasarrufu gerektirecek bir durum mu?
Ülkede yaklaşık beş milyona yakın ailenin en doğal ihtiyacı olan makarna vb. yiyecekler ile kömür yardımı almasının itibardan tasarruf olmayacağı fikrini geliştirmesi gerekmez mi?
Bütün bu itibardan tasarruf olmayacağı konusu iç ve dış düşmanlara karşı ülkenin itibarını yerle bir etmiş olabileceği ve onlara karşı itibarsızlaşmış olabileceğimiz fikrini düşünen olmaz mı?
Ülkede ekmeğe, soğana, patatese, ete, süte, peynire ulaşamıyor olması ülkemizin genel itibarını zedeleyici bir durum değil midir?
Ev kirasını ödeyemediği için ev sahiplerinin saldırılarına uğranmış olması itibarımızı zedelemiyor mu?
Zar zor geçinmeye hatta yaşamaya çalışan yaklaşık on altı milyon emekli insanın devletin isteği ile verilmiş altmış beş yaş üstü ücretsiz ulaşım kartlarının iptal edilerek onları evlerine mahkûm etmek itibardan tasarrufun anlamsızlaşmış olduğunu açıklamıyor mu?
Devletin çalışan memurlarına belli bir oranda zam yapılıp, yasaya göre emeklilerinin de aynı şekilde yararlandırılması gerekirken, emeklilerin adeta açlığa mahkûm edilmesi ve şehirlerden ücra köy ortamlarına gönderilmesi gibi algılanan bir düşüncenin devletin itibarını zedeleyeceği fikri aklınız gelmiyor mu?
Devletin üst düzey kadrolarında itibardan tasarruf olmazken, devletin icra ve yönetim kadrolarının ana omurgasını oluşturan yaklaşık yedi milyona yakın çalışan devlet memurlarının ve yaklaşık aynı orana sahip emeklilerinin onuru ve itibarı kimseyi ilgilendirmez mi? 
Şayet illa da “İtibardan tasarruf olmaz.” diyorsanız; ülkenin tüm kadrolarına eşit yaklaşın ki, hem vatandaşın hem sizin hem de devletin itibarını zedelemeden daha çok koruyabilelim.
Yaşar GELER


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

30 Temmuz 2023 Pazar

Fenerbahçe 5 Yıldız Haberi

Fenerbahçe 5 Yıldız"dan Vazgeçti, Şampiyon olmak istiyoruz 


Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu'nun Temmuz ayı olağan toplantısında konuşan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç bu sene Allahın izniyle şampiyon olacağız dedi.  5 yıldız Konusunada değinen Başkan Koç  5 yıldızlı formayla maçlara çıkma kararlarını değiştirdiklerini söyledi. Koç,1959 yılı şampiyonluklarına dair Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) aldığı kamisyon kararı nedeniyle 5 yıldızlı formayı ertelediklerini söyledi, 



Fenerbahçe 3 -  5 yıldız 







Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Cankurtaran'daki Erol Taş Kahvesi artık yok...

Cankurtaran'daki Erol Taş Kahvesi artık yok...

Cankurtaran'daki Erol Taş Kahvesi artık yok...

Nasıl oldu da kapandı, neden sahip çıkılamadı gibi konulara girmeden yolumuza devam edelim. Zaten belki de çay ocağının, başında Erol Taş olmadan yaşaması mümkün değildi.

Kahvecilik, Taş ailesinin hayatında sinemadan eski. Hatta yeğeni Nevin Taş'ın gazeteci Murat Eğilmez'le yaptığı söyleşideki anlatımıyla, 1957'de profesyonel olarak rol aldığı ilk filmin teklifini de kahvede alıyor Erol Taş.. "Amcam kabul etmiyor, kendisinden beş yaş büyük olan babam Halil Taş'ın zorlamasıyla 'Tamam' diyor. Deyiş o deyiş, ta ki yaşlanıp şeker hastalığından ayağının kesildiği güne kadar film setlerinde geçiyor hayatı. Kahveyi de babam işletiyor bu arada..."

Erol Taş'ın kahvesi sadece Cankurtaran halkının değil, ünlülerin de uğrak yeri tabii ki. Cüneyt Arkın'dan Kadir Savun'a, Metin Erksan'dan Tarık Akan'a kahveye gelmeyen yok. Ziyaretçiler sadece Yeşilçam'ın önemli isimleri değil. Hem Nevin Taş'ın hem de kahvenin müdavimlerinden esnaf Okan Asart'ın tanıklıklarına göre dönemin sağcı gençleri ve Mehmet Ali Ağca, Oral Çelik gibi ülkücüler de sıklıkla geliyor mekana... Erol Taş ülkücü düşüncelere ve kesime yakın bir isim. Hatta denilir ki kahvehane bir dönem, bu Ülkücülerin "emanetlerinin zulası" da oluyor. Ve yine aktarılanlara göre, Abdi İpekçi cinayetinden sonra emanet zulalamaya son verip, bu ülkücüleri de kahveden kovuyor Erol Taş...

İşçilikten boksörlüğe, oradan da 600'e yakın filmde rol almaya uzanan hayat hikayesinde, Erol Taş'ın kahvesi özellikle Yeşilçam'ın krize girdiği 70'li yıllarda basının daha çok ilgisini çekiyor. Bu ilgi biraz da bunca filmde rol alan ve özellikle "kötü adam" rolleriyle anılan bir aktörün "düştüğü" durum. Ne de olsa basınımız "düşüş hikayelerinden" hoşlanıyor..
9 Aralık 1977 tarihli "Hey" dergisindeki Yaşar Erşangil imzalı haberin başlığı şöyle: "Erol Taş kahvesinde sinemayla içiçe yaşıyor." Mekanın anlatılmasıyla başlıyor haber: "Cankurtaran'da bir kahve. Çay ocağının üstünde büyük bir pano. Neyin resmi bu? Sorunun cevabı hemen geliyor: O günlerde hasılat rekorları kıran 'Star Wars' filminden bir resim var duvardaki panoda. Bir başka duvara ise 'Susuz Yaz' filminin finalinde Erol Taş'ın gözü açık cesedinin derede sürüklendiği sahne resmedilmiş..."

Habere göre Erol Taş, o günlerde zorlu bir oyun oynuyor gerçek yaşamında, hatta bu oyuna bir de isim verilmiş: "Madalyonun İki Yüzü"... Mesleğiyle bir yandan övünüyor, bir yandan yeriniyor. 
Erol Taş bu haberin yayımlanmasından üç yıl önce Yeşilçam Sokağı'nda bir yazıhaneye gidecekken bir adamın arkadaşına, "A bak, Erol Taş bu, bak!" dediğini duymuş. Diğeri ise şöyle cevap vermiş: "Boş ver yahu... Artistten çok ne var bizde. Adamlar seks filmi yapmaktan başka şey bilmiyorlar." 
İşte bu konuşmayı duyduktan sonra zorunlu haller dışında Yeşilçam'a uğramaz olmuş Erol Taş. Bu durum, madalyonun yerinme tarafı... 
Peki madalyonun övünme tarafı ne?  O da Taş'ın sinemaya olan aşkı. O günlerde sinema emekçileri arasında birlik ve beraberlik havasının doğuşundan, herkesin "sen-ben" kavgasını bırakıp dayanışmasından son derece memnun. Şöyle diyor:
"Bizim arkadaşların çoğu, sadece ülke çapında değil, dünya çapında büyük kabiliyetlerdir. Ama çoğu bugüne kadar bu kabiliyetin tamamını sergileme olanağı bulamamışlardır. Neden? Bunun cevabı uzun. Sansürden, film konularının birbirine benzerliğine kadar çok şey söylenir bu konuda. Ama ben umutluyum. Son günlerde aramızda birlik, beraberlik var. Bu, sinemamızı ileriye götürecek.."
1977, Yeşilçam açısından önemli bir yıl. 400'ü aşkın sinema emekçisinin sosyal güvenceler, sansür gibi sorunlarını dile getirmek için İstanbul'dan Ankara'ya üç günlük yürüyüş eylemi gerçekleştirdikleri yıl... Ne yazık ki o birlik duygusuyla kazanılan haklar, çok geçmeden 12 Eylül cuntasının uygulamalarıyla eriyip gidecek.. 1980 sonrası bambaşka bir serüven başlayacak sinemamızda.. 

Erol Taş da ekmeğini daha çok dizilerde oynayarak kazanacak.. 
Ruhat Mengi, 1990 yılında TRT için yaptığı röportajda, "Siz aktör kahveci misiniz, kahveci aktör müsünüz?" diye soruyor. Yani derdimiz yine Erol Taş'ın kahvehanesi... Taş bu soruyu kahvehaneye gelen müşterilerle kurduğu "kuyumcu titizliğindeki" ilişkiye bağlıyor ve bunun da bir sanat olduğunu söylüyor. 

Sonraki soru aradan geçen yıllara rağmen değişmiyor: "Sinemanın girdiği darboğazda, kahvecilik size ekonomik bir ferahlık sağlıyor mu?" Bu soruya içtenlikle, "Hiç değilse mutfak masrafımı sağlıyor, geçimimi sağlıyorum. Sinemayı bırakmış değilim ama gelen teklifleri senaryoları okuyarak değerlendiriyorum" diye cevap veriyor Erol Taş... Sonra, geçirdiği rahatsızlık ve bu süreçte seyircilerin ona gösterdiği ilgi sorulunca koca Erol Taş'ın gözleri doluyor, sesi çatallanıyor. O dönemde "İz Peşinde" dizisinin başrollerinden Başkomiser Ahmet'e hayat veriyor ve sağlığına kavuşur kavuşmaz sete dönüşünü de gururla anlatıyor.. 

Çoğu kişi bilir; o meşhur hikayede kötü adamlığı yüzünden kendisine taş atanlara "Atın, atın... Siz bana taş değil, ekmek atıyorsunuz" der Erol Taş. Filmlerden ve kahvesinden kazanır ekmek parasını. 8 Kasım 1998'de son bulur. Onun adıyla bir süre direnen kahvenin hayatı da son bulur yıllar içinde. Geriye mücadeleyle dolu bir hayatın izleri ve o meşhur "kötü adam kahkahası" kalır sadece..  

YEKTA KOPAN, "Çaylar, Kahveler Erol Taş'tan"
(Alıntı) 


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

26 Temmuz 2023 Çarşamba

İstanbul da Halk Ekmek 5 Lira oldu

İstanbul da Halk Ekmek 5 Lira oldu
İstanbul halk ekmek 5 TL oldu 
Daha önce 3 lira olan halk ekmeği 
 27 Temmuz 2023 'dan itibaren geçerli olacak 

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

23 Temmuz 2023 Pazar