9 Temmuz 2026 Perşembe

Suç mu, Yoksa Suçlu mu?

Suç mu, Yoksa Suçlu mu?

Rusya’nın ücra bir köyünde, demiryolu raylarının vidalarını sökerken yakalanan bir köylü sorgu odasındaydı.

Müfettiş öfkeyle sordu:

— "Binlerce insanın canına kastettiğinin farkında mısın? Neden söküyorsun o vidaları?"

Köylü mahcupça boynunu büktü:

— "Sadece bir vida beyim... Oltama ağırlık yapması için kurşun lazım, para yok. Ben kimseye zarar vermem ki! Hem tüm köy böyle yapar; bir vidayı sökeriz, birini bırakırız. Büyüklerimizden duyduk; yük dağılırmış, tren devrilmezmiş."

Müfettiş dehşetle bağırdı:

— "Delilik bu! Muhtar görmüyor mu bunu?"

Köylü güldü:

— "Görmez olur mu beyim? Karakolun ve kendi evinin kapı kilitlerini bile bu vidalardan yaptırdı. Bedava sonuçta..."

Müfettiş ne yapacağını şaşırarak son bir koz oynadı:

— "Peki ya maaşınızı, imkanlarınızı artırsak? Vazgeçer misiniz bu hırsızlıktan?"

Köylü başını salladı:

— "Mesele para değil beyim, mesele alışkanlık... Adaleti, ahlakı ve sorumluluğu çocukken öğretmezseniz; büyüdüğümüzde cebimiz para görse de biz o vidaları sökmeye devam ederiz."

Müfettiş, bu köklü cehaletten dehşete düşerek raporunu yazmak üzere başkente giden trene bindi. Camdan dışarıyı izlerken kendi kendine mırıldandı:

"Bu sefalet, bu aymazlık bir gün çok büyük bir felakete yol açacak..."

Tam o sırada, rayların kenarında elinde iki tane vida tutan küçük bir çocuk gördü. Çocuk, masumca gülümseyerek hızla geçen trene el sallıyordu.

Müfettiş durumu anladığı an dehşetle çığlık attı:

"Treni durdurun!"

Ama çok geçti. Kulakları sağır eden o metal çatırtısı ovayı kapladı.

O küçük çocuk ne fizik biliyordu ne de büyüklerin uydurduğu "bir söküp bir bırakma" kuralını. O sadece büyüklerinden gördüğünü taklit etmişti; ama bu kez yan yana iki vidayı birden sökmüştü. Raylar ayrıldı, tren devrildi.

Cehaletin ektiği tohum, kurumsal yozlaşmanın suladığı toprakta dev bir felaket olarak biçilmişti.

Peki, asıl suçlu kim?

 Cehaleti normalleştiren toplum mu? Çıkarı ahlakın önüne koyan düzen mi? Bir şey olmaz, herkes yapıyor kültürü mü? Yoksa gücü yettiği halde yanlışa sessiz kalan yetkililer mi? Kötülük, bilip de yapmamak değil; ne yaptığını bilmeyecek kadar körleşmektir.

 Anton Çehov'un bir öyküsünden esinlenmeyle...



Mehmet Ali Arslan

6 Temmuz 2026 Pazartesi

mIRC’ten TikTok’a Sosyal Medyanın Sosyolojik Dönüşümü


Merhaba Selam aleyküm Arkadaşlar Bu yazım ise tiktok üzerine .İnternetin ilk yıllarını deneyimleyenler çok iyi hatırlayacaktır; 90'ların sonu ve 2000'lerin başında dijital dünya adeta küçük, samimi birer mahalle gibiydi. mIRC ve benzeri chat odalarında, kullanıcı sayısı az olduğu için herkes birbirini tanır, ortak bir dil konuşulurdu. İnternetin henüz yeni olduğu o dönemlerde, ben de @ardahan, @mehmetaliarslan, @kralinternet, @newspaper ve @rojname gibi kanallarla dijital haberciliğin ve topluluk yönetiminin ilk adımlarını atıyordum. Zaman geçti, teknoloji evrildi ve bugün karşımıza milyarlarca kullanıcısı olan Çin menşeili ByteDance firmasının küresel gücü TikTok çıktı. Görünüşte milyarlık devasa bir platform olan TikTok, aslında sosyolojik olarak incelendiğinde eski mIRC günlerinin o "dijital mahalle" kültürünü içinde barındırıyor. Herkesin birbirini andığı, tanıdığı bir ortam sunuyor.


Dijital Mahalle Kültürü ve TikTok Algısı

Toplumda TikTok’a karşı ciddi bir ön yargı olduğu aşikâr. Bizde güzel bir söz vardır: "Adın çıkacağına canın çıksın." TikTok da maalesef genel kamuoyunda böyle bir imaja sahip. Platform uzun videolara izin verse de kullanıcıların büyük çoğunluğu kısa, hızlı tüketilebilir içeriklere yöneliyor. Bu durum, platformun derinlikten uzak olduğu eleştirilerini beraberinde getiriyor. Bir gazeteci ve sosyal medya yöneticisi olarak, zaman zaman okuyucularımızdan ve takipçilerimizden "Neden TikTokçuları veya TikTok içeriklerini sayfalarınızda paylaşıyorsunuz?" diye eleştiriler alıyorum. Bu soru, aslında geleneksel habercilik refleksleri ile yeni nesil dijital içerik üretimi arasındaki köprüyü anlamak açısından oldukça önemlidir.


Gazetecilik Perspektifinden İçerik Değerlendirmesi

Bir içeriğin TikTok'ta üretilmiş olması, onun değerini düşürmez. Bir gazeteci olarak benim için aslolan mecranın adı değil, içeriğin kendisidir. Haber değeri taşıyan, toplumu ilgilendiren veya insanların ilgisini çekebilecek her videoyu, görseli ve bilgiyi hiç kaçırmadan değerlendirmek bir gazetecilik görevidir. Bunun dışında dost, arkadaş ve çevre ilişkileri de dijital dünyada dinamiktir; insanların "bunu mutlaka paylaş" diyerek gönderdiği içerikleri kıramayıp paylaştığımız da oluyor. TikTok her ne kadar her zaman eğitici bilgiler barındırmasa da, eğlenceli içerikler ve samimi sohbet için iyi bir yerdir. Önyargıları bir kenara bırakıp bu platformları toplumsal birer olgu olarak görmek gerekir.


MIRC irc TikTok logo



Mehmet Ali Arslan

5 Temmuz 2026 Pazar

Fas Futbolunun Yapısal Dönüşümü: Sistem, Altyapı ve Diaspora Entegrasyonu


Merhaba arkadaşlar, Fas Dünya Kupası'nda çeyrek finale çıktı! Kanada’yı 3-0 gibi net bir skorla geçerek adlarını son 8 takım arasına yazdırdılar. Çoğu kişi Fas'ın 2022'deki yarı finalini veya bugünkü çeyrek finalini tesadüf ya da anlık bir 'mucize' sanıyor. Oysa bu başarının arkasında, tesadüflere yer bırakmayan 17 yıllık dev bir devlet projesi var.

Fas’ın uluslararası futbol arenasında gösterdiği sürdürülebilir başarı, tesadüfi dinamiklerle veya geçici jenerasyon yakalanmasıyla açıklanamayacak makroekonomik ve yapısal bir planlamanın ürünüdür


Bu stratejik dönüşümün temeli; 2009 yılında bizzat Kral VI. Mohammed’in himayesinde, yüksek sermayeli bir devlet yatırımıyla kurulan "VI. Mohammed Futbol Akademisi" ile atılmıştır. Fransa'nın dünyaca ünlü Clairefontaine altyapı modeli referans alınarak inşa edilen bu tesis, ülke genelinde 6-7 yaş gruplarına kadar uzanan sistematik bir yetenek tarama (scouting) ağıyla desteklenmiştir. Nitekim günümüz milli takımının merkez oyuncularından biri olan Azzedine Ounahi, bu kurumsal altyapı modelinin doğrudan bir çıktısıdır.


Projenin eş zamanlı yürütülen ikinci stratejik ayağını ise rasyonel bir diaspora politikası oluşturmaktadır. Avrupa’da doğup büyüyen Achraf Hakimi gibi elit seviyedeki Fas asıllı yeteneklerin, doğru bir kurumsal iletişim ve kurulan aidiyet bağları sayesinde Fas Milli Takımı'na kazandırılması, yerel yetenek havuzu ile uluslararası tecrübenin entegrasyonunu sağlamıştır

Sermayenin organizasyonel yapıya ve insani sermayeye doğru aktarılmasının somut bir çıktısı olan bu futbol modeli; 2022 FIFA Dünya Kupası Yarı Finali, 2024 Olimpiyat Oyunları Üçüncülüğü ve son olarak 2026 FIFA World Cup turnuvasında Kanada'yı net bir skorla (3-0) geçerek yeniden çeyrek finale adını yazdırmasıyla kuramsal başarısını sahada tescillemiştir.





Mehmet Ali Arslan

2 Temmuz 2026 Perşembe

Gündemin Nabzı: Ankara'da NATO Zirvesi ve Dünya Kupası'nda Son 16 Heyecanı

Gündemin Nabzı: Ankara'da NATO Zirvesi ve Dünya Kupası'nda Son 16 Heyecanı

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Havalar iyice ısındı, tam anlamıyla sıcak yaz günlerini yaşıyoruz. Ben çok iyiyim, umarım sizler de çok iyisinizdir. Sosyal medya hesaplarım üzerinden güncel paylaşımlarıma kesintisiz devam ediyorum. Bu yoğun gündem arasında, ülkemiz adına çok önemli bir gelişmeyi de yakından takip ediyoruz. Türkiye'nin başkenti Ankara, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde devlet ve hükûmet başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen ve küresel güvenlik konularında tarihi kararların alınacağı bu büyük zirvenin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bu arada, dünya kupası heyecanı da tüm hızıyla devam ediyor! Son 32 Turu elemelerini geçerek Son 16 Turu'na kalan takımlar belli oluyor. İşte heyecan dolu Son 16 Turu eşleşmeleri: 4 Temmuz saat 20:00'de Kanada - Fas, 5 Temmuz saat 00:00'da Paraguay - Fransa, 5 Temmuz saat 23:00'te Brezilya - Norveç, 6 Temmuz saat 03:00'te Meksika - İngiltere ve 7 Temmuz saat 03:00'te ABD - Belçika karşı karşıya gelecek. Gündeme dair en taze gelişmeleri, spor haberlerini ve tüm önemli detayları internet gazetelerimizden anlık olarak takip edebilirsiniz. Hepinize sağlıklı, huzurlu ve güzel günler dilerim!

Mehmet Ali Arslan

29 Haziran 2026 Pazartesi

Dünya Gündeminden Memlekete: Siyaset, Futbol ve Ardahan’da Yaz Esintisi

Dünya Gündeminden Memlekete: Siyaset, Futbol ve Ardahan’da Yaz Esintisi


Merhaba, selamünaleyküm arkadaşlar. Nasılsınız, iyisinizdir inşallah? Şükür ben de iyiyim. Bu sene yaz yüzünü geç gösterdi ama gelişi oldukça güzel oldu. Avrupa genelinde termometreler rekor kırıp kıta adeta sıcaklardan kavrulurken, bizim buralarda havalar nispeten daha dengeli ve güzel gidiyor.

Küresel gündemi takip edenler farkındadır; dünya oldukça hareketli ve gergin bir dönemden geçiyor. Özellikle Orta Doğu merkezli İran-Amerika hattındaki gerilim, küresel piyasaları ve uluslararası dengeleri derinden sarsmaya devam ediyor. "Savaş bitti, bitecek, taraflar masaya oturuyor" derken diplomatik kulislerde yürütülen bazı kritik anlaşmalar maalesef boşa çıktı. Çatışmaların ve siyasi belirsizliğin sürmesi, hem insani boyutta büyük bir trajedi yaratıyor hem de küresel enerji hatları ile dünya ekonomisi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Temennimiz bu gerilimin bir an önce diplomasi yoluyla çözülmesi yönünde.

Bir diğer yandan, dünyanın gözü kulağı şu sıralar Kuzey Amerika'da düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası'nda. Tarihte ilk kez 48 takımın katılımıyla Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortaklığında devasa bir organizasyon gerçekleşiyor. Maalesef A Milli Futbol Takımımız için bu büyük turnuva istediğimiz gibi sonuçlanmadı ve gruptan çıkmayı başaramadık. D Grubu'ndaki son maçımızda, turnuvanın güçlü ev sahiplerinden ABD'yi harika bir mücadeleyle 3-2 mağlup etmeyi başardık ancak turnuvanın ilk ayaklarında aldığımız şanssız mağlubiyetler nedeniyle kupaya veda etmek zorunda kaldık. Bu sonuçla Ay-Yıldızlı ekibimiz turnuvayı 3 puanla kapatırken, ABD mağlubiyete rağmen topladığı 6 puanla D Grubu'nu lider tamamlayarak bir üst tura adını yazdırdı. Yeni formatıyla sürprizlere açık olan bu turnuvada heyecan son sürat devam ediyor; bakalım bu sene dünyanın en büyüğü kim olacak, biz de merakla ve yakından takip ediyoruz.

Dünya siyaseti ve futbol dünyasındaki bu hareketlilik bir yana, kalbimizin attığı yer ise her zamanki gibi bambaşka. Bizim orada, Ardahan ve Kars genelinde festival ve tatil sezonu nihayet başladı. Şimdilerde memleketin tam zamanı, en güzel, en huzurlu dönemi! Her yer göz alabildiğine yemyeşil bir örtüyle kaplandı, doğa adeta yeniden doğdu. Yaylaların o kendine has serinliği ve temiz havası, gökyüzünde yankılanan kuşların cıvıltısı, insana metropollerin tüm yorgunluğunu unutturacak cinsten. Şehir hayatının stresinden kaçıp nefes almak, o eşsiz doğayı hissetmek isteyenler için şu an Serhat bölgesinin yaylalarından daha güzel bir alternatif olamaz.

Gerek dünyadaki kritik siyasi gelişmeleri, gerek Dünya Kupası'ndaki tüm heyecan dolu anları, gerekse memleketimizden en sıcak yerel gelişmeleri gazetelerimizde güncel olarak sizlere aktarmaya devam ediyoruz. Şimdilik herkese sağlıklı, huzurlu ve iyi günler dilerim.


Mehmet Ali Arslan

16 Haziran 2026 Salı

Savaş Bitti mi? Ortadoğu Nefesini Tuttu

Savaş Bitti mi? Ortadoğu Nefesini Tuttu

Merhaba arkadaşlar!

Bugün blogumda, sabah saatlerinde haber sitelerimde de sıcağı sıcağına paylaştığım, tüm dünyayı yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeyi detaylandırmak istiyorum. Günlerdir gözümüz kulağımız küresel ajanslardaydı ve beklenen o büyük açıklama sonunda geldi: ABD ve İran arasındaki savaşı bitirecek anlaşma sağlandı!

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'daki G7 Zirvesi'nde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiği görüşme sırasında adeta tüm dünyanın yüreğine su serpen o cümleyi kurdu:

"Şunu söylemekten büyük mutluluk duyuyorum; anlaşma tamamen imzalandı."

Trump, bu tarihi mutabakatın detaylarının "çok yakında" kamuoyuyla paylaşılacağını da sözlerine ekledi

Ortadoğu Rahat Bir Nefes Aldı mı?

Aylardır süren gerilim, askeri operasyonlar ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki abluka nedeniyle küresel ekonomi de dahil olmak üzere hepimiz diken üstündeydik. Anlaşmanın duyurulmasıyla birlikte ABD'nin bölgedeki deniz ablukasını kaldırdığı ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticari gemilere açılacağı belirtiliyor. Bu durum başta Ortadoğu halkları olmak üzere tüm dünya için kelimenin tam anlamıyla derin bir nefes oldu.

Bundan Sonra Süreç Nasıl İlerleyecek?

Hepimizin aklında aynı soru var: Bu sefer gerçekten barış kalıcı olacak mı?

Bildiğiniz gibi geçmişte de benzer girişimler, ateşkes denemeleri ve masaya oturma süreçleri olmuş ancak bir şekilde arkası gelmemişti. Bu kez durum biraz daha ciddi görünüyor çünkü tarafların resmi imzaları bu cuma günü İsviçre'de atacağı konuşuluyor. Ancak bölgedeki diğer aktörlerin ve diplomatik dengelerin bu süreci nasıl etkileyeceğini zaman gösterecek

Ben gelişmeleri yakından takip etmeye ve resmi detaylar netleştikçe Gazete sitelerimizden sizinle paylaşmaya devam edeceğim.

Hepinize huzurlu ve iyi günler dilerim


Mehmet Ali Arslan

15 Haziran 2026 Pazartesi

2026 Dünya Kupası Günlükleri: İlk Maçın Ardından & Turnuva Rehberi


Evet arkadaşlar 2026 Dünya Kupası başladı, bizim çocuklar ilk maçında mağlubiyet ile başladı.


A Millî Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında Kanada'nın Vancouver şehrinde karşılaştığı Avustralya'ya 2-0 mağlup oldu. BC Place Stadyumu'nda oynanan müsabakada Avustralya'nın gollerini 27. dakikada Nestory Irankunda ve 75. dakikada Cannor Metcalfe kaydetti. Bundan sonra ki maçlarda millilerimize başarılar dilerim haydi çocuklar, her şey 86 milyon Türkiye için! Yolumuz uzun, turnuva daha yeni başlıyor.

Peki bizi önümüzdeki günlerde nasıl bir turnuva bekliyor? Gelin hem bu tarihi turnuvanın detaylarına hem de Dünya Kupası'nın köklü geçmişine birlikte göz atalım.

2026 Dünya Kupası Ne Zaman Bitecek?

11 Haziran 2026 tarihinde Meksika ve Güney Kore maçlarıyla perdesi açılan bu dev şölen, tam 39 gün sürecek. Futbolun kalbinin attığı turnuva, 19 Temmuz 2026 tarihinde New Jersey'deki MetLife Stadium'da oynanacak büyük final müsabakasıyla sona erecek ve dünyanın en büyüğü belli olacak

Tarihin En Büyük Formatı: 48 Takım, 104 Maç!

2026 Dünya Kupası, sadece üç ortak ülkenin (ABD, Kanada ve Meksika) ev sahipliği yapmasıyla değil, aynı zamanda futbol tarihinin en geniş katılımlı turnuvası olmasıyla da tarihe geçiyor

Takım Sayısı Arttı: Turnuvadaki takım sayısı, yıllardır alıştığımız 32 takımlık düzenden tam 48 takıma çıkarıldı.

Yeni Grup Düzeni: Takımlar, 4'erli tam 12 gruba ayrıldı. Her takım grup aşamasında 3'er maç yapacak

Son 32 Turu Geldi: Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 24 takımın yanı sıra, en iyi 8 üçüncü de bir üst tura adını yazdıracak. Böylece Dünya Kupası tarihine ilk kez "Son 32 Turu" (Round of 32) eklenmiş oldu

Maç Sayısı Patladı: Toplam maç sayısı 64'ten 104 maça yükseldi. Şampiyonluğa ulaşacak takım, kupayı kaldırmak için eskisi gibi 7 değil, tam 8 maç oynamak zorunda kalacak

Kısa Bir Dünya Kupası Tarihi

Bizim çocukların mücadelesine odaklanmışken, bu kupanın nereden nereye geldiğini hatırlamakta fayda var

İlk Kupa (1930): Dünya Kupası tarihi, 1930 yılında Uruguay'da başladı. Yalnızca 13 ülkenin katıldığı ilk turnuvanın şampiyonu, ev sahibi Uruguay olmuştu

En Çok Kazanan: Brezilya, kazandığı 5 şampiyonlukla hâlâ kupayı müzesine en çok götüren ülke konumunda. Onları 4'er şampiyonlukla İtalya ve Almanya takip ediyor

Bizim Tarihimiz: Türkiye olarak Dünya Kupası tarihine 1954 ve 2002 yıllarında katıldık. Özellikle Kore/Japonya ortaklığında düzenlenen 2002 Dünya Kupası'ndaki Dünya Üçüncülüğümüz, futbol tarihimizin en parlak sayfası olarak hafızalarda tazeliğini koruyor

Avustralya mağlubiyeti bizi üzse de bu yeni 48'li formatta en iyi üçüncülük formülü bile gruptan çıkmamıza yardımcı olabilir. Biz inanıyoruz; turnuva uzun, yolumuz açık olsun




Mehmet Ali Arslan

27 Mayıs 2026 Çarşamba

Kalemlerin Merhametle Buluştuğu Eşik: Kurban Bayramı

Kalemlerin Merhametle Buluştuğu Eşik: Kurban Bayramı

Toplumsal hafızamızın en güçlü dayanaklarından biri olan bir Kurban Bayramı’na daha, hayatın hızlı akışı ve gündemin yoğun dalgaları arasında bir kez daha ulaştık. Bayramlar, sadece takvimde kırmızıyla işaretlenmiş birer tatil günü değil; modern dünyanın yalnızlaştırdığı insanı, yeniden ait olduğu topluma ve kadim değerlere bağlayan çok güçlü birer köprüdür.

Gazeteci diliyle eğri oturup doğru konuşmak gerekirse; ekonomik zorlukların, hayat telaşının ve toplumsal gerginliklerin nefes almayı zorlaştırdığı bir dönemden geçiyoruz. İşte tam da bu yüzden, Kurban Bayramı’nın getirdiği o yardımlaşma ve dayanışma iklimine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Kurban; özü itibarıyla sadece bir ibadet değil, bencilliği bir kenara bırakıp "ötekinin" hâlini anlama, elindekini paylaşma ve toplumsal adaleti vicdanlarda sağlama çabasıdır. Paylaşılmayan refahın da paylaşılamayan acıların da toplumu nasıl kutuplaştırdığını her gün sayfalarımıza taşırken, bu bayramın o birleştirici gücünü manşete çekmek hepimizin görevidir.

Bu bayramda, siyasetin sert dilinden uzaklaşıp edebiyatın ve merhametin o naif diline sığınmalıyız. Kopan bağları yeniden bağlamak, kırgınlıkları rafa kaldırmak ve en önemlisi mahallemizdeki, şehrimizdeki kimsesizlerin kapısını çalmak bu bayramı gerçek anlamıyla "bayram" kılacaktır. Manşetler ne kadar karanlık olursa olsun, bayram sabahlarının getirdiği o saf umut, yarınlara daha güvenle bakmamızı sağlıyor.

Bu duygu ve düşüncelerle; her gün hakikatin peşinde koşanların, evinde huzur arayanların, bu ülkenin her bir ferdinin Mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın; hanelerimize bereket, ülkemize ve tüm insanlığa barış, adalet ve esenlik getirmesini temenni ederim.

Bayramınız mübarek olsun



Mehmet Ali Arslan

Cambazlar Fıkrası

Cambazlar Fıkrası

Cambazın biri, eşeği yularından çekip gelmiş pazara. Bir başka cambaz yanaşmış: “Kaça bu eşek?” “Bin lira!” “Aldım gitti, ver elini helalleşelim!” Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış: “Yahu görmüyor musun, bu eşek topal. Onun için ucuza verdi!” “O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış. Bu nedenle topal sanıp ucuza elden çıkarmaya bakıyor!” Eşeği satana koşmuşlar

“Yahu bu eşek topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış!” Satıcı gülmüş: “Eşek topal olmasına topal da öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum!” Alıcıya koşmuşlar: “Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı aldı!” Alıcı dövünmeye başlamış: “Vay namussuz vay! Eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni kazıklayacaktı!”





Mehmet Ali Arslan

16 Mayıs 2026 Cumartesi

Mehmet Ali Arslan yeni Blog yazısı

Mehmet Ali Arslan yeni Blog yazısı

mIRC ve ICQ ile 30 Yıl Önce Dijital Gazetecilik

Merhaba arkadaşlar bu yazımda sizi sosyal medyanın olmadığı 30 yıl öncesine götüreceğim 1995li yıllarda mIRC ve ICQ platformlarında gazeteciliğe ilk adımı atmıştım O dönem dijital haberciliği #Ardahangazetesi #newspaper #gazete #haberler #mehmetaliarslan #Rojname #xeber #karsgazetesi #Kralinternet #mehmetaliabi #imparator ve #İmparatornews gibi kendi kurduğum sohbet kanalları üzerinden yürütüyordum

O yıllarda internet üzerinden habercilik yapmak tamamen metin tabanlı ve oldukça ilkel bir hızda işliyordu Doğrudan resim veya video oynatma desteği yoktu Haber akışı düz yazılar kodlar ve bağlantı linkleriyle sağlanıyordu 56K modemlerin hızı yetersiz olduğu için düşük çözünürlüklü tek bir fotoğrafı veya kısa bir vîdeoyu indirmek dakikalar hatta yarım saat alıyordu Bu yüzden multimedya haberciliği anlık olarak yapılamıyordu

Gazeteciler mIRC üzerinde özel kanallar açar yazılan scriptler ve botlar sayesinde ajans haberlerini metin satırları halinde kanala otomatik aktarırdı Okuyucular da dünyadan bu şekilde haberdar olurdu Büyük kriz ve sansür dönemlerinde internetin ilk küresel iletişim ağı IRC olmuştu ICQ ise daha çok kaynaklarla birebir röportaj yapmak ve tüyo almak için kullanılıyordu mIRC veya ICQ üzerinden haberin sadece başlığı geçilir detaylar için hazırlanan ilkel web sitelerinin linkleri paylaşılırdı


KÜRDÎ

Berî 30 Salan bi mIRC û ICQyê Rojnamegeriya Dîjîtal

Silav hevalno di vê nivîsê de ez ê we bibem 30 sal berê rûpela pêşîn a medyaya civakî Min di sala 1995an de li ser platformên mIRC û ICQyê dest bi rojnamegeriyê kiribû Wê çaxê min nûçegihanî li ser kanalên xwe yên mîna #Ardahangazetesi #newspaper #gazete #haberler #mehmetaliarslan  #rojname #xeber  #karsgazetesi #Kralinternet #mehmetaliabi #imparator û #İmparatornews dimeşand

Di wan salan de nûçegihaniya înternetê bi tevahî li ser bingeha nivîsê bû û bi lezeke pir seretayî dimeşiya Piştgiriya wêne an vîdyoyan tunebû Herikîna nûçeyan tenê bi nivîsên rût û lînkan pêk dihat Ji ber modema 56K daxistina wêneyekî kêmkalîte hûrekiyan dikişand û vîdyoyên kurt carinan nîv saet wext digirt Ji ber vê yekê nûçegihaniya mûltîmedyayê ya herdemî nedibû

Rojnamegeran li ser mIRCê kanal vedikirin û bi xêra botên taybet nûçeyên dawî wekî rêzên nivîsê bixweber diherikîn kanalê Di serdemên krîz û astengkirina medyayê de IRC bû tora ragihandinê ya herî ewle ICQ jî bêtir ji bo hevpeyvînên taybet û gihîştina çavkaniyan dihat bi kar bînan Li ser mIRC û ICQyê tenê kurteya nûçeyê dihat dayîn û ji bo hûrguliyan lînkên malperên seretayî dihatin parvekirin


ENGLISH

Digital Journalism 30 Years Ago with mIRC and ICQ

Hello friends In this post I am taking you 30 years back to the era before modern social media In 1995 I started my journalism career on mIRC and ICQ platforms Back then I ran my own chat channels such as #Ardahangazetesi #newspaper #gazete #haberler #mehmetaliarslan #karsgazetesi #Kralinternet #mehmetaliabi #imparator #Rojname #xeber and #İmparatornews to broadcast the news

Reporting news in those years was entirely text-based and operated at a very primitive speed There was no direct support for images or videos The news feed relied strictly on plain text and hyperlinks Due to the slow 56K dial-up modems downloading a single low-resolution photo took minutes and short videos could take over half an hour Therefore real-time multimedia journalism was impossible

Journalists opened dedicated channels on mIRC where custom bots automatically streamed breaking news as lines of text In times of major crises and censorship IRC became the worlds first global communication network ICQ was mostly preferred for one-on-one interviewing and gathering insider tips Journalists shared only the headlines on mIRC or ICQ and provided links to their primitive web pages for the full details



Mehmet Ali Arslan