Kalemlerin Merhametle Buluştuğu Eşik: Kurban Bayramı


Toplumsal hafızamızın en güçlü dayanaklarından biri olan bir Kurban Bayramı’na daha, hayatın hızlı akışı ve gündemin yoğun dalgaları arasında bir kez daha ulaştık. Bayramlar, sadece takvimde kırmızıyla işaretlenmiş birer tatil günü değil; modern dünyanın yalnızlaştırdığı insanı, yeniden ait olduğu topluma ve kadim değerlere bağlayan çok güçlü birer köprüdür.

Gazeteci diliyle eğri oturup doğru konuşmak gerekirse; ekonomik zorlukların, hayat telaşının ve toplumsal gerginliklerin nefes almayı zorlaştırdığı bir dönemden geçiyoruz. İşte tam da bu yüzden, Kurban Bayramı’nın getirdiği o yardımlaşma ve dayanışma iklimine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Kurban; özü itibarıyla sadece bir ibadet değil, bencilliği bir kenara bırakıp "ötekinin" hâlini anlama, elindekini paylaşma ve toplumsal adaleti vicdanlarda sağlama çabasıdır. Paylaşılmayan refahın da paylaşılamayan acıların da toplumu nasıl kutuplaştırdığını her gün sayfalarımıza taşırken, bu bayramın o birleştirici gücünü manşete çekmek hepimizin görevidir.

Bu bayramda, siyasetin sert dilinden uzaklaşıp edebiyatın ve merhametin o naif diline sığınmalıyız. Kopan bağları yeniden bağlamak, kırgınlıkları rafa kaldırmak ve en önemlisi mahallemizdeki, şehrimizdeki kimsesizlerin kapısını çalmak bu bayramı gerçek anlamıyla "bayram" kılacaktır. Manşetler ne kadar karanlık olursa olsun, bayram sabahlarının getirdiği o saf umut, yarınlara daha güvenle bakmamızı sağlıyor.

Bu duygu ve düşüncelerle; her gün hakikatin peşinde koşanların, evinde huzur arayanların, bu ülkenin her bir ferdinin Mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın; hanelerimize bereket, ülkemize ve tüm insanlığa barış, adalet ve esenlik getirmesini temenni ederim.

Bayramınız mübarek olsun



Mehmet Ali Arslan
Daha yeni Daha eski