27 Mayıs 2026 Çarşamba

Kalemlerin Merhametle Buluştuğu Eşik: Kurban Bayramı

Kalemlerin Merhametle Buluştuğu Eşik: Kurban Bayramı

Toplumsal hafızamızın en güçlü dayanaklarından biri olan bir Kurban Bayramı’na daha, hayatın hızlı akışı ve gündemin yoğun dalgaları arasında bir kez daha ulaştık. Bayramlar, sadece takvimde kırmızıyla işaretlenmiş birer tatil günü değil; modern dünyanın yalnızlaştırdığı insanı, yeniden ait olduğu topluma ve kadim değerlere bağlayan çok güçlü birer köprüdür.

Gazeteci diliyle eğri oturup doğru konuşmak gerekirse; ekonomik zorlukların, hayat telaşının ve toplumsal gerginliklerin nefes almayı zorlaştırdığı bir dönemden geçiyoruz. İşte tam da bu yüzden, Kurban Bayramı’nın getirdiği o yardımlaşma ve dayanışma iklimine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Kurban; özü itibarıyla sadece bir ibadet değil, bencilliği bir kenara bırakıp "ötekinin" hâlini anlama, elindekini paylaşma ve toplumsal adaleti vicdanlarda sağlama çabasıdır. Paylaşılmayan refahın da paylaşılamayan acıların da toplumu nasıl kutuplaştırdığını her gün sayfalarımıza taşırken, bu bayramın o birleştirici gücünü manşete çekmek hepimizin görevidir.

Bu bayramda, siyasetin sert dilinden uzaklaşıp edebiyatın ve merhametin o naif diline sığınmalıyız. Kopan bağları yeniden bağlamak, kırgınlıkları rafa kaldırmak ve en önemlisi mahallemizdeki, şehrimizdeki kimsesizlerin kapısını çalmak bu bayramı gerçek anlamıyla "bayram" kılacaktır. Manşetler ne kadar karanlık olursa olsun, bayram sabahlarının getirdiği o saf umut, yarınlara daha güvenle bakmamızı sağlıyor.

Bu duygu ve düşüncelerle; her gün hakikatin peşinde koşanların, evinde huzur arayanların, bu ülkenin her bir ferdinin Mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın; hanelerimize bereket, ülkemize ve tüm insanlığa barış, adalet ve esenlik getirmesini temenni ederim.

Bayramınız mübarek olsun



Mehmet Ali Arslan

Cambazlar Fıkrası

Cambazlar Fıkrası

Cambazın biri, eşeği yularından çekip gelmiş pazara. Bir başka cambaz yanaşmış: “Kaça bu eşek?” “Bin lira!” “Aldım gitti, ver elini helalleşelim!” Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış: “Yahu görmüyor musun, bu eşek topal. Onun için ucuza verdi!” “O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış. Bu nedenle topal sanıp ucuza elden çıkarmaya bakıyor!” Eşeği satana koşmuşlar

“Yahu bu eşek topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış!” Satıcı gülmüş: “Eşek topal olmasına topal da öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum!” Alıcıya koşmuşlar: “Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı aldı!” Alıcı dövünmeye başlamış: “Vay namussuz vay! Eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni kazıklayacaktı!”





Mehmet Ali Arslan