31 Mayıs 2025 Cumartesi

Fenerbahçe taraftarı yönetimi istifaya davet ediyor

Fenerbahçe taraftarı yönetimi istifaya davet ediyor

12 yıldır şampiyon'luk hasreti çeken Fenerbahçe Taraftarı Ali Koç ve Yönetimi İstifaya Davet Etti #Fenerbahçe
12 yıldır şampiyonluk hasreti çeken Fenerbahçe'de taraftarlar ve kongre üyeleri, Konyaspor maçı öncesinde Şaşkınbakkal'dan Ülker Stadyumu'na bir yürüyüş düzenleyerek Başkan Ali Koç ve yönetim kurulunu istifaya çağırdı.

Uzun süredir devam eden şampiyonluk özlemiyle gerilen sarı-lacivertli camiada, Ali Koç yönetimine karşı tepkiler giderek büyüyor. Özellikle son yıllarda yaşanan başarısızlıklar ve bu sezonda da şampiyonluk yarışında yaşanan kritik puan kayıpları, taraftarların sabrını taşırdı.

Konyaspor maçı öncesi bir araya gelen  Fenerbahçe taraftarı, "Yönetim istifa!" ve "Ali Koç istifa!" sloganlarıyla Kadıköy sokaklarını inletti. Yürüyüş boyunca meşaleler yakıp tezahüratlar yapan taraftarlar, Ülker Stadyumu'na kadar coşkulu bir şekilde ilerledi. Stadyum çevresinde de devam eden protestolarda, Ali Koç ve yönetim kurulu aleyhine sert söylemler dile getirildi

Taraftarlar, takımın içinde bulunduğu durumdan yönetimi sorumlu tutarken, köklü değişiklikler yapılmadığı takdirde bu durumun daha da kötüleşeceğini ifade etti. Özellikle 12 yıllık şampiyonluk hasretinin bitmemesi, taraftarların en büyük hayal kırıklığı ve tepki sebebi olarak öne çıkıyor.

Bu yürüyüş ve protestoların, Fenerbahçe yönetimi üzerinde nasıl bir etki yaratacağı ve kulübün geleceği açısından ne gibi sonuçlar doğuracağı merakla bekleniyor


Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

Galatasaray'dan Tarihi kutlama: Türkiye'nin İlk ve Tek 5 Yıldızlı Şampiyonu!

















Trendyol Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası'nı çifte kupayla taçlandıran Galatasaray, Başakşehir maçının ardından Rams Park'ta muhteşem bir şampiyonluk kutlamasına imza attı. Sezonu iki kupayla tamamlayan sarı-kırmızılılar, "Türkiye'nin ilk ve tek 5 yıldızlı spor kulübü" unvanını gururla taşıyor

Galatasaray, ligin son haftasında Başakşehir'i 2-0 mağlup etti ve sezonu kapattı bu sezon Ziraat Türkiye Kupası'nı da müzesine götüren Galatasaray, sezonu çifte şampiyonlukla kapatarak büyük bir başarıya imza attı. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte Rams Park adeta karnaval yerine döndü. Taraftarların coşkulu tezahüratları
eşliğinde futbolcular ve teknik heyet, kazanılan kupalarla birlikte zafer turu attı

Bu şampiyonluk, Galatasaray'ın Türk futbolundaki dominant konumunu bir kez daha gözler önüne sererken, kulübün "5 yıldızlı" arması da bu tarihi başarıyla anlam kazandı. Galatasaray, Türkiye'de bu unvanı taşıyan ilk ve tek kulüp olarak tarihe geçti. Kutlamalarda hem lig hem de kupa şampiyonluğu coşkusu bir aradaydı. Futbolcular, teknik ekip ve yönetim, taraftarlarıyla birlikte unutulmaz anlar yaşadı



Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

26 Mayıs 2025 Pazartesi

GÜLÜMSE KADIN, ÇÜNKÜ ÖYLE İSTİYORLAR

Gülşah Yılmaz


Kadınsan, gülümsemek zorundasın.

Suratın asıksa “nazar değmiş” derler, “huyun değişmiş” derler, belki de “bir şey olmuş” derler.

Ama kimse demez ki:

“Canı istememiştir.”


Kadına biçilen en tehlikeli rollerden biri, “her şeye rağmen gülümseyen” olmaktır.

Üzülsen olmaz, yorulsan ayıp.

Öfkelensen zaten “fazla” olursun.

Ama gülümsersen… Herkes rahatlar.

Çünkü senin gülüşün, başkalarının konforu için vardır.


Toplum senden güler yüz bekler ama seni gerçekten güldüren şeylerle ilgilenmez.

O gülümsemenin ardında bastırılmış öfken, uykusuz gecelerin, incinmişliğin var mı, merak eden çıkmaz.

Yeter ki “nazik”, “neşeli”, “uyumlu” ol.

Yani… Dişini sık ve sus.


Ama biz artık susmuyoruz.

Gülümsemek bir mecburiyet değil, bir seçimdir.

Ve bazen, en güçlü duruş; surat asmak, geri çekilmek, içimize dönmektir.

Kadının gülüşü bir armağandır ama kimseye borç değildir.


O yüzden buradan söylüyorum:

KADIN, GÜLÜMSE AMA SADECE İÇİNDEN GELİYORSA.

Yoksa bırak, somurt.

Çünkü sen duygularını bastırmakla değil, onları yaşamakla özgürleşeceksin.


İçinden geldiğinde gülümseyen tüm kadınlara;

Kucak dolusu sevgilerimle … 

Gülşah YILMAZ 


Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

Galatasaray Şampiyonluk Kupasını Yenikapı'da Kaldırdı: Rekor Katılımla Tarihi Kutlama


Galatasaray Şampiyonluk Kupasını Yenikapı'da Kaldırdı: Rekor Katılımla Tarihi Kutlama

İstanbul – Türkiye'nin ilk ve tek 5 yıldızlı spor kulübü Galatasaray, 2024-2025 sezonu Süper Lig şampiyonluk kupasını İstanbul Yenikapı'da görkemli bir törenle kaldırdı. Yağmura rağmen alanı hınca hınç dolduran sarı-kırmızılı taraftarlar, gece geç saatlere kadar süren kutlamalarla şampiyonluğu doyasıya yaşadı.

Yenikapı Doldu Taştı: Siyasi Partileri Geride Bırakan Taraftar Seli

Daha önce siyasi partilerin mitinglerinde bile bu denli büyük bir kalabalığa ev sahipliği yapmayan Yenikapı Miting Alanı, Galatasaray taraftarının coşkusuyla adeta dolup taştı. Kötü hava koşullarına aldırış etmeyen yüz binlerce futbolsever, takımlarına destek olmak ve şampiyonluk coşkusunu paylaşmak için kilometrelerce yol kat etti. Bu rekor katılım Galatasaray'ın sadece sportif başarılarıyla değil, aynı zamanda taraftar gücüyle de ne denli büyük bir kulüp olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Kupa Töreni ve Unutulmaz Anlar

Galatasaray futbol takımı Taksim Beyoğlu Galatasaray Lisesi'den otobüsle boğazda bekleyen Galatasaray donanmasına ait teknekerle deniz yoluyla yenikapıya geldi Kupa töreni, futbolcuların tek tek sahneye çağrılmasıyla başladı. Tribünleri dolduran taraftarların tezahüratları ve meşalelerle yarattığı atmosfer, Yenikapı'yı adeta bir şölen yerine çevirdi. Takım kaptanının kupayı havaya kaldırmasıyla birlikte coşku doruk noktasına ulaştı. Havai fişek gösterileri ve ünlü sanatçıların sahne performanslarıyla kutlamalar gece geç saatlere kadar devam etti.



Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

Tebrikler Beşiktaş Tebrikler Fenerbahçe


Tebrikler Beşiktaş Tebrikler Fenerbahçe
Hentbol'da Şampiyon olan Beşiktaş'ı Basketbol'da Şampiyon olan Fenerbahçe'yi Tebrik ediyorum
Mehmet Ali Arslan

Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

23 Mayıs 2025 Cuma

Girişler Ücretsiz - Galatasaray, Beşinci Yıldızı Takıyor: Kutlamalar Yenikapı'da





Galatasaray
, Türk futbol tarihinde bir ilke imza atarak 25. şampiyonluğunu elde etti ve böylece beşinci yıldızı formasına işlemeye hak kazanan ilk ve tek beş yıldızlı şampiyon unvanını aldı. Bu tarihi başarı, büyük bir kutlamayla taçlandırılacak

Şampiyonluk kutlamaları, 25 Mayıs Pazar 2025 tarihinde, İstanbul Yenikapı Meydanı'nda gerçekleşecek. Taraftarların yoğun ilgi göstermesi beklenen kutlamalara katılım, ücretsiz olacak.

Etkinlik alanına üctetsiz giriş için GSPlus uygulamasını indirip kayıt olmanız yeterlidir.

Kulüpten yapılan açıklama ise şu şekilde.

ŞAMPİYONLUK KUPAMIZ YENİKAPI’YA GELİYOR! 🏆

TÜRKİYE'NİN İLK VE TEK BEŞ YILDIZLI ŞAMPİYONU GALATASARAY, 25. şampiyonluğu ile beşinci yıldızı göğsüne takıyor! 🌟

Yenikapı’daki şampiyonluk kutlamasında büyük Galatasaray taraftarıyla birlikte kupamızı kaldırıyoruz! 💛❤️

Etkinlik programı: 

24.05.2025

Saat 12.00 Fanzone Etkinlik Alanı Kapı Açılış
Saat 19.00 Göztepe-Galatasaray karşılaşmasının Fanzone Etkinlik Alanı’nda izlenmesi

25.05.2025

12.00 Fanzone Etkinlik Alanı Kapı Açılış
15.00 Ana Etkinlik Alanı Kapı Açılış 
15.00-19.00 DJ Performansları
19.05 Konserlerin Başlangıcı
Drone Gösterisi  
Pyro Show  
Kupa Töreni

Etkinlik notları: 
•⁠  ⁠Etkinlik alanına giriş için GSPlus uygulamasını indirip kayıt olmanız yeterlidir.
•⁠  ⁠Ayakta etkinliktir.
•⁠  ⁠Etkinlik alanına denizden ulaşım olmayacaktır.
•⁠  ⁠Türk bayrağı ve Galatasaray bayrağı dışında alana herhangi bir bayrak, afiş veya benzeri ürün alınmayacaktır. 
•⁠  ⁠Meşale, maytap, torpil vb. hiçbir yanıcı madde içeri alınmayacaktır.


Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

21 Mayıs 2025 Çarşamba

ÇOK BİLMİŞ

ÇOK BİLMİŞ
ÇOKBİLMİŞ
Sahnelerden ve sanat adına sergilenen rezaletlerden tiksinmiş bir artistin köşe yazısı.
Normal bir hayata özlem duyan bir kadının iç sesi.
Kasaba esnafından biri olmalıydı kocam. Akşam güneşi batmadan dükkanı kapatıp eve gelmeliydi.
Evimiz bahçeli olmalıydı. Yaz akşamları sulayıp serin serin oturmalıydık.
Ben orta boylu, tıknazca, ev hanımı olmalıydım.
Cinsiyeti önemli değil, eli ayağı düzgün iki çocuğumuz olmalıydı.
Derslerine yardım edecek kadar eğitimim olmamalıydı ama ara sıra "Dersinizi bitirdiniz mi?" diye sormalıydım.
Daha çok üstleri başlarıyla, yedikleri içtikleriyle, öksürükleri aksırıklarıyla ilgilenmeliydim.
Yavaştan yavaştan çeyizlerini düzmeliydim.
Her ayın 15’i kabul günüm olmalıydı. Ellerime sağlık kekler, poğaçalar yapmalıydım. İnce belli bardaklarda çaylar ikram etmeliydim.
Sabahları hırkamı omzuma alıp komşuya kahve içmeye geçmeliydim.
Patlıcan biber kızartmalı, reçel kaynatmalıydım.
Akşamları özene bezene sofrayı kurmalıydım.
Kocam ajansı dinlerken ben lafa girmeliydim, o, "Sus hanım bi dakka!" demeliydi. Böyle dese de beni çok sevmeliydi.
O uyuklamalıydı, ben bulaşıkları yıkamalıydım, çocuklar ders çalışmalıydı.
Bazen akşam oturmasına komşular gelmeliydi. Öyle harem-selamlık değil ama kadın-erkek ayrı oturmalıydık.
Erkekler memleketi kurtarırken biz bütün kasabayı dilimizden geçirmeliydik.
Herkes birbirinin eşine "Falanca Bey", "Filanca Hanım" diye hitap etmeliydi.
Yanlışlıkla bacağımız, göğsümüz biraz açılıverse yüzümüz kızarmalı, hemen toparlanmalıydık.
Kocam kırk yılda bir, neşelenip bir hicaz şarkı mırıldanmalıydı.
Gözümüzü birbirimizde açmış olmalıydık, öyle de sürüp gitmeliydi.
Zaten etrafımızda evli barklı komşularımızdan başka kadın olmadığından... Dükkánda çelimsiz çıraktan gayrı öyle sekreter falan çalışmadığından... Ortalıkta gidilecek bar mar bulunmadığından... Mankenler bizim kasabaya uğramadığından...
Ve kocam efendi bir adam olduğundan beni aldatmamalıydı.
Tamam abarttım biraz. Belki de böyle bir aile yapısı örneği kalmamıştır artık.
Ama, acaba diyorum... Buna benzer bir hayat tarzı beni daha mutlu eder miydi?
Kendim de dahil uçuk kaçık insanlardan gına geldi. "Normal"liği özlüyorum.
Özgürlüğün tadını çıkaralım derken suyunu çıkardık galiba.
Herkes çok zeki, çok akıllı, çok bilgili, çok şu çok bu. Ve de çok mutsuz. Prozac’lar leblebi misali.
Çokbilmişliğin kimseye bir faydası yok galiba.
Pakize Suda - (8 Ekim 2006)

Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

ALBERT EINSTEIN’DAN KIZINA MEKTUP

ALBERT EINSTEIN’DAN KIZINA MEKTUP
1980’lerin sonunda ünlü dehanın kızı olan Lieserl, Einstein’ın yazdığı 1400 mektubu Yahudi Üniversitesine bağışladı; tek bir şartı vardı: babasının ölümünün üzerinden 20 yıl geçene kadar içerikleri yayınlanmayacaktı. Bu okuyacağınız mektup Lieserl Einstein için olanlardan bir tanesi…

İzafiyet kuramını açıkladığım zaman çok az kişi beni anladı, şimdi insanlığa ulaşması için yazacaklarım da bu dünyada yanlış anlaşılma ve önyargıyla çarpışmaya mahkum.

Mektupları gerektiği sürece korumanı istiyorum, ta ki toplum şimdi açıklayacaklarımı kabul edecek düzeye gelene kadar.

Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var. Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor , evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı.

Bu evrensel güç SEVGİDİR.
Bilim insanları, evren için birleşik bir kuram ararken, görülemeyen en kuvvetli evrensel gücü unuttular.

Sevgi Işıktır, onu alıp verenleri aydınlatan.
Sevgi yer çekimidir, çünkü insanların birbirine çekim hissettmelerini sağlar.

Sevgi kuvvettir, çünkü bizdeki en iyiyi çoğaltır, ve insanlığın kör bencilliklerinde tükenmemesine izin verir.

Sevgi için yaşarız ve ölürüz.
Sevgi Tanrıdır ve Tanrı sevgidir.

Bu güç herşeyi açıklar ve yaşama anlam katar. Bu bizim çok uzun süredir göz ardı ettiğimiz bir çelişkidir, çünkü belki insanın evrende kendi özgür iradesiyle kullanamayacağı tek enerji olduğu için sevgiden korkuyoruz.

Sevgiye görünürlük verebilmek için, en ünlü denklemimde basit bir yer değiştirme yaptım.

Eğer E=mc2 yerine, dünyayı iyileştirecek olan enerjinin ışık hızının karesiyle çarpılacak sevgiyle sağlanabileceğini kabul edersek, şu sonuca varıyoruz: sevgi en kuvvetli güçtür, çünkü sınırı yoktur.
İnsanlığın evrendeki bizim düşmanımız haline gelen diğer güçleri kullanmakta ve kontrol etmekte ki başarısızlığından sonra kendimizi başka çeşit bir enerjiyle beslememiz zorunludur.

Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayatta bir anlam bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi tek ve biricik cevaptır.

Belki bir sevgi bombası, gezegenimizi harap eden açgözlülük, nefret ve bencilliği tamamen yok edebilecek kadar güçlü bir cihaz, yapmaya hazır değiliz.

Buna rağmen her bireyin enerjisini açığa çıkartmayı bekleyen küçük ama kuvvetli bir jenaratör var.

Bu evrensel enerjiyi almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman sevgili Lieserl, sevginin hepsini yendiğini, herşeyin ötesine geçtiğini doğrulayabileceğiz, çünkü sevgi hayatın en özlü kısmıdır.

Bütün hayatım boyunca kalbimin içinde sana dair sessizce atanları ifade edemediğim için çok derin bir pişmanlık duyuyorum. Belki artık özür dilemek için çok geç, ama zaman göreceli olduğu için sana söylemem gerekiyor : seni seviyorum ve nihai cevabı bulduğum için sana teşekkür ederim.

Baban Albert Einstein

Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

Kanserden ölen Erma Bombeck'in hayat üzerine yazdığı son sözleri



Kanserden ölen Erma Bombeck'in hayat üzerine yazdığı son sözleri

- Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer; hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim. 

- Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım. Daha az konuşur ama daha çok dinlerdim. Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim.

-  Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım. Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum. Sanal ortamda daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım.

-  Hamileliğimin bir an önce sona erip doğum yapmayı dilemek yerine; hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı büyütmenin ne kadar harika olduğunu fark ederdim. Bu o kadar nadir bir olay ki; mucize gibi bir şey. 

- Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim. Onlara daha çok "Seni seviyorum" ; ondan da daha çok "Özür dilerim" derdim.

- Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey, her dakikasını değerlendirmek olurdu. Dikkatle bak, gerçekten gör. Yaşa; vazgeçme. Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç.

- Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi. Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım. Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için şükredin.

- Tek bir hayatınız var bu dünyada  ve bir gün sona eriyor. Umarım, her gününüzü değerlendirirsiniz.

Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

16 Mayıs 2025 Cuma

İSTANBUL’UN YEDİ TEPESİ



İSTANBUL’UN YEDİ TEPESİ
İstanbul’un yedi tepesi, kentin tarihî yarımadasında, özellikle Bizans ve Osmanlı dönemlerinde kutsal ve sembolik anlamlar taşıyan yedi önemli yükseltiyi ifade eder. Bu tepeler üzerine camiler, saraylar ve diğer önemli yapılar inşa edilmiştir. İşte İstanbul’un klasik yedi tepesi ve üzerlerindeki önemli yapılar

1. Birinci Tepe: Sarayburnu (Topkapı Sarayı’nın bulunduğu tepe)
 • Yapılar: Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Camii
 • Bölge: Sultanahmet – Eminönü

2. İkinci Tepe: Çemberlitaş Tepesi
 • Yapılar: Nuruosmaniye Camii, Çemberlitaş (Konstantin Sütunu), Kapalıçarşı’ya yakın
 • Bölge: Çemberlitaş – Beyazıt

3. Üçüncü Tepe: Süleymaniye Tepesi
 • Yapılar: Süleymaniye Camii
 • Bölge: Süleymaniye – Beyazıt – Vefa

4. Dördüncü Tepe: Fatih Tepesi
 • Yapılar: Fatih Camii, Bizans döneminde Havariyyun (Havariler) Kilisesi
 • Bölge: Fatih

5. Beşinci Tepe: Yavuz Selim Tepesi
 • Yapılar: Yavuz Sultan Selim Camii
 • Bölge: Fener – Balat yakınları

6. Altıncı Tepe: Edirnekapı Tepesi
 • Yapılar: Mihrimah Sultan Camii
 • Bölge: Edirnekapı – Kara surlarının en yüksek noktası

7. Yedinci Tepe: Kocamustafapaşa Tepesi
 • Yapılar: Haseki Külliyesi, Kocamustafapaşa Camii
 • Bölge: Aksaray – Kocamustafapaşa


Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

15 Mayıs 2025 Perşembe

Çin'den 31 yaşında bir kadın olan Huang Yijun'un ilginç hikayesi



1948 yılında, Çin'den 31 yaşında bir kadın olan Huang Yijun hamile kaldı. Doktorlar ona fetüsün rahminin dışında, karnında büyüdüğünü söyledi - dış gebelik adı verilen nadir ve tehlikeli bir durum. Fetüs hayatta kalamadı ve doktorlar ameliyatla alınmasını önerdi. Ancak Huang işlemi karşılayamadı ve hiç acı hissetmediği için bunu görmezden gelmeyi seçti.

Fetüs vücudu tarafından emilmek yerine zamanla kireçlendi ve etrafında sert bir kalsiyum kabuğu oluşturdu. Bu nadir fenomen lithopedion ya da "taş bebek" olarak bilinir. ” Şaşırtıcı bir şekilde, Huang içindeki taş bebekle 61 yıl boyunca ciddi bir sağlık sorunu olmadan yaşadı.

2009 yılına kadar 92 yaşında rahatsız hissetmeye başladı ve kireçlenmiş fetüsü keşfeden ve ameliyatla aldıran bir doktora gitti. Huang'ın vakası, tıp tarihinde kaydedilen en uzun bilinen taş bebek örneklerinden biri olmaya devam ediyor.


Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

12 Mayıs 2025 Pazartesi

Şampiyon Sarıyer

















Şampiyon Sarıyer 
2. Lig Beyaz Grub'u birinci bitirerek Trendyol 1. Lig'e yükselen Sarıyer'in taraftarları, şampiyonluğu kutladı
#Sarıyer #sarıyersk #sarıyerspor #sarıyersporkulübü www.mehmetaliarslan.tr


Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog

4 Mayıs 2025 Pazar

Şampiyon Sarıyer spor


Herşeyi anlatan resim


TFF 1. Lig'e yükselen Sarıyer spor taraftarı İstanbul Boğazı'ndaki şampiyonluk kutlaması yaptı

 #haberler #haber #Sarıyer #sarıyersk #sarıyersporkulübü #mehmetaliarslan

Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog