23 Aralık 2024 Pazartesi

Tayvan Hakkında Bilmeyebileceğiniz 15 İlginç Gerçek




Tayvan Hakkında Bilmeyebileceğiniz 15 İlginç Gerçek

1. Tayvan, Yehliu Jeopark'taki "Şamdan" adı verilen dünyanın en uzun doğal olarak oluşan deniz yığınına ev sahipliği yapıyor.
2. Bir zamanlar dünyanın en yüksek binası olan Taipei 101, yüksekliği yarım kilometreyi aşan ilk gökdelen oldu ve tayfunlara ve depremlere dayanacak şekilde tasarlandı.
3. 1980'lerde Tayvan'da meydana gelen küresel popüler bir içecek olan Bubble tea, ülke kültürüne derinden yerleşti.
4. Tayvan'ın eşsiz bir ayı türü var, ülkenin sembolü olarak kabul edilen Formosan siyah ayısı.
5. Taipei'deki Ulusal Saray Müzesi, Çin imparatorluk eserlerinin dünyadaki en büyük ve en değerli koleksiyonlarından birini barındırıyor.
6. Sun Moon Lake Tayvan'ın en büyük doğal gölü ve önemli bir kültürel ve turistik cazibe merkezidir.
7. Tayvan 400'den fazla kelebek türüne ev sahipliği yaptığı için "Kelebek Krallığı" olarak bilinir.
8. Shilin Gece Pazarı gibi Tayvan'ın geleneksel gece pazarları canlı atmosferi ve lezzetli sokak yemekleriyle ünlüdür.
9. Tayvan adası bir zamanlar Portekizli denizciler tarafından verilen "güzel ada" anlamına gelen "Formosa" olarak anıldı. "
10. Tayvan gelişen bir yarı iletken endüstrisine sahip ve dünyanın en büyük sözleşmeli çip üreticisi TSMC'ye ev sahipliği yapıyor.
11. Alişan Ulusal Manzara Alanı, nefes kesen gün doğumu ve eşsiz bir dağ demiryolu sistemi olan Alişan Orman Demiryolu ile ünlüdür.
12. Tayvan, kış yaşam alanlarına seyahat eden milyonlarca mor karga kelebeği ile yıllık bir kelebek göçü yaşıyor.
13. Ada, Pasifik Ateş Çemberi'nde yer alıyor, bu da onu depremlere ve volkanik aktiviteye yatkın hale getiriyor.
14. Tayvan kültürü geleneksel Çin, Japon ve yerli Avusturalya mirasından gelen etkilerini harmanlıyor.
15. Tayvan kaplıca için bir uğrak noktasıdır, Beitou Kaplıcaları büyük bir şehre yakın en ulaşılabilir jeotermal alanlardan biri.

Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

CAHİT SITKI TARANCININ BU ŞİiRINI SİZLERE SUNUYORUM




CAHİT SITKI TARANCININ BU ŞİiRINI SİZLERE SUNUYORUM.

Öyle bir yıl olsun ki;

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun. Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun.

Öyle bir yıl olsun ki;

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun. Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Öyle bir yıl olsun ki;

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun. Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Öyle bir yıl olsun ki;

Yaşamak sevmek gibi gönülden olsun. Olursa bir şikayet ölümden olsun.

O da gençlerden uzak olsun...



Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

Cüneyt Gökçer, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.



Cüneyt Gökçer, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.

Lise yıllarında Ankara Halkevi Temsil Koluna üye oldu. 1936 yılında bir Türk yazarının piyesinde ilk başrolünü oynadı.

1937 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümüne girdi. Tatbikat Sahnesi ve Devlet Tiyatrolarında birçok eserde başrol oynadı, yurt içinde ve yurt dışında başarılar kazandı.

1942 yılında Devlet Konservatuvarı yüksek lisans bölümünden mezun olduğu yıl Tiyatro Bölümünde sahne ve mimik hocalığına atandı. 1 Ekim 1949’da Büyük Tiyatro, Ahmet Kutsi Tecer‘in Köroğlu Destanı ile resmen açılır. Gökçer’in bu oyundaki rolü Köroğlu’dur. Aynı sezonda, daha önce tatbikat sahnesinde Onikinci Gece’yi sahneye koyan Renato Mordo’nun yönettiği Faust’ta Mefhisto’yu oynar.

Rejisör ve aktör olarak sanatında olgunlaşması 1954 ile 1958 yılları arasında Muhsin Ertuğrul‘un ikinci Devlet Tiyatrosu müdürlüğüne rastlar. Muhsin Ertuğrul‘un Devlet Tiyatrosu müdürlüğünden istifası üzerine, yerine Cevat Memduh Altar getirilir. Altar zamanında Gökçer, bilgi ve deneyim için Avrupa’ya gönderilir. Almanya, Avusturya, İngiltere ve Fransa‘nın Oldwich, Commedia Française, Thalia Theater gibi önemli sanat merkezlerinde reji asistanı olarak çalışır. Ünlü yönetmenlerin ve sanatçıların provalarını izleme olanağını bulur.

25 Ağustos 1958 tarihinde 38 yaşındayken; Muhsin Ertuğrul‘dan yaş haddi nedeniyle boşalan Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne atandı.

Cüneyt Gökçer yöneticiliği süresince repertuar politikasının belirlenmesi ve uygulanmasında önemli bir aşama olarak, Batı Tiyatrosunun başyapıtlarının yanı sıra daha fazla Türk Tiyatro eserine yer verilmesini gerekliliğini savunur. Bu amaçla yerli oyun yazarlarını teşvik eder. Refik Erduran, Cahit Atay, Güngör Dilmen Kalyoncu, Yıldırım Keskin, Recep Bilginer, Necati Cumalı, Aziz Nesin, Oktay Arayıcı, Yaşar Kemal, Turan Oflazoğlu, Orhan Asena gibi oyun yazarlarımızın eserleri Gökçer döneminde seyirciyle buluşur.

Gökçer’in Devlet Tiyatrosu genel müdürlüğüne atandığı o yıllarda opera ve bale Devlet Tiyatrosu’na bağlıdır. 1959 yılında Opera-Bale Devlet Tiyatrosu’ndan ayrılsa da, 1960 yılında tekrar birleşir ve bu durum 1966 yılına kadar devam eder. Gökçer tiyatronun yanı sıra opera ve bale sanatlarının gelişmesi için de önemli çalışmalar yapar. Müzik konusunda İtalyan, koreografi konusunda ise İngiliz hocalardan, özellikle Dame Ninetto de Valois‘dan yararlanarak bu bölümlerde yeni gelişme imkanları sağlar.

1963 yılında Devlet Tiyatroları’nda ilk müzikalin sahnelenmesini sağladı.

1985 yılında aldığı profesörlük unvanı ile Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı müdürlüğüne atandı.

1989 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü başkanlığı yaptı. 1996 yılında Türkiye’de ilk defa Tiyatro Rejisörlüğü lisans eğitimini başlatan Gökçer, gerek oyuncu gerek rejisör olarak çok sayıda ödül aldı.

1982 yılında Devlet Sanatçısı unvanını alan ilk tiyatro sanatçısı olarak sanat tarihine geçti.

Cüneyt Gökçer, 23 Aralık 2009 tarihinde Ankara’da 89 yaşında vefat etmiştir


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

Dilber Ay Kimdir?




Dilber Ay Kimdir?

Dilber Ay, 1 Ocak 1956, Kahramanmaraş'ta dünyaya geldi. Barak havaları ve 1981 yılında söylediği "Meyrik" türküsüyle Türkiye'de büyük bir kitlenin sevgisini kazandı; "Tavukları pişirmişem" olarak bilinen Adıyaman türküsü ile fenomen haline geldi. 2011-2015 yılları arasında tam teşekküllü bir hapishane simülasyonu içinde, demir parmaklıkların ardından arabesk şarkılar seslendirdiği "Kadere Mahkûmlar" adlı televizyon programını sundu. Türkücü, 2012 yılında ana akım televizyonlara konuk olmaya başladıktan sonra hızla popüler kültür ikonuna dönüştü. 

Erkeksi, güçlü, sert, özgüveni yüksek bir imaj yaratan Dilber Ay, seslendirdiği hüzünlü türküler ve arabesk formundaki şarkıların yanı sıra sinema filmlerinde aldığı roller, televizyonda yaptığı reytingi yüksek programlar, rol aldığı reklam filmleri ile hatırlanır. Hayat öyküsü 2021 yılında çekilen "Dilberay" adlı filme konu olmuştur.

1 Ocak 1956'da Kahramanmaraş ilinin Pazarcık ilçesinde doğdu. Kureyşan aşiretine mensup olan Ay'ın asıl soyadı Bağbuş'tur.  İlköğrenimine Kahramanmaraş'ta başladı; bu şehirde ilkokul üçüncü sınıfa kadar okudu, daha sonra eğitimine devam edemedi. Ailesi ile birlikte önce Ankara'ya, oradan da Bolu-Düzce taraflarına göç ederek yerleşti. Düzce'de "güzel ses" aramak üzere TRT Radyosu'nun 1969'da yaptığı çalışma sırasında "Gönül gel seninle muhabbet edelim, araya kimseyi alma sevdiğim" türküsünü seslendirmesiyle yeteneği fark edildi. Ancak yarışmaya katıldığı için babası Hüseyin Bağbuş'tan çok ağır işkenceler gördü.

13 yaşında iken 50 yaşında bir erkekle evlendirildi. Bu evlilikten Satı ve Filiz isminde iki kız çocuk sahibi oldu. İkinci evliliğini 16 yaşındayken yanına kaçtığı teyzesinin oğluyla yaptı,Ünal isminde bir erkek çocuk sahibi oldu. Üçüncü evliliğini, Almanya'da tanıştığı İbrahim Karakaş ile 1998 yılında yapmıştır.

Barak ağzı uzun havalarını icra etmeyi Halit Arapoğlu’ndan öğrendi. 1974'te TRT Radyosu'nda sınava girdi. Genç yaşta radyoda söylediği türkülerle tanındı. Ankara Konak Gazinosu'nda türkücülük yaptı. İbrahim Tatlıses,Bergen,Bedia Akartürk, İzzet Altınmeşe, Dursun Salkım gibi tanınmış isimlerle birlikte çalıştı. Adana'da birlikte sahne aldığı Bergen ile yakın bir dostluk kurdu. Müzik yaşamı boyunca çok sayıda albüm yaptı. Bilinen ilk 45’lik plağı “Yavrum Oy / Oy Bahçenize Giremedim Ben Gazelden” adını taşıyan 1974 tarihli plaktır.

Dilber Ay, 2006 yılından itibaren sinema filmlerinde rol aldı. Rol aldığı ilk film olan Beynelminel (2006)'de bir şarkıcıyı, Yol Arkadaşım (2017) filminde bir araba tamircisini canlandırdı. Beynelminel filmindeki rolü ile 14. Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü'ne değer görüldü.Beynelmilel filminde bir pavyon sahnesinde söylediği Akşama Geleceğim (bilinen adıyla "Tavukları pişirmişem") adlı anonim Adıyaman tükrüsü fenomen haline geldi. Birçok eğlence ve kutlamalarda Dilber Ay’ın seslendirdiği bu türküye özel bir yer verildi. 2014 yılında Fenerbahçe Spor Kulübü’nün şampiyonluk kutlamasında futbolcuların sahada oyun ve alkışlarla "Tavukları Pişirmişem” türküsüne eşlik etmeleri, ulaştığı popülerliğini göstermiştir.

Dilber Ay, 2011-2015 arasında Flash TV' kanalında müzisyen Devran İskender ve Cihan Akboğa ile birlikte Kadere Mahkûmlar adlı arabesk müzik programını sundu.[13] Programda konuklarını demir parmaklıklarla çevrili stüdyoda ağırladı; mahkûmlardan gelen mektupları okuyup, istek türkü ve şarkılarını seslendirdi. Geniş. bir izleyici kitlesine ulaşan bu program sayesinde ana akım medya tarafından keşfedilen Dilber Ay, çeşitli reklam filmlerinde rol aldı ve ana akım medyadaki haber programlarında canlı yayına çıkarıldı. 2012'de CNN Türk televizyonunda konuk olarak katıldığı 5N1K programında, haberci Cüneyt Özdemir’in onu yanlış anlaması (Şarkı ismi olan "Zorunda mıyım" sözünü anlamayıp "Zorunda mıyım?" diye sorduğunu sanması) sosyal medyada büyük etki yarattı. Bu olay, bir mobil operatörün reklam kampanyasına esin kaynağı oldu ve Dilber Ay’ın, Türk kamuoyunun büyük bölümü tarafından tanınmasında etkili oldu.

Yaşamını Düzce'de bulunan ikametinde geçiren Dilber Ay, geçirdiği kalp krizi sonucu 29 Nisan 2019 tarihinde Ankara'daki bir hastanede 63 yaşında öldü. Cenazesi 30 Nisan 2019'da Düzce'ye getirilerek şehir mezarlığında defnedildi.


Mehmet Ali Arslan, Haber Blog

Yakın Arşiv Seçmeleri

Arşiv taranıyor...

Gündem Öne Çıkan

Yükleniyor...

Arşivden Seçmeler

Yükleniyor...

son haber
Yayın yükleniyor...