26 Eylül 2024 Perşembe
Galatasaray Avrupa'ya 3'lü Başladı
Haberler News
Eylül 26, 2024
Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nin yeni formatındaki ilk maçında büyük bir galibiyet elde etti. Sarı-kırmızılılar, Türk Telekom Stadı'nda ağırladığı Yunanistan temsilcisi PAOK'u 3-1 mağlup ederek turnuvaya 3 puanla başladı.
Heyecanla beklenen karşılaşmada Galatasaray, etkili bir oyun sergileyerek rakibini rahat geçti. Maçın ilk yarısında Rahman Baba'nın kendi kalesine attığı golle öne geçen sarı-kırmızılılar, ikinci yarıda Yunus Akgün ve Mauro Icardi'nin golleriyle skoru 3-1 yaptı. PAOK'un tek golü ise ceza sahası içinde kazanılan bir penaltıdan geldi.
Bu sonuçla Galatasaray, yeni formatıyla ilk kez düzenlenen UEFA Avrupa Ligi'nde iddialı olduğunu bir kez daha gösterdi. Okan Buruk yönetimindeki takım, hem Süper Lig'de hem de Avrupa'da başarılı bir grafik çiziyor.
ABD ve müttefikleri Lübnan'da 21 günlük acil ateşkes çağrısı yaptı, İsrail saldırıları devam ediyor
Haberler News
Eylül 26, 2024

ABD ve müttefikleri Lübnan'da 21 günlük acil ateşkes çağrısı yaptı, İsrail saldırıları devam ediyor
: Ölüyü dirilten baba türbesi.
Haberler News
Eylül 26, 2024

Ölüyü dirilten baba türbesi
Askerliğimi yaparken altı ay kadar kısa bir süre vekil öğretmen olarak görev aldığım köyde Kâmil Çavuş isminde yaşlı bir amca vardı. Bütün köy ondan, "Hiç nefes almadan on beş dakika durabiliyor." diye söz ederdi. Bu sözü birkaç kişiden duyunca önce inanmadım. Sonra da zaten baktım sürekli bahsi geçiyor, "Tutuyorsa tutuyor. Kime ne faydası var?" diyerek kestirip attım.
O gün öğrencileri de evlerine gönderdikten sonra okulun bahçesinde ağaçları suluyordum ki biri geldi yanıma, "Öğretmen bey" dedi "Haberin yok galiba. Bizim köyden Kâmil Çavuş vardı ya! İşte o Kâmil Çavuş bugün ölmüş. Cemaat şu sıralar cenazeyi kaldırmak için köy meydanında toplanmış bekliyorlar."
İşimi gücümü bırakıp köy meydana doğru koşturmaya başladım. Hemen girişte muhtar karşıladı beni. Kulağıma, “Seni Allah’mı gönderdi?” dedi. Şaşırdım kaldım. Muhtara “Yok,” dedim “ben kendim geldim.”
Meğer o gün camii imamının işi çıktığı için kasabaya gitmiş. Cemaat bir süredir cenaze başında İmamı bekliyormuş. Muhtar kulağıma, “Vallah öğretmen bey," dedi, "cenaze kokacak diye korkuyoruz. Sen okumuş adamsın. Yol yordam bilirsin. Geç şu tabutun başına da cenaze namazını sen kıldır. Bu deyyusun geleceği yok.”
O kadar dil döktüm, “Yav” dedim “ben alnı yere değmemiş bir adamım. Nerden bilirim cenaze namazını? Haydi aranızda saf duran biri olsam sağa sola bakar bir şeyler yaparım ama her biriniz bana bakıp bir şeyler yapacaksınız. Mümkünü yok beceremem.”
Ama dinleyen kim? Üstelik etraftan beni pohpohlayanlar da çoğalmaya başladı:
“Sen okumuş adamsın.”
“Sen bilirsin.”
“Bu deyyusun geleceği yok.”
“Cenaze ortada mı kalacak?”
İtiş kalkış bir anda kendimi tabutun arkasında buldum. Bir taraftan da gözüm kasaba yolunda. Ne olur ne olmaz İmam çıkar gelir diye oyalanıp duruyorum. Beş dakika kadar tabutun başında bekledim. Baktım olmayacak bir işe yarayacakmış gibi tabutun sağına soluna bakındım. Oradan birini çağırıp “Cenazeden sonra tabutu bir güzel boyayın” dedim “Şurada bir yerde delik var maazallah su sızabilir.”
Sonra muhtarı yanıma çağırdım, “Rahmetliyi yıkadınız mı?” diye sordum. Muhtar “Yıkadık” dedi. Baktım bu muhabbetten fazla zaman kazanamayacağız uzatmaya karar verdim. Bu yüzden muhtara, “İyice yıkadınız mı?” diye sordum. Muhtar, “Ben kendim yıkadım." dedi, "İkide kese attım.”
Muhtarla konuşuyoruz ama bir taraftan da gözüm kasaba yolunda. Her an bir minibüs çıkabilir de İmamı cenazeye yetiştirebilir diye. Ama kimseler yok. Muhtara, “Rahmetliyi kefenine iyice sardınız mı?” dedim. Muhtar “Sardık.” dedi. Gözünün içine baktım “İyice sarsaydınız.” dedim “Bezden kaçmayaydınız.”
Sonra edemedim tabutun kapağını açtım. Baktım rahmetliyi kefene iyice sarmışlar ama her iki kolu da olduğu gibi dışarda. Muhtara, "Ben tabutun içinde iki kolu kefenin dışında olan birinin cenaze namazını kılamam." dedim. Muhtar yalvaran gözlerle bana bakıp, “Kendisi öyle istedi” dedi “Rahmetli sıkıntıya gelemiyordu. Bu yüzden eli kolu dışarıda olsun istiyordu.”
Çaresiz tabutun kapağını örttüm. Muhtar yerine geçti. Beş dakika daha sağa sola baktıktan sonra tam “Ey cemaat” diye sonunun nereye varacağını bilmediğim bir konuşmaya başlayacaktım ki tabutun kapağı açıldı. Ben kendimi beş metre geriye attım. Cemaatten kaçanlar, bağıranlar, tekbir getirenler....
Kaçan kaçtı, kaçmayanlarda muhtar ve eski rahmetlinin akrabaları olmak üzere tabutun başına gelip adamı dışarı çıkartıp musalla taşına yatırdılar. Meğer adam ölmemiş. Hatta on beş dakika olan nefessiz yaşayabilme rekorunu kırk dakikaya çıkartmış!
Durum anlaşılınca insanlar tekrar meydanda toplanmaya başladı. Kimi eski rahmetlinin başına toplandı kimi benim yanıma geldi. Yanıma gelenler bana dokundu. Kimi el sürdü kimi boynuma sarıldı. İçlerinden yaşlı biri gelip cemaate beni göstererek “Nede olsa okumuş adam” dedi “Baksana ölüyü bile diriltti.”
Yaklaşık altı ay kadar o köyde öğretmenlik yaptım. Bir lojmanda kalıyordum ve bu zaman içerisinde gelenim gidenim hiç eksik olmadı. Birçoğu bana “Ermiş” muamelesi yapmak istedi ama buna kesinlikle müsaade etmedim. Görev sürem bitip de Ankara’ya döndükten yıllar sonra o köye yeniden uğradım. Okul duruyordu ama öğrenci olmadığı için çoktan kapatılmıştı. Köylüler lojmanı misafirhane yapmışlar ama ne gelen vardı ne giden. Lojmanın önünde bir ağaç vardı. Onun da yanına küçük bir kulübe kondurup ağacı da dilek ağacı yapmışlar. Kimi evlenmek için dua edip çaput bağlıyor, kimi çocuğu olsun istiyor, kimi de ölen yakınlarının dirilmesini istiyordu. Acizane kulübenin ismini de bizim olaydan esinlenip koymuşlardı: Ölüyü dirilten baba türbesi..
(Alıntı)
"Hayatta en zor şey de; İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır...
Haberler News
Eylül 26, 2024

"Hayatta en zor şey de;
İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır..."
İyi geceler hayat...🍀
Gazeteci Mehmet Ali Arslan
Haberler News
Eylül 26, 2024
Mehmet Ali Arslan, Kimine Göre Kral, Kimine Göre imparator, lakaplı Gazeteci Yazar,
1975 Ardahan doğumlu olan Mehmet Ali Arslan, gazetecilik mesleğinin yanı sıra önemli sosyal projelere de öncülük ediyor. 1995 yılından beri gazetecilik yapan Arslan, "internete ilk alemde tek" ve "yazıyorum Çünkü herkes okuyor"sloganlarıyla kendi kurduğu internet siteleri üzerinden Ulusal ve uluslararası Arena'da yayınlarını sürdürüyor.
CUMHURBAŞKANLIĞI VE MEHMET ALİ ARSLAN
2014 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmaya çalışsa da yasal şartlar nedeniyle adaylıktan çekilmiştir.
Özel Günlerin mimarı; Mehmet Ali ARSLAN
Türkiye'de Bir İlk: Dünya Şehirler Günü İnisiyatifi
Türkiye ve Dünya şehirlerin ve insanlarının kendine özgü değerlerinin ön plana çıkarılması amacıyla önemli bir adım atıldı. 2000 yılında Mehmet Ali Arslan tarafından ortaya atılan "Türkiye ve Dünya genelinde bütün şehirlerin ve insanlarının (il) bazında özel bir günü olmalı" fikri, 2014 yılında Ardahan'ın "Dünya Ardahanlılar Günü"nü ilan etmesiyle somut bir hal aldı. Ardahan'ın bu öncü girişimi, diğer şehirleri de bu konuda harekete geçirdi.
Mehmet Ali Arslan'ın girişimleriyle 2024 yılında Kars'ın da "Dünya Karslılar Günü"nü ilan etmesiyle birlikte, bu inisiyatif daha da güçlendi. Türkiye genelinde birçok ilin, kendi özel günlerini ilan etmek için çalışmalar yaptığı biliniyor.
Mehmet Ali Arslan'ın başlattığı bu anlamlı hareket, Türkiye'de yerel kimliklerin güçlendirilmesi ve şehirlerin kendine özgü değerlerinin ön plana çıkarılması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Diğer şehirlerin de bu örnekten ilham alarak kendi özel günlerini ilan etmeleri bekleniyor.
İNTERNETTE İLK ALEMDE TEK - MEHMET ALİ ARSLAN
Türkiye'de İnternetin öncülerinden biri olan Gazeteci Yazar: Mehmet Ali Arslan, "internete ilk alemde tek" sloganıyla yurt genelinde onlarca internet sitesi blog video TV kanalı ve sosyal medya sayfası kurucularındandır
Ardahan Kars ve ığdır il ilçe ve bağlı köyler ilk Mehmet Ali Arslan tarafından internette yayınlandı.Ardahanlılar Karslılar ve Iğdırlılar memleketlerinin ilk haberini ve ilk videosunu Arslan'ın kurduğu internet sitelerinden okudu izledi, Başta Ardahan Kars ve ığdır olmak üzere Türkiye Genelinde bir çok ilin yerel basını internet ve Elektronik E gazeteciliğine geçmesine Mehmet Ali Arslan vesile oldu.Gazeteciliğin yanısıra Yazarlıkta yapan Mehmet Ali Arslan "yazıyorum Çünkü herkes okuyor" sloganıyla bir çok konuyu elle aldı. ve devam ediyor,
Dernek ve STK'lardan Bağımsız olarak Etkinlik ve organizasyonlar da yapan Arslan başta Ardahan, Kars Kurtuluş günleri, tanıtım günleri gibi etkinlikler yaptı, benzer etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.





