25 Şubat 2023 Cumartesi

Helalleşme



Helalleşme
Son zamanların modası oldu helalleşme.
Sanırım bir nevi günah çıkarma yöntemidir helalleşme.
Neredeyse herkes bir helalleşme kuyruğuna girdi.
İşin tuhaf yanı, kendi adımıza helalleşme değil de herkesin adına helalleşiyor olduk.
Kimden nasıl helalleşeceğimize bir türlü karar veremedim.
-Kaçak yapılar yapıp/yaptırıp en ufak bir sallantıda başlarına yıktığımız, ölümlerine neden olduklarımızla nasıl ve ne yüzle helalleşeceğiz? Asıl helalleşmemiz gereken bu insanlar da bakalım onlar bize haklarını helal ediyorlar mı?
Peki gelin helalleşelim, helalleşelim de kimden helalleşelim?
-Kadına şiddet uygulayan birilerinden mi helalleşelim?
-Kadını taciz ve kadına tecavüz edenlerden mi helalleşelim?
-Çocuk istismarcılarından mı helalleşelim?
-Yol kesip adam döven, saldırgan psikopatlardan mı helalleşelim?
-Kapkaç yapıp, insanları yerlerde sürükleyen, hayatlarını bitirenlerden mi helalleşelim?
-Evimize girip varımızı yoğumuzu götüren hırsızlardan mı helalleşelim?
-İnsanları dolandıran, haklarını gasp edenlerden mi helalleşelim?
-Bir kısmı din sömürüsü yapıp, diğer bir kısmı Atatürk maskesi takıp sahtekarlık yapanlardan mı helalleşelim?
-Hırsızlık yapıp malzemeden çalan ve bir afet anında yerle bir olan evleri yapan müteahhitlerden mi, onlara imar ve iskân izni veren yetkililerden mi, usulsüz uygunluk veren yapı denetim elemanlarından mı helalleşelim?
-Bir oy uğruna ya da bir miktar para toplama uğruna hak etmedikleri halde uygunsuz yerlere yasallık belgesi vererek canların yok olmasına fırsat verenlerden mi helalleşelim?
-Her namuslu iş insanı, memur ve çalışan vergisini verirken, vergisini vermeden saklanan ve adaletsiz bir şekilde çıkarılan aflarla vergi vermeden uyanık geçinen ve onlara bu fırsatı sunanlardan mı helalleşelim?
-Suç işlediği için yıllarca ceza alan ve keyfe keder aflar çıkarılarak kanunsuz insanları sokağa çıkaranlarla ve sokağa dökülen suç makinalarıyla mı helalleşelim?
-Devletin malını har vurup harman savuran yetkililerle mi helalleşelim?
Sahi biz kiminle helalleşelim?
Temiz ve dürüst insanların zaten helalleşmeye ihtiyaçları var mı?
Helalleşelim de her şeyi sıfıra alıp yeniden suç işlemeyi mi meşrulaştıralım?
Helalleşelim de doğru ve dürüst yaşayan insanların haklarını ve hukuklarını mı çiğnemiş olalım?
Helalleşelim de gayri resmi yapılan tüm işlemlere yasallık mı kazandıralım?
Bilimsel devletlerde helalleşme diye bir şey olabilir mi?  Olsa olsa hak, hukuk ve adalet çerçevesinde herkesin hak ettiğini alması olabilir.
E hadi helalleşelim de kimle helalleşelim? Bakıyorum da elimde helalleşecek kimse kalmamış. O halde önce kendimizle, kendi vicdanımızla helalelleşmeliyiz.
Kimseler öyle ortaya çıkıp da hakkınızı helal edin, hadi gelin helalleşelim vs. nutukları atmasınlar. Atıyorlarsa da kendi adlarına atsınlar. 
Helalleşme anca musalla da olur. O da oradaki cemaatin inisiyatifinde olan bir durumdur. Kimse, kimin ne dediğini ve ne yaptığını bilemez.
Yaşar GELER




Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

19 Şubat 2023 Pazar

Halk Dayanışması


HALK DAYANIŞMASI


Ne kadar asil bir milletiz!
Ne vakur bir duruşumuz var!
Nerede bir sıkıntılı durum olsa hemen omuz omuza verir o sıkıntıyı aşmaya çalışırız.
On ilin, on üç milyon insanın yaşadığı, kırk bini geçen ölüm, yüz bini geçen yaralı, yıkılan binlerce ev ve işyeri. Buna karşılık tek yürek olan seksen dört milyon insan. Muhteşem bir dayanışma ruhu olsa gerek.
Yüz yıllardır süregelen bir dayanışma kültürümüz var.
Sıkıntı anında kimse senin dinine, imanına, siyasetine, diline, ırkına, mezhebine şekline, şimaline bakmaz.
Sıkıntı anında ben bunu tanıyorum, şunu tanımıyorum diye düşünmez.
Kendimi bildim bileli, bu ülkede çok çeşitli etnik unsurlardan, dinlerden, ırklardan, mezheplerden ve kültürlerden insanlar bir arada yaşıyorlar.
Bence kimsenin kimseden bir sıkıntısı ve çekincesi de yoktur.
Çünkü, bu insanlar yüz yıllardır bir arada yaşama kültürü oluşturmuşlardır.
Türkü, Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i, Alevi’si, Sünni’si sen ben demeden varlıkta ve yoklukta, savaşta ve barışta hep bir olmuş, omuz omuza verip vatan için savaşmış hatta şehit olmuşlardır.
Yer yüzünde böyle bir başka millet daha var mı bilmiyorum?
Kurtuluş Savaşı’nı bu dayanışma ruhuyla kazanmışız.
Geçmişlerle birlikte 1999 depremini bu şekilde göğüslemişiz.
Şimdi 2023 depreminde yine olağan üstü bir dayanışma kültürü ile gidermeye çalışıyoruz.
Öyle bir halkız ki, herkes kendisine yakın hissettiği bir yerle dirsek temasıyla o sıkıntılı bölgenin sorununu çözmeye çalışıyor.
Kimi Kızılay’la kimi AFAD’ la, kimi AHBAP’ la kimi eşiyle-dostuyla kimi de bireysel kendi gücüyle ama hepsinin amacı tek bir yere hizmet etmek için yarışıyor olmaları.
Bundan daha güzel ne olabilir ki?
Bundan daha verimli olabilir ki?
Amaç gittiğimiz yer, fakat gittiğimiz yol farklı.
Amaca ulaşmak için meşru olan her yol mübahtır. Tabi ki ve altını çizerek söylüyorum MEŞRU OLAN her yol. Gayri meşru yollara sapmak amaca hizmet değil, amacı baltalamak olur.
İşte, bu meşru yolu ve halk dayanışmasını bu deprem felaketinde gördük ve bir kez daha deneyimlemiş olduk. Bir halkı özgür kıldığınız sürece halk doğru yolu bulacaktır.
Şu son felakette gördük ki, kimse ölenlerin şusuna busuna bakmadı. Kimse yaralananlara kimsin, necisin diye sormadı. Kaldı ki dini, dili, ırkı, mezhebi, inancı bize hiç mi hiç uymayan milletler yardımımıza koştu. Bizim de onlara koştuğumuz gibi.
Umuyor ve diliyorum ki bu halk dayanışması böylece sürüp gider. Kirli çıkar çatışmalarına ve basit siyasi çekişmelere ve tartışmalarına alet ve kurban edilmezler.
Yaşar GELER


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Tek Ayakkabı hikayesi

Tek Ayakkabı hikayesi


MUTLAKA OKUYUN..!   TEK AYAKKABI

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.. Adam ona b
ir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
- Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
- Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.
- Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı.
Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:
- Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.
Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:
- Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?
- Çok basit!. dedi, adam. Eğer vicdan yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler...
Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:
- Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?
Çocuk, başını yanlara sallayıp:
- Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.
İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder. Çocuk biraz düşünüp:
Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?
- Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.
Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:
- Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.
- İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.
- Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!.
Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek
- Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.
- Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?
- Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.
Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş
değildi.Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:
- Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..
Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu.
Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:
- Babam haklıymış!. dedi. 'Sakat olduğun için, üzülmene hiç gerek yok!'
demişti.
(Alıntı) 

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

17 Şubat 2023 Cuma

Soner Tuğtekin







Adıyaman'da depremin 3'üncü gününde ağzında tütünle enkaz altından çıkarılan Soner Tuğtekin,  "Yanımda sadece tütün ve 1.5 litrelik su vardı. Çok sigara içmekten çakmağımın gazı bitti. Kumandanın pillerini parçalayıp, kablolarını birbirine çarptırarak ateş çıkartarak ateş sorunumu çözdüm" dedi.



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

16 Şubat 2023 Perşembe

Deprem anında neler yapılmalı?


```1)Gece yatarken telefon yakınınızda uyumayı alışkanlık edinin (Şarj dolu olsun)

2)Depreme gece yakalandı iseniz yatak odası veya çocuk odasından ayrılmayın. (Çünkü arama kurtarma çalışmaları Öncelikli olarak bu odalardan başlatılıyor.

3)Eski tip birbirine geçmeli yatağınız varsa biran önce ondan kurtulun. Yüksek ve sağlam bazalardan alın.Baza altını mümkün olduğunca dolu tutun (Kıyafet battaniye yorgan gibi) Çünkü sağ ulaştıklarımızın çoğu baza yanlarında uzanan insanlardı)

4)Sakın ayakta, kiriş altlarında,merdiven boşluklarında ve koridorda durmayın (Ölüm vakaları daha çok buralardaydı)

5)Mutlaka çök-kapan pozisyonunu yapın. Ama bunu boş yerlerde degil özellikle bazaların yanında yapın.

6) Kapandığınız esnada yatak üzerinden Battaniye-Yorgan ve yastık alıp kendinizi koruyun. Kış aylarında atletle kesinlikle yatmayın. Yara almayan ama soğuktan ölenlere denk geldik.

7)Baza kenarlarında 1 şişe su bulundurmayı adet edinin. Cok şey kaybetmezsiniz.

8) Kol saati kullanınki enkaz altında gece yarısı sesinizi boşa tüketmeyin. Sizi duyan çok kişi olmayacak. Çünkü gece karanlık ve soğuktan çalışmalar yavaşlıyor.

9)Sakin kalıp elbet birisinin sizin için geleceğini unutmayın.

10)Sarsıntı tamamen bitmeden
bulunduğunuz yerden ayrılmayın. Merdiven boşluklarından çok can kaybı çıktı.

11)Varsa imkanınız yüksek katlı son tercihiniz olsun. En üst kattayım diye kendinizi çokta güvende hissetmeyin. (Vefat eden yakınlarımız en üst katlarda oturuyorlardi)

12)Bu saatten sonra depremle yaşamayı ve birgün yine yüzleşeceğinizi unutmayın. Her zaman hazırlıklı olun.```

*Çok önemli mutlaka*

okuyunuz lütfen.... Kahramanmaraş Merkezli Asrın Felaketi

*_Sonrası Arama Kurtarma Çalışmaları ve Enkaz Kaldırma İşlemlerinde 1 Hafta Süresince Görerek Tecrübe Ettiğim_*not defteri
(Alıntı) 

Yerli ve yabancı deprem arama kurtarma fotoğrafı 




Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7.7 ve 7.6'lık depremler 10 ilde büyük yıkıma yol açtı. Asrın felaketinde 35 bin 418 kişi hayatını kaybederken, 105 bin 505 kişi de yaralandı. Yıkılan bina sayısı ise 6 bin 444 oldu. Yerli ve yabancı Ekipler arama kurtarma çalışmalarını ümitle sürdürmeye devam ediyor. 


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

13 Şubat 2023 Pazartesi

AKILLANMIYORUZ

AKILLANMIYORUZ

AKILLANMIYORUZ                                                                                                                                                                   Yıllardır onca deneyime rağmen, onlarca yaşanmışlıklara rağmen çeşitli konularda hala zarar görüyor olmamız pek de kenara konulabilecek bir durum olmasa gerek. Aslında bu kadar olumsuzluklardan ve yaşanmışlıklardan çok ama çok önemli dersler almamız ve akıllanmamız gerekmez miydi? 
Evet, gerekirdi. Ama biz ders alabildik mi ya da akıllanabildik mi? Tabi ki hayır. Akıllanmış olsaydık bugün yaşadıklarımızın belki de onda birini ya da yüzde birini dahi yaşamamış olurduk.
İmar barışı çıktı diye seviniyoruz.
Neden? Yasal olmayan yapılara yasallık kazandırıldı diye. 
Vergilere af geldi diye seviniyoruz.
Neden? Devlete karşı sorumluluğumuz olan vergimizi vermediğimiz için.
Hükümlülere af çıktı diye seviniyoruz.
Neden? Kanunen suçlu olup, cezamızı çekmeden serbest kaldığımız için.
Öğrencilere af çıktı diye seviniyoruz.
Neden? Zamanında okuluna gitmediği, sınavlarına girmediği, okuldan atıldığı ve buna karşılık her şeyi sıfırladığımız için.
Depremde yıkılan binaların suçlusu ve sorumluları olarak ceza almadığımız ya da ceza aldığımız halde zaman zaman af çıkarılarak serbest kaldığımız için seviniyoruz.
Neden? Suçlu olduğumuz halde gerekli cezalarımızı çekmeden serbest kalabildiğimiz için.
Deprem ya da başka bir felaket oluyor, önce üzülüp sonra seviniyoruz.
Neden? Yıkımlar olduğu ve yaşamlar yok olduğu için üzülüyor, daha sonra millet olarak el ele verip mağdurlarımızı desteklediğimiz için seviniyoruz.
Alışverişlerimizde fiş ya da fatura almadan alışverişi ucuza hallettiğimiz için seviniyoruz.
Neden? Çünkü, devlete ödememiz gereken vergileri ödemediğimiz için.
Yardım ettik diye seviniyoruz.
Neden? Çünkü biz asil ve duygusal bir milletiz. Yardımcı olmayı seviyoruz. Hatta başkasının görevini üstlendiğimiz için daha çok seviniyoruz.

İyi de biz ne zaman, başkalarının görevini üstlenmekten vaz geçeceğiz?
Ne zaman yasal olan işler yapmaya başlayacağız?
Ne zaman devlete karşı vatandaşlık sorumluluklarımızı yerine getireceğiz?
Ne zaman gerçek bir vatandaş ve vatansever olacağız?
Ne zaman daha ahlaklı ve daha onurlu bir topluluk olarak yaşamaya çalışacağız?
Ne zaman usulsüzlüklerden, yolsuzluklardan kurtulup doğru, adil, hakka ve hukuka uygun davranmaya başlayacağız?
En önemlisi, ne zaman akıllanacağız? 
Yaşar GELER


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Deprem Şiiri - üşüyorum

Deprem enkazından Kızının elini bırakmayan adam 



ÜŞÜMÜYORUM!

Üzülme sen baba, üşümüyorum!
Firdevs-i âlâ da dinlenmekteyim...
Tek derdim var, seni düşünüyorum, 
"Baba,baba" diye dillenmekteyim...

Babacığım sıkma tatlı canını, 
Ben şehitler gibi verdim canımı, 
Melekler çevirmiş dört bir yanımı;
Cennet bahçesinde eğlenmekteyim...

Affet babacığım, Rabb'imi seçtim, 
Senden değil, yalan dünyadan geçtim, 
Susamıştım, Havz'u Kevser'den içtim;
"Rabb'im Allah" diye söylenmekteyim...

Yaş dökme üstüme, ateş, kor olur, 
Dayanamam babam, üzülme n'olur!
Vakt-i zaman gelir, hesap sorulur;
Rabb'imden affını dilenmekteyim...

Nice kışlar biter, yaz gelir geçer, 
Bu dünya hayatı tez gelir geçer, 
Misafir olanlar yurduna göçer;
Sen gelene kadar eylenmekteyim...

Bir âfât ki, kıyamet gibi vurdu,
Her canı bir başka yana savurdu, 
Hicranî, bu acı yaktı kavurdu;
Küllerin içinden çimlenmekteyim...

Nuriye Akyol   9/2/2023



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

9 Şubat 2023 Perşembe

75 Yaşındaki Bekir Yıldırım Amca 71 saat sonra kurtarıldı

Bekir Yıldırım 


İş için Gaziantep'e gelen ve enkaz altında kalan 75 yaşındaki Bekir Yıldırım saatler sonra kurtarıldı. Fransız, Katar ve Türk ekipler kurtarma operasyonunda birlikte mücadele etti. Bekir amca 71.saatte enkazdan kurtarıldı. CNN TÜRK ekibi o anları anbean aktardı. 

Depremde son Durum 
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen, 10 ilde büyük yıkıma neden olan 7.7 ve 7.6'lık depremde hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen dakika daha da artıyor. Deprem bölgesine giderek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, afetteki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Türkiye genelinde vefat 9 bin 57. Yaralı sayısı 52 bin 979. Yıkılan bina sayısı 6 bin 444." ifadelerini kullandı



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

6 Şubat 2023 Pazartesi

İnsan ineğe seslenmiş. Ey inek

İnsan ineğe seslenmiş. Ey inek
İnsan ineğe seslenmiş:
Ey İnek!
Ne yapmaya geldin dünyaya?
Maça gitmezsin, dans etmezsin, çay içmezsin, kahveye gidip oyun oynamazsın.
Gündüz çayıra gece ahıra.
Tek düzen bir hayatın var!
Yeyip, içip sıçıyorsun.
Bunun için mi geldin dünyaya?
İnek dile gelmiş, cevap vermiş:
Ey İnsan!
Ya bu sözü, sen bana nasıl söylersin?
Şu buzdolabını aç bir bak.
Süt benden, yoğurt benden, tereyağı benden, kaymak benden, köfte benden, dolma benden, sucuk benden, pastırma benden.
Ayağındaki ayakkabı, belindeki kemer benden.
Kışın yaktığın tezek benden!
Kemiklerim bile işe yarar.
Ben olmasaydım belindeki pantolonu bile bağlayamayacaktın.
Peki sen ne yapmaya geldin dünyaya?
Etin yenmez, derinden bir halt olmaz, saçından çorap örülmez.
Güzelim doğayı tahrip etmek, birbirinizi öldürmekten başka hiçbir işe yaramazsın.
Sen ne yapmaya geldin dünyaya?



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Türkiye Deprem yasında




Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve 10 ilde büyük yıkıma neden olan 7.7 ve 7.6'lık depremde bilanço her geçen dakika ağırlaşıyor Cumhuriyet tarihinin en büyük ikinci depreminde hayatını kaybedenlerin sayısı 1651'e yükseldi. Sarsıntı nedeniyle 3 bin 471 bina yıkılırken, 11 bin 119 kişi de yaralandı.
#deprem #mehmetaliarslan


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr