31 Aralık 2022 Cumartesi

20 MİLYONLUK ÇEKİLİŞİN SONUCU BELLİ OLDU

20 MİLYONLUK ÇEKİLİŞİN SONUCU BELLİ OLDU
Milli Piyango yılbaşı özel çekilişi heyecanı sürüyor. 12.30'da başlayan çekilişte en büyük ikramiye olan 200 milyon liralık çekiliş henüz çekilmezken, ikinci büyük ikramiye olan 20 milyon liralık çekilişin sonucu belli oldu. Buna göre 20 milyon lira kazandıran numaralar 5424303 -5839489 oldu

2 milyon TL, 1 milyon TL ve 500 bin TL'lik çekilişler de gerçekleştirildi. İşte sırasıyla kazandıran numaralar;

0256035, 0341678, 0357483, 0528624, 1404769, 2271176, 3266702, 3439448, 5323047, 8223019

1039531, 1144595, 1225572, 1970525, 2008962, 2308330, 2351908, 2469708, 2787105, 3492628,3697011, 5093765, 5385056, 5977975, 5986604, 6365391, 6650782, 7815352, 8287797, 8574583

0125832, 0284345, 0934037, 1176234, 1570328, 1921644, 2069299, 2169369, 4219987, 4238110,4480875, 5152250, 5405757, 5576690, 5600539, 5752451, 5850966, 5945516, 6363086, 6406679,6666460, 6977549, 7247036, 7692503, 7730621, 7844859, 8661989, 8828675, 9071714, 9624096


öte yandan 200 milyon TL değerindeki dev ikramiye saat 23.15'te çekilecek




Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

27 Aralık 2022 Salı

MEHMET AKİF GEÇTİ DÜNYADAN




MEHMET AKİF GEÇTİ DÜNYADAN..

Asım'ın nesli bizzat Akif'ti
Akif'in nesli olamadık yazık!
Şiir İstanbul ise Akif Fatih'ti
Fatih'in nesli olamadık yazık....

İstiklal marşı,, istikbal marşı
Yaşar gibi yazmış Antep,Maraşı
Bir Akif gibi düşmana karşı
Çanakkale'nin nesli olamadık yazık...

Bin mektep bitirse binlerce insan
Yine de yazamaz böyle bir destan
Her asker Akif'in gözünde aslan
Aslanların nesli olamadık yazık...

Fakirdi Akif, zenginliği vatandı
Akif'i okuyan,şairlikten utandı
Ey Batı esiri evlat! Akif ata'ndı
Atamızın nesli olamadık yazık..

Vatan marşı ödül için yazılmaz
Bu ruh hiçbir zaman yenilmez
Yüreksiz kalemle yüreğe girilmez
Bu sevdanın nesli olamadık yazık...

Şimdi içerde düşman,ey koca Akif
Şimdi mektepte düşman,ey hoca Akif
Sönmese de son ocak, son baca Akif
Al sancağın nesli olamadık yazık...

Bir Mehmet Akif geçti bu dünyadan
Can bedendeyken geçti dünyadan
Köhne devirde gençti dünyadan
O heyecanın nesli olamadık yazık....

Şiir:Halis Ünlü 


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Bugün onların doğum günüydü - hikayesi


Resim Facebook 


Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı; “Biraz bekleyeceksin hocam. İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum.” dedi.

Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu.

Selâm verdikten sonra, fırıncının tezgâhına yaklaşarak; “Ekmeklerimi alayım! Benim ikizler acıkmıştır.” dedi.

Fırıncı, adamın kendisine uzattığı torbayı alarak tezgâhın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden 4-5 tane çıkardı.

Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş, tezgâhın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu. Fırıncıya sordum:

- Neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun? Biraz sonra çıkacak dedin ya!..

- Bayat ekmekleri kendisi istiyor. Çok fakir bir adam. Ona bayat ekmekleri yarı fiyatına veriyorum.

- Kim bu adam?

- Kendisi Kore gazilerinden. Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefât edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşı var.

Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını hissediyor ve ufak da olsa bir şeyler yapmak istiyordum. Fırıncıya yavaşca dedim ki:

- Aradaki farkı ben vereyim. Hiç olmazsa bugün taze ekmek yesinler.

Fırıncı, teklifimi kabul etti. Biraz sonra da, fırından yeni çıkan taze ekmekleri adamın torbasına doldururken şekli bozuk, bayat ekmekleri de tezgâhın altına koyarken ihtiyara takıldı:

- Bugün çok şanslısın hacı amca. Çocuklar için sana pasta gibi ekmek vereceğim.

Yaşlı adam, bir evlât sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne bastırarak kapıdan çıkarken bana döndü ve dedi ki:

- Allah, senden razı olsun evlâdım. Bugün onların doğum günüydü... :(
Alıntı, 

***Dünyada milyonlarca aç insan varken lütfen israftan kaçınalım.


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

26 Aralık 2022 Pazartesi

Kars Sarıkamış Şehitleri İstanbul Esenyurt'ta anıldı

KARS Sarıkamış Şehitleri esenyurt 



Esenyurt Belediyesi tarihin en soğuk günü olarak adlandırılan Sarıkamış Harekatı’nın 108. yılında anlamlı bir etkinlik düzenledi. Türk bayrakları ve meşaleler eşliğinde vatandaşların yürüyüşüyle başlayan programda Sarıkamış Şehitleri anıldı. Esenyurt Belediyesi ve Sarıkamış Derneği iş birliği ile 108 yıl önce Sarıkamış Harekâtı sırasında donarak şehit düşen binlerce Mehmetçik, törenle anıldı. Vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen programda, ilk olarak Sarıkamış Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin önünden, etkinliğin yapılacağı Sarıkamış Şehitleri Kültür Merkezi’ne kadar anma yürüyüşü gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Uzm. Tarihçi Zafer Bilgi, Sarıkamış'ın tarihçesini anlattı. Sarıkamış ağıtlarının seslendirildiği programda verilen ‘Sarıkamış’ slaytı ile vatandaşlar duygu dolu anlar yaşadı. Programa Esenyurt Belediyesi Başkan Yardımcısı Selçuk Günerhan, Sarıkamış Derneği Başkanı Nurettin Yüzbaşı, Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Kuzgun, meclis üyeleri ve STK temsilcileri katıldı.


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

25 Aralık 2022 Pazar

Erdoğan Batı'nın Ukrayna'daki krizde arabulucu olmaya çalışmadığını söyledi




Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batı'nın Ukrayna'daki krizin çözümünde arabulucu olmaya çalışmadığını söyledi.

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Depresyonun belirtisi Nelerdir?

Depresyonun belirtisi Nelerdir?

Farkında olmayabileceğiniz gizli depresyonun en iyi 10 belirtisi


Depresyon söz konusu olduğunda, insanlar genellikle sadece ağlayan veya bir duvara bakan üzgün, kaşlarını çatan, depresif bir kişiyi hayal ederler. Bununla birlikte, gerçekte, depresyon göründüğünden daha karmaşıktır. Psikiyatristler bu bozukluğun 10'dan fazla türüne sahiptir ve her birinin kendine has özellikleri vardır. Örneğin, maskeli depresyon kendini esas olarak somatik semptomlarla ve beklenmedik duygusal patlamalar ve iştah artışı ile atipik depresyonla ifade eder. 


Uyku modu değişiklikleri

Sürekli bir uyku düzeni, uykuya daldığınızda ve aynı anda uyandığınızda, iyi bir fiziksel ve zihinsel sağlığın işaretidir. Ancak daha önce uyku ile ilgili sorunlarınız yoksa ve şimdi aniden uykusuzluktan muzdarip olmaya başladıysanız veya tam tersine öğle yemeğine kadar uyumaya başladıysanız, bu merkezi sinir sisteminin herhangi bir ihlalinin bir işareti olabilir. Klasik depresyon genellikle uyku eksikliğine dönüşür, bu da durumu daha da kötüleştirir ve bir kişiyi tüketir. Ancak atipik form, normal uyku süresinde bir artışla kendini gösterir. Bu tür sorunlar birkaç hafta boyunca sizi rahatsız ediyorsa, durumunuzu dinlemeli ve bir uzmana danışmalısınız.

Yeme alışkanlıklarını değiştirmek

Aynı şey beslenme için de geçerlidir: rejimdeki keskin bir değişiklik, tüketilen gıdaların miktarı ve kalitesi, derin zihinsel problemler hakkında konuşabilir. Uyku durumunda olduğu gibi, her iki yönde de bir değişiklik şüpheli görünüyor. Daha önce aşırı yemek yemekte sorun yaşamadıysanız ve şimdi çok fazla ve / veya sık sık yemeye başladıysanız, belki de kendinizi ağır duygusal deneyimlerden ve boşluktan uzaklaştırmaya çalışıyorsunuzdur. Bu davranış, atipik depresyonu olan kişilerin karakteristiğidir. Uzun süren iştahsızlık da endişeye neden olmalıdır. RPP ve depresyon arasında yakın bir ilişki vardır, bu nedenle bu sinyalleri göz ardı etmeyin.

Kendini kırbaçlama ve özeleştiri eğiliminin artması

Ölçülü olarak, özeleştiri bile yardımcı olabilir. Ve mükemmeliyetçilik, kendi başına tatsız olmasına rağmen, mutlaka zihinsel bir bozukluğun işareti değildir. Bununla birlikte, bir hata yapma korkusunun sizi felç etmeye başladığını, kafanızda sürekli olarak yeterince iyi olmadığınıza dair düşüncelerin döndüğünü ve çabaladığınız iç çubuğun sürekli büyüdüğünü düşünüyorsanız, o zaman aynı damarda devam etmemelisiniz. Depresyonu olan insanlar, kendilerini değersizleştirme ve hiçbir şey yapamadıkları hissi ile karakterizedir.

Artan duygusal reaktivite

Klasik depresyon ile, bir kişi sürekli depresyonda ve inhibe edilir. Hem harap olmuş, hem kayıtsız hem de bu duyarsızlıktan muzdariptir. Ancak bazen depresif bir bozukluk kendini farklı şekilde gösterir. Bir kişi dış uyaranlara son derece şiddetli tepki vermeye başlayabilir: histerik olarak gülmek, öfkeye düşmek, başkalarına önemsiz görünen durumlar nedeniyle ağlamak. Bazen başa çıkması imkansız olan karmaşık duygular tarafından parçalanabilir. "İyi bir yüz" tutma ve duyguları bastırma girişimleri genellikle yalnızca durumun bozulmasına neden olur.

Duygulardan kaçınma

Bunun tersi de mümkündür. Depresyondan muzdarip ve bunu kendine bile itiraf etmekten korkan bir kişi, duygularını her zaman inkar etmeye veya onlardan kaçınmaya çalışabilir. Sürekli olarak dikkatini dağıtmanın yollarını arıyor: TV şovlarını sonsuz izlemek, iş, iletişim ve bazen alkol, uyuşturucu ve diğer bağımlılıklar. Ancak tüm bunlar sadece geçici bir rahatlama getirir ve sonra bastırılmış duygular yeni bir güçle yığılır.

Felsefe yapma eğilimi veya amaca takıntılı olma

Depresyon sizi kaybolmuş ve mutsuz hissettirir ve hayat anlamsızdır. Çoğu zaman insanlar, felsefi yansımalar ve dinde cevap arayışı, eski ve modern düşünürlerin eserleri, ezoterik öğretiler vb. Yardımıyla bu duygularla başa çıkma girişiminde bulunurlar. Bazen işe yarıyor. Ancak daha sık olarak, duygulardan kaçmak için başka bir girişimdir. Bu nedenle, son zamanlarda hayatın anlamı ile ilgili sorularla büyük ölçüde üstesinden geldiğinizi düşünüyorsanız, onlarla birlikte bir psikoterapiste gitmek daha iyidir.


Favori aktivitelere ilgi kaybı

Anhedoni – hazzı deneyimleyememe – depresyonun ana belirtilerinden biridir. Bu hastalık hem psikolojik hem de fiziksel olarak tükenir, bu nedenle motivasyon bulma süreci çok daha zor hale gelir. Daha önce zorla yaptığınız şeylerde bunu görmek zordur. Fakat birdenbire, coşku dalgasına neden olan bir hobiye zevk getirmeyi bıraktıysanız, o zaman bu düşünmek için bir fırsattır.

Kararsızlık: Yardım istiyorsun, ama sonra reddediyorsun

Gizli depresyonu olan kişilerin bir problemleri olduğunu kabul etmeleri çok zordur. Buna göz yummaya ve başkalarının önünde bir refah maskesi takmaya çalışırlar. Ama bazen duygular patlak verir ve bir kişi bir arkadaşına ağlayabilir veya bir psikoloğa gidebilir. Ama bu adım onları hastalığın yüzüne bakmalarını sağlar, bu da çok fazla korkuya neden olur. Bu tür hastalar daha sonra geri çekilir, başlangıç noktasına geri döner ve kendilerine ve başkalarına "anlık bir zayıflıktı", "her şey zaten yolunda(veya tam tersi, "hiçbir şey yardımcı olmayacak") konusunda güvence verirler.


Duygusal yakınlık ile ilgili zorluklar

Gizli depresyonu olan bir kişi başkalarına karşı özenli ve dikkatli davranabilir, ancak duygusal olarak kapalı kalabilir. Samimiyetle ilişkili güvenlik açığı risk almayı gerektirir, ancak depresyonu olan insanlar bunu yapmak için içsel kaynağa sahip değildir. Genellikle duygularını biriyle paylaşarak reddedilecekleri, anlaşılmayacakları veya değersizleştirilecekleri korkusuyla işkence görürler. Kendi değersizliklerine dair en kötü şüphelerinin haklı çıkacağı. Destek, bakım ve kabul, depresyonu olan kişilerin ihtiyaç duyduğu ancak isteyemeyeceği şeylerdir.

"Olumlu düşünmeye" çok fazla dikkat ediyorsunuz»

Bu madde, depresyondan kaynaklanmak yerine depresyona yol açan risk faktörlerini ifade eder. Son zamanlarda, her şeyde iyiyi aramanız ve evrene teşekkür etmeniz gerektiği efsanesi son derece yaygındır. Ancak böyle bir düşünce, kötüye kullanılırsa zarar verebilir. Bunun tarafından taşınan insanlar genellikle olumsuz duygular için suçlu hissetmeye, onları görmezden gelmeye ve değersizleştirmeye başlarlar. Ancak bu duygular aynı zamanda ruhun önemli bir parçasıdır ve bir nedenden dolayı vardır. Onları görmezden gelirseniz, kendinizi hiç olmak istemediğiniz durumlarda bulma şansınız yüksektir. Bazen bazı şeylerin sadece size acı çektirdiğini ve onları hayattan dışlamanın zamanı geldiğini kabul etmek önemlidir.


kaynak Dr. Shurov'un kliniği 


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Norveç'in en garip ve en güzel şehri

insanlar uzun zamandır madenci olmamalarına rağmen hala burada yaşıyorlar. Burası ülkenin en ucunda, neredeyse İsveç sınırında bulunan Röros (Röros) şehridir

Mikhail Ryabinin.



Burada, petrol bulunmadan önce ülkenin ne kadar fakir ve fakir olduğunu hayal edebilirsiniz. Genel olarak, Norveç'in gelişim tarihi, fakir bir kuzey ülkesinden olduğu gibi, en müreffeh olanlardan biri haline geldiği için, yalnızca ilgi uğruna okunmalıdır


Bazı eski evler hala düzene sokulmuş ve şehrin geri kalanının tonunda boyanmıştır
kaynak Mikhail Ryabinin.



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

24 Aralık 2022 Cumartesi

Parîs'te Kürt protestocular ve polis arasında olaylar çıktı

Parîs'te Kürt protestocular ve polis arasında olaylar çıktı
Fransa'nın Parîs kentinde Ahmet Kaya Kültür Merkezi'ne saldırı Düzenlendi, düzenlenen Saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti, bugün üç kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyı protesto etmek amacıyla binlerce Kürt sokağa çıkıp olayı protesto etti,  bu arada polis ile protestocular arasında olaylar çıktı


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Hazine ve Maliye bakanlığı, duyuru

Hazine ve Maliye bakanlığı, duyuru

30 KASIM 2022 TARİHİ İTİBARIYLA HAZİNE ALACAK VERİLERİ



20 Aralık 2022 
Hazine alacak stoku 30 Kasım 2022 tarihi itibarıyla 20,8 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Hazine alacak stoku içerisinde en yüksek pay 8,8 milyar TL ile Mahalli İdareler’e aittir. 2022 Kasım ayı sonu itibarıyla Hazine alacaklarından toplam 5,4 milyar TL tahsilat gerçekleştirilmiştir. Konuya ilişkin detay bilgilere, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın internet sitesinin İstatistikler sayfasındaki Hazine Alacak İstatistikleri bölümünden ulaşılabilir.
 Kamuoyuna duyurulur.

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

18 Aralık 2022 Pazar

ALTILI MASANIN ADAYI KILIÇDAROĞLU OLMALI

ALTILI MASANIN ADAYI KILIÇDAROĞLU OLMALI

ALTILI MASANIN ADAYI KILIÇDAROĞLU OLMALI
Yaşar GELER yazdı, 
     Altılı masanın adayı Kılıçdaroğlu olmalıdır. Gerçi altılı masanın adayı da zaten Kılıçdaroğlu’dur. Doğal olarak nereden çıktı diyeceksiniz? Yani bir vatandaş olarak kendi anlayışımdan ve devleti yönetmesi gereken birisinin liyakatinden dolayı diyebilirim.
     Kılıçdaroğlu’nun dini, mezhebi, etnik kökeni, inancı vs. beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. 
Beni ilgilendiren yanı, insan mı, insancıl mı? 
Liyakatli mi? 
Yetkin mi?
Yukarıda saymış olduğum kriterler mevcutsa yeterlidir diye düşünüyorum.
Hatta Kılıçdaroğlu gibi binlerce de insan vardır. Hem Millet İttifakında hem de Cumhur İttifakında. Hatta bu iki ittifak dışında kalan kesimlerin içerisinde.
O zaman neden Kılıçdaroğlu olması gerektiğini açıklayalım:
Kılıçdaroğlu, saf ve temiz bir Anadolu çocuğu.
İyi bir aile reisi.
Devlet terbiyesi almış ve devlete hizmet etmiş devlet memuru bir ailenin çocuğu.
İyi bir ekonomist, hesap uzmanı çünkü alanı İktisat.
İyi bir eğitim almış ve alanında uzmanlaşmış bir devlet adamı.
Devletin maliyesinde hizmet etmiş bir devlet memuru.
Genel müdürlük, müsteşar yardımcılığı, yönetim kurulu üyelikleri yapmış iyi bir yönetici.
İki bin iki yılından itibaren aktif siyasetin içine girmiş, yirmi yıllık bir siyasetçi.
İki bin on yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı.
Ne devletteyken ne de siyasetteyken adı hiçbir şaibeye karışmamış. 
Akli melekeleri yerinde ve gayet sağlıklı bir insan.
Adalet duygusu ön planda olduğu için yaklaşık altı yüz kilometrelik Adalet Yürüyüşü gerçekleştirmiş.
Siyasi yaşamı sırasında birçok kez bedel ödemiş.
Üst düzey güvenlikli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 8 Nisan 2014 tarihinde yumruklu saldırıya maruz kalmış.
26 Ağustos 2016 tarihinde Artvin’in Şavşat İlçesi’nde PKK tarafından roketli saldırıya uğramış.
21 Nisan 2019 tarihinde Ankara’nın Çubuk İlçesi’nde organize bir linç girişimine maruz kalmış ve sağ kurtulmuş.
Yaşını problem edenlere de şunu hatırlatmak gerek. Aslında ben de devleti yönetenlerin yaş sınırının devlet memurluğunda olduğu gibi altmış beş yaşla sınırlı kalmasından yanayım. Ancak, mevcut yasalara göre okur yazar olmak ve yaş sınırı olmaksızın siyaset yapılabildiğine göre, yaş sınırı olmaksızın bakan, cumhurbaşkanı vb. görevlerde bulunulabildiğine göre Kılıçdaroğlu’nun da bulunmasında şu an bir yanlışlık yok.
Ayrıca, siyasi etik kuralları gereği de bu böyle olmalı. Çünkü, demokratik siyasetin önünü açmak için partisi adına da çok özel fedakârlıklar yapmış ve vefa örneği olmuştur.
Şu anki yasalara göre Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemine göre cumhurbaşkanının siyasetten gelmesi normalse, bu anlamda bulunduğu masanın en büyük ortağı da Kılıçdaroğlu olduğuna göre adaylığının da gayet normal olarak kabul görmesi gerekir. 
Ayrıca, İmamoğlu davasından sonra altılı masa değil Türkiye masası oluşmuş gibi gözüküyor. Yani Kılıçdaroğlu artık Cumhur İttifakı dışında kalan tüm muhalefetin ortak adayı durumuna gelmiştir. Yani olay altılı masayı aşmış çok geniş sayılı masa durumuna dönüşmüştür.
Kılıçdaroğlu’nun partisi yaklaşık yüzde otuz, yüzde kırk bandına geldiğine göre yüzde bir kaçlarda bulunan masa ortaklarının da buna siyasi etik gereği koşulsuz destek vermeleri gerekir. Çünkü, bu yönetimden kurtulmak isteniyor ve ikinci yüz yıla yeni bir vizyonla girilmek isteniyor ise, altılı masanın koşul koyma gibi bir lüksü yoktur. 
İşte, bu yüzden diyorum ki, “dürüstlükse dürüstlük, eğitimse eğitim, liyakatse liyakat, deneyimse deneyim” altılı masanın adayı Kılıçdaroğlu olmalıdır.
Zaten zaman daralıyor. Sanırım yakın zamanda da bu şekilde açıklanacaktır. Ne derler; “Sabah ola, hayır ola.” bekleyip göreceğiz.
Yaşar GELER

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

HAYATTA TEKRAR YOKTUR

HAYATTA TEKRAR YOKTUR

HAYATTA TEKRAR YOKTUR!!

Hayatınızdaki en büyük pişmanlığınız nedir diye sorulsa birçok şey gelip geçer aklınızdan.

Çok değerli bir büyüğüm derdiki; "Hayatın sonuna geldiğimizde 'Yalan Dünya' denen gerçeği farkederiz, gerçek bir yaşamın olmadığını... bunu farkettiğimiz 'An' yaptıklarımız değil, yapamadıklarımızdan pişmanlık duyarız derdi ve uzar giderdi..... 
Peki ya bizim pişmanlıklarımız neler?... 
-Hayallerimizin peşine düşmediğimizden mi? yakınıyoruz. 
-Risk alacak kadar cesaretli olmadığımızdan mı? 

Peki ya biz neden varız? Kim olduğumuzu farketmemiz için, uyanışımızı gerçekleştirmek için  yaşamın sonuna mı gelmemiz gerekiyor? 

Sizce Hayat nedir? 
Uyuyup uyanmak, çalışmak, yemek,içmek, faturaları ödemek, tatili beklemek..... uzar gider. Hayatta tekrar yoktur, geçmişe dönüp yepyeni bir başlangıç yapamazsın ama 'Şimdi' yapabilirsin.

Hayallerinizin ötesinde durmayın.Yeteneklerinizi farkedin ve tüm hayallerinizi çekin hayatınıza. Enbüyük engel zihinde oluşturduğunuz engeldir. Tökezleyip düşsenizde tekrar deneyin, kalkın ayağa. Belki defalarca düşeceksiniz. vazgeçmeyin kalkın ayağa.Yolunuza devam edin. Hayallerinize giden o yolda yürüdükçe hayallerinizi yaşarken bulacaksınız kendinizi. 

Hayallerinizin ötesinde bir gelecek için ŞİMDİ adım atın. 

(Alıntı) 



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Biz, kısık sesleriz şiir

Biz, kısık sesleriz şiir
Biz, kısık sesleriz... Minareleri,
Sen, ezansız bırakma, Allah'ım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma, Allah'ım!
Mahyasızdır minareler... Göğü de
Kehkeşansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!
Bize güç ver... Cihâd meydanını,
Pehlivansız bırakma Allah'ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma, Allah'ım!
Bilelim hasma, karşı koymasını;
Bizi cansız bırakma, Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma, Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma, Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız
Ve vatansız bırakma, Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!

Arif Nihat Asya



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

17 Aralık 2022 Cumartesi

Feleği Arayan Adamın Hikâyesi

 Feleği Arayan Adamın Hikâyesi


Feleği Arayan Adamın Hikâyesini Okumak 
İster misiniz?


Vaktiyle, halinden şikayetçi bir adam feleği bulup derdıni söylemek üzere yola koyulur. Gide gide karşısına bir kurt çıkar.Kurt onu parçalayacagı sırada adam: dur ,der, acele etme! Ben feleği aramaya gidiyorum.Bir derdin varsa söyle, onunda çaresıni sorayım. Bunun üzerine kurt adamı bırakır ve şiddetli baş ağrıları içinde kıvrandığını, kendisini bundan kurtarmasını ister. Yola koyulan adam, bir süre sonra bir bağ kenarında dinlenirken, bağdan bir salkım üzüm koparır.Ama bağcı zavallıyı görür ve elinde tüfeğiyle karsısına çıkar.Feleği arayan adam durumunu anlatır bir derdı varsa söylemesini, kendisine faydalı olabılecegini söyler.Bağcı bağım çok verimsiz, bunun sebebini sor; der. Yola koyulan adam, denize varır.Dev bir balığa feleğe gideceğini söyler.Balık: ben seni feleğin bulundugu adaya götürürüm,ancak bir isteğım var, der.Ben karnımı doyuramıyorum.Ağzıma düşen kısmetler kurtulup gidiyor. Bunun sebebini bana bir öğreniver. Adam razı olarak balığın sırtına atlar çok geçmeden adaya varırlar. Feleği arayan adam biraz yürüyünce kambur feleği görür, zengin olmak istediğini söyler, yolda karşılaştıklarınında istediklerini iletir ve cevapları alır.Sonra sevinçle koşarak sahile dönüp kendisini bekleyen balığa biner.Yola koyuldukları sırada: Senın derdinin devasını öğrendim der, dişlerinin arasında büyük bir taş oldugundan kısmetlerini kaçırıyormuşsun. Aç bakayım ağzını.Balık ağzını açarki ne görsün. Balığın dişlerinin arasında koca bir pırlanta durmuyormu? Hemen pırlantayı çıkarır sonrada: bu pırlantayı ne yapayım,nasıl olsa felek benden yana; diyerek denize atar. Bağcının yanına gelince, verimsizligin sebebinin topraga gömülü defineler olduğunu söyler.Hemen kazıp bakarlarki koca küp dolusu altın bağın sahibi altınların yarısı senin olsun der ama  ben istemiyorum nasılsa felek benden yana der reddeder.Yoluna devam eder Kurt'un yanına gelir ona derdinin devasının akılsız bir adamın beynini yediğinde baş ağrılarının geçeceğini söyler.Onun yanına gelinceye kadar başından geçenleri anlatır..Kurt dinler ve şöyle bir düşünür adama saldırır aman yapma etme desede dinlemez.Sana felek çarkını çevirmiş ama hepsini geri çevirmişsin eline verilen fırsatları değerlendirmemişsin senin beynini yemek zorundayım senden daha akılsız birini bulamam...

Alıntı


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

15 Aralık 2022 Perşembe

Ekrem İmamoğlu'nun cezası yetersiz bulundu

Ekrem İmamoğlu'nun cezası yetersiz bulundu
Güncel Sîyasî Haber 

Ekrem İmamoğlu davasının savcısı Furkan Okudan: İmamoğlu'na verilen cezayı yetersiz bulduğu için İstinaf'a başvurdu, 

İBB: İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun YSK üyelerine hakaret suçundan aldığı hapis cezası sonrası İmamoğlu'nun avukatı Kemal Polat, savcı Furkan Okudan'ın cezayı az bulduğu gerekçesiyle istinafa gittiğini açıkladı, 






Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Hak - Hukuk - Adalet


YAŞAR GELER YAZDI: HAK-HUKUK-ADALET

Yaşar GELER 



Hak, hukuk, adalet!
Yaşamımızda en çok duyduğumuz üçlü olsa gerek.
İşçi greve çıkar, sloganı “hak, hukuk, adalet” olur.
Memur eylem yapar, sloganı “hak, hukuk, adalet” olur.
Siyasi partiler miting yapar, sloganları “hak, hukuk, adalet” olur.
Bir kişi ya da herhangi bir STK, kurum vs. haksızlığa uğrar, sloganı “hak, hukuk, adalet” olur.
Bir kadın tacize ya da tecavüze uğrar, o ve destekleyen grupların sloganı “hak, hukuk, adalet” olur.
Herhangi bir kazada birileri yaşamlarını yitirir, onun çevresinin mesajı “hak, hukuk, adalet” olur.
Bir hayvana şiddet uygulanır, toplanan hayvanseverler hep bir ağızdan “hak, hukuk, adalet” diye bağırırlar.
Herhangi bir yerde ağaç katliamı yapılır, çevreciler “hak, hukuk, adalet” diye haykırırlar.
Herhangi bir su kaynağı atıklarla kirletilir, yine hep bir ağızdan “hak, hukuk, adalet” diye seslenilir.
Fabrikalar havaya zararlı gazları bırakır, oksijenimiz bitiyor, toplanan ilgililer “hak, hukuk, adalet” diye feryat ederler.
Çünkü insan, hayvan, bitki, çevre, hava, su hepsi de canlı yaşamını ilgilendiren konular. Sağlıklı bireylerin var olması için gerekli olan şartlardır yukarıda saymış olduğum konular. Ayrıca, insanın bir de sağlıklı bir psikolojik ve sosyal yaşam sürmesi gerekli ki, onun içinde “hakka, hukuka ve adalete gereksinimi vardır.
Bu seçenekleri çokça sıralayabiliriz. Demek ki toplumsal olarak hakka, hukuka ve adalete çok ihtiyacımız var. Yani bu sloganın söylenmesine gerekçe oluşturuyor hakkın, hukukun ve adaletin çiğnenmiş ya da uygulanmamış olması.
Hak, insanın yaşam biçimini oluşturan kazanımlar olarak kabul edilebilir.
Hukuk, toplumu düzenleyen kurallar bütününü konu edinen bir bilim dalıdır.
Adalet ise, hakka ve hukuka uygun olmak, doğruluktan ayrılmamak her türden canlının hakkını ve hukukunu korumak demektir.
İşte sorun tam da buradadır. Adaleti temsil eden bir figür vardır adalet kurumlarının bahçesinde. Elinde terazi olan bir insan. O terazi ki doğru tartmalı ve her iki kefenin de aynı düzeyde kalmasını sağlamalı. Şayet terazinin ayarını bozarsanız ve bir tarafı ağır tartmaya başlarsanız işte felaketi getirdiniz demektir. Dün birisine uygulanan yanlış tartma, bugün bana, yarın da mutlaka ki sana uygulanacaktır. -Nasılsa ben sıramı savdım, benden sonra kime ne uygulanırsa uygulansın- diye düşünürseniz, sizin temsil ettiğiniz kitlelere hiçbir yararınız olmayacak sadece kendinizi düşündüğünüzü gösterecektir. 
Toplumu temsil eden her kesimin liderlerine ya da yöneticilerine şöyle bir şey söylemekte yarar vardır. Yaptığınız her şeyi ve her hamleyi akıl süzgecinizden iyice süzün. Yararlı olanları topluma uygulayın ki hep var olasınız. Zararlı olanları uyguladığınızda en yakın çevreniz bile bir süre sonra sizden ve sizin fikirlerinizden sıkılacak ve inanın ki sizleri yalnız bırakacaktır.
Bu düşüncenin sağı, solu, ilericisi, gericisi, demokratı, cumhuriyetçisi, laiki, dincisi, türkü, kürdü, lazı, çerkezi vs. i yoktur. Bu düşünce toplumun her kesimini en yakından ilgilendiren bir düşünce sistemidir. İşte tam da bu yüzden diyoruz ki; “HAK, HUKUK, ADALET”.
Yaşar GELER

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Dünya sinemasının en iyi 100 filmi

Dünya sinemasının en iyi 100 filmi

1. Yedi Samuray (Seven Samuari - Akira Kurosawa, 1954)

2. Bisiklet Hırsızları (Bicycle Thieves - Vittorio de Sica, 1948)

3. Tokyo Hikayesi (Tokyo Story - Yasujirô Ozu, 1953)

4. Rashomon (Akira Kurosawa, 1950)

5. Oyunun Kuralı (The Rules of the Game - Jean Renoir, 1939)

6. Persona (Ingmar Bergman, 1966)

7. 8 1/2 (Federico Fellini, 1963)

8. 400 Darbe (The 400 Blows - François Truffaut, 1959)

9. Aşk Zamanı (In the Mood for Love - Wong Kar-wai, 2000)

10. Tatlı Hayat (La Dolce Vita - Federico Fellini, 1960)

11. Serseri Aşıklar (Breathless - Jean-Luc Godard, 1960)

12. Hoşçakal Cariyem (Farewell My Concubine - Chen Kaige, 1993)

13. (Fritz Lang, 1931)

14. Jeanne Dielman, 23 Commerce Quay, 1080 Brussels (Chantal Akerman, 1975)

15. Pather Panchali (Satyajit Ray, 1955)

16. Metropolis (Fritz Lang, 1927)

17. Aguirre: Tanrının Gazabı (Aguirre, the Wrath of God - Werner Herzog, 1972)

18. A City of Sadness (Hou Hsiao-hsien, 1989)

19. Cezayir Bağımsızlık Savaşı (The Battle of Algiers - Gillo Pontecorvo, 1966)

20. Ayna (The Mirror - Andrei Tarkovsky, 1974)

21. Bir Ayrılık (A Separation - Asghar Farhadi, 2011)

22. Pan'ın Labirenti (Pan's Labyrinth - Guillermo del Toro, 2006)

23. Jeanne D'arc'ın Izdırabı (The Passion of Joan of Arc - Carl Theodor Dreyer, 1928)

24. Potemkin Zırhlısı (Battleship Potemkin - Sergei M Eisenstein, 1925)

25. Yi Yi (Edward Yang, 2000)

26. Cennet Sineması (Cinema Paradiso - Giuseppe Tornatore, 1988)

27. Arı Kovanının Ruhu (The Spirit of the Beehive - Victor Erice, 1973)

28. Fanny and Alexander (Ingmar Bergman, 1982)

29. İhtiyar Delikanlı (Oldboy - Park Chan-wook, 2003)

30. Yedinci Mühür (The Seventh Seal - Ingmar Bergman, 1957)

31. Başkalarının Hayatı (The Lives of Others - Florian Henckel von Donnersmarck, 2006)

32. Annem Hakkında Her Şey (All About My Mother - Pedro Almodóvar, 1999)

33. Oyun Vakti (Playtime - Jacques Tati, 1967)

34. Arzunun Kanatları / Berlin Üzerindeki Gökyüzü (Wings of Desire - Wim Wenders, 1987)

35. Leopar (The Leopard - Luchino Visconti, 1963)

36. Harp Esirleri (La Grande Illusion - Jean Renoir, 1937)

37. Ruhların Kaçışı (Spirited Away - Hayao Miyazaki, 2001)

38. A Brighter Summer Day (Edward Yang, 1991)

39. Yakın Plan (Close-Up - Abbas Kiarostami, 1990)

40. Andrei Rublev (Andrei Tarkovsky, 1966)

41. Yaşamak (To Live - Zhang Yimou, 1994)

42. Tanrıkent (City of God - Fernando Meirelles, Kátia Lund, 2002)

43. İyi İş (Beau Travail - Claire Denis, 1999)

44. 5'ten 7'ye Cléo (Cleo from 5 to 7 - Agnès Varda, 1962)

45. L'Avventura (Michelangelo Antonioni, 1960)

46. Cennetin Çocukları (Children of Paradise - Marcel Carné, 1945)

47. 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün (4 Months, 3 Weeks and 2 Days - Cristian Mungiu, 2007)

48. Viridiana (Luis Buñuel, 1961)

49. İz Sürücü (Stalker - Andrei Tarkovsky, 1979)

50. L'Atalante (Jean Vigo, 1934)

51. Cherbourg Şemsiyeleri (The Umbrellas of Cherbourg - Jacques Demy, 1964)

52. Rastgele Balthazar (Au Hasard Balthazar - Robert Bresson, 1966)

53. Geç Gelen Bahar (Late Spring - Yasujirô Ozu, 1949)

54. Eat Drink Man Woman (Ang Lee, 1994)

55. Jules ve Jim (Jules and Jim - François Truffaut, 1962)

56. Chungking Express (Wong Kar-wai, 1994)

57. Solaris (Andrei Tarkovsky, 1972)

58. The Earrings of Madame de… (Max Ophüls, 1953)

59. Gel ve Gör (Come and See - Elem Klimov, 1985)

60. Le Mepris / Contempt (Jean-Luc Godard, 1963)

61. Sansho the Bailiff (Kenji Mizoguchi, 1954)

62. Touki Bouki (Djibril Diop Mambéty, 1973)

63. Spring in a Small Town (Fei Mu, 1948)

64. Üç Renk: Mavi (Three Colours: Blue - Krzysztof Kieślowski, 1993)

65. Ordet (Carl Theodor Dreyer, 1955)

66. Korku Ruhu Kemirir (Ali: Fear Eats the Soul - Rainer Werner Fassbinder, 1973)

67. Yok Edici Melek (The Exterminating Angel - Luis Buñuel, 1962)

68. Ugetsu (Kenji Mizoguchi, 1953)

69. Aşk (Amour - Michael Haneke, 2012)

70. Batan Güneş (L'Eclisse - Michelangelo Antonioni, 1962)

71. Happy Together (Wong Kar-wai, 1997)

72. Yaşamak (Ikiru - Akira Kurosawa, 1952)

73. Kameralı Adam (Man with a Movie Camera - Dziga Vertov, 1929)

74. Çılgın Pierro (Pierrot Le Fou - Jean-Luc Godard, 1965)

75. Gündüz Güzeli (Belle de Jour - Luis Buñuel, 1967)

76. Ananı Da! (Y Tu Mamá También - Alfonso Cuarón, 2001)

77. Konformist (The Conformist - Bernardo Bertolucci, 1970)

78. Kaplan ve Ejderha (Crouching Tiger, Hidden Dragon - Ang Lee, 2000)

79. Ran (Akira Kurosawa, 1985)

80. Los Olvidados / The Young and the Damned (Luis Buñuel, 1950)

81. Celine and Julie go Boating (Jacques Rivette, 1974)

82. Amélie (Jean-Pierre Jeunet, 2001)

83. Sonsuz Sokaklar (La Strada - Federico Fellini, 1954)

84. Burjuvazinin Gizli Çekiciliği (The Discreet Charm of the Bourgeoisie - Luis Buñuel, 1972)

85. Umberto D (Vittorio de Sica, 1952)

86. La Jetée (Chris Marker, 1962)

87. Cabiria'nın Geceleri (The Nights of Cabiria - Federico Fellini, 1957)

88. Son Krizantemlerin Öyküsü (The Story of the Last Chrysanthemum - Kenji Mizoguchi, 1939)

89. Yaban Çilekleri (Wild Strawberries - Ingmar Bergman, 1957)

90. Hiroşima Sevgilim (Hiroshima Mon Amour - Alain Resnais, 1959)

91. Rififi (Jules Dassin, 1955)

92. Bir Evlilikten Manzaralar (Scenes from a Marriage - Ingmar Bergman, 1973)

93. Kırmızı Fenerler (Raise the Red Lantern - Zhang Yimou, 1991)

94. Arkadaşımın Evi Nerede? (Where is the Friend's Home? - Abbas Kiarostami, 1987)

95. Ukigumo / Floating Clouds (Mikio Naruse, 1955)

96. Shoah (Claude Lanzmann, 1985)

97. Kirazın Tadı (Taste of Cherry - Abbas Kiarostami, 1997)

98. In the Heat of the Sun (Jiang Wen, 1994)

99. Küller ve Elmaslar (Ashes and Diamonds - Andrzej Wajda, 1958)

100. Puslu Manzaralar (Landscape in the Mist - Theo Angelopoulos, 1988)