25 Ekim 2024 Cuma

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN




IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN

- I -

 Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırsa beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n'olur takvim sorma bana

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendirdiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadım Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 II

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...

 
Bilirsin ki burada değilim artık
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Gelir benim yüreğimde toplanır
Dağların üstünden sıyrılan duman.
Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz,
Bir yanım karakış, bir yanım ilkyaz.
Can evime bakışların saplanır;

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;

Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı.
Senden gayrısına bakmak mümkün mü;
Gözlerimi esir alan dağlardan.
Kapımı üç defa çalan postacı
"Adresinde yok! " diye notlar düşer,
Eski adresimde bir hüzün eser;

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski adresimse kurumuş bir gül,
Gizemli bir ıtır, domur domur kan,
Yaba yaba yelde savrulur gönül,
Firkatli turnalar geçer uzaktan.
Dalgınlığım debimetre tanımaz,
Başım çarpar bir gemi bordasına
Düşerim bir girdabın ortasına

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 
Birden bezeklenir sevda haritam,
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Lâleler toplarım ben tutam tutam,
Bizim için çalar kıvrak bir keman.
Gök papatya, yer ise lâle bahçesi,
Aşka ışık dokur kuşların sesi.
Seninle hep aynı yerde oluruz;

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 
Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,
İlkyazla uyanır derin uyuyan.
Tan sesine cıvıldaşır serçeler,
Sevdadır alnıma namlu dayayan.
Havuzuma ay ışığı dökülür.
Bilirsin ki burada değilim artık,
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 
Gülde çiy damlası... buzum sırçayım;
Güneşe çarpınca param-parçayım.
Bir Emirgân'dayım, bir Kanlıca'da,
Üsküdar'da, Beykoz'da, Çamlıca'da.
Şehir bir hançerken kan burgacında.
Mekâna sığar mı bu dolu yürek?
Bu sevda çeşmesi, bu deli yürek.
Baylanır, beklerken baygın düşerim;

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 - III -

Saçlarına pütür pütür yapışmış,
Gözlerinin rengi ile sıvanmış
Bir avuç kuru çiçek topladım.
Kırılıp dökülmesinler diye
Sevgiyle, özenle tek tek topladım.
Yürek fideledim zamana ve mekâna,
Hasat vakti geldi yürek topladım.
Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek
Aşıdır, serumdur, besindir her umut,
Ey sevgili umudunu diri tut.
Bedenim hür değil, mühlet ver bana,
Er veya geç çıkıp geleceğim sana;

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

 
Mevsimi geçiyormuş, geçsin varsın,
Hep böyle dönüyor zaman tekeri.
Biri gider, biri gelir mevsimlerin,
Sonsuzluğu, diri aşklarla kucaklarsın.
Acılardan damıtırsın şekeri,
Sabrı da güzel olur çeyizi hazır kızların.
En ışıltılı çağında yıldızların
Kaç bıldır öteden göz kırpar bana,
Her umut bir yoldaş, her dert âşina.

Sorma ıhlamurlar ne zaman çiçek açar

Beni güneşin ortasına atsalar da

Yanarım, pişerim, gelirim sana;

- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bahaeddin Karakoç

D:5 Mart 1930 -Ekinözü 
Ö:17 Ekim 2018-Kahramanmaraş


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Doğa manzarası



Çok güzel bir yer 💚🌿⛰️🏞️
#manzararesimleri #manzara #doğa



Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

AKILLI BİR EŞEK ÖYKÜSÜ





AKILLI BİR EŞEK ÖYKÜSÜ...

Antik Yunan döneminde (MÖ 620-560 yılları arasında) Ege'de yaşayan ünlü masalcı Ezop'un iki bin altı yüz yıldır canlılığını yitirmeyen öyküsü:
Hikáye bu ya…
Bir inek, bir beygir, bir eşek, etrafa dağılıp insanların ne yaptıklarını öğrenmeye ve üç yıl sonra buluşmaya karar verirler…
Her biri başka yöne gider.
Aradan üç uzun yıl geçtikten sonra buluşma yerine önce inek ve beygir gelir…
İkisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış,
adeta çökmüştür.
Beygir merakla sorar:
'Nedir bu halin inek kardeş?'
İnek acıklı bir şekilde içini çekerek anlatır:
'Sorma beygir kardeş… 
Bu insanlar çok merhametsiz…
Beni durmadan birbirlerine sattılar. 
Alan sütümü sağdı.
Bir inek daha bulup onu yanıma koyarak bizi çifte koştular, aç bıraktılar.
Canımı zor kurtardım be kardeş.'
Beygir de acı acı başını sallayarak anlatır:
'Ah, sorma… 
Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler, ses çıkaramadım. 
Biri indi, öbürü indi! Binmedikleri zamanlar zincire vurdular. 
Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğinde arkama kocaman bir araba bağladılar.
Bu sefer birçoğunu yeniden taşımaya başladım. 
Ben onları taşıdıkça, daha hızlı gitmem için kırbaçladılar. 
Canımı zor kurtardım inek kardeş.'
İnek ve beygir böyle konuşurken uzaktan eşek görünür.
Hayli neşelidir. Islık çala çala, taşlara tekme ata ata, hoplaya zıplaya gelir.
Mutludur. 
Üstelik şişmanlamıştır. 
Tüyleri pırıl pırıl parlamakta, gözlerinin içi gülmektedir. 
Üzerinde lacivert takımlar vardır.
İnek ile beygir şaşırmış bir şekilde,
'Nedir bu halin?
 Neler oldu?
Neden böyle zevkten dört köşesin?'
diye sorarlar.
Eşek keyifli bir şekilde anlatır:
'Sizden ayrıldıktan sonra uzakta bir memlekete vardım.
Birisi yukarı çıkmış bağırıyor, bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu.
Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım.
Benim bağırmamı bilirsiniz, yeri göğü inletirim.
Sesimi duyan benim yanıma koştu, duyan duymayana haber verdi,
etrafım insanla doldu. 
Onlar geldikçe ben daha çok bağırdım.
Haktan, hukuktan, refahtan, adaletten filan bahsettim…'
'Eee, sonra ne oldu?'
'Ne olacak beni başkan seçtiler!'
'Deme yahu.. 
Yani sen başkan mı oldun?'
'Evet… 
Bir şey yapmama gerek kalmadı.
Ben bağırdıkça onlar 
'Seninle gurur duyuyoruz...' diye alkışladılar.
Ben de yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım!'
'Pekiii, senin eşek olduğunu anlamadılar mı yahu?'
'Valla, yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadı.!'...


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

19 Ekim 2024 Cumartesi

ASELSAN'dan TÜBİTAK-SAGE’nin de Katkısıyla Yeni Hava Savunma Sistemi: GÖKDEMİR

ASELSAN'dan TÜBİTAK-SAGE’nin de Katkısıyla Yeni Hava Savunma Sistemi: GÖKDEMİR

ASELSAN'dan TÜBİTAK-SAGE’nin de Katkısıyla Yeni Hava Savunma Sistemi: GÖKDEMİR

ASELSAN’ın hava ve füze savunma alanında sahip olduğu bilgi birikimi, ileri teknolojileri ve aktif kullanımda olan güvenilir çözümlerine yakın dönemde eklenen GÖKDEMİR Fırlatma Sistemi, ilk olarak IDEF 2023’de görücüye çıktı.

GÖKDEMİR Fırlatma Sistemi’nde, milli olarak geliştirilmekte olan hava-hava füzelerinin, kara konuşlu hava savunma amacıyla kullanılabilmesi hedeflendi.

GÖKDEMİR Fırlatma Sisteminde TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen ve hava savunma ihtiyaçlarına göre güncellenen GÖKDOĞAN füzesi kullanılarak güncel hava tehditlerine karşı nokta hava savunması için etkili bir çözüm sağlandı.

GÖKDEMİR Fırlatma Sistemi; savaş uçakları, silahlı/silahsız insansız hava araçları, seyir füzeleri, havadan karaya füzeler ve helikopterler gibi tehditlere karşı hava ve füze savunma görevini icra edecek.

GÖKDEMİR Fırlatma Sistemi, Ateş İdare Cihazı (HİSAR A+) veya HİSAR Atış Kontrol Merkezi (HİSAR O+) üst komutasında hedef önlemesi yapacak.

GÖKDEMİR Fırlatma Sistemi, ilk atışlı testini Haziran 2022’de ASELSAN Ateş İdare Cihazına entegre olarak başarı ile gerçekleştirmişti.

İntikale hazırlık ve mevzilenme süresi oldukça kısa olan GÖKDEMİR; Döner Taret Yapısı ile 360 derece Tehdit İmha Kabiliyeti, Çoklu Angajman ve Ardışık Ateşleme, Veri Bağı ile Ara Safha Güdüm, Füze Yükleme Platformu ve Vinç Sistemi, Çok Kullanımlı Kanister ve Telli/Telsiz Haberleşme gibi özelliklere sahip bulunuyor.

Aselsan TÜBİTAK





Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

17 Ekim 2024 Perşembe

Sen, topraktan biten taneler gibi, yerin sütüne bağlanmış, ona alışmışsın. Kalplerin gıdasına alış da bu sütten kesilmeye bak!




Sen, topraktan biten taneler gibi, yerin sütüne bağlanmış, ona alışmışsın.
Kalplerin gıdasına alış da bu sütten kesilmeye bak!
Ey perdesiz nurları kabul etmeyeistidadı olmayan kişi, hiç olmazsa harflerde gizlenmişbir nur olan hikmet sözlerini duy, onları ye!
Böyleböyle o hicapsız nuruda kabul etmeye istidat kazanır, gizli nuru da hicapsız olarak görürsün.
Bu suretle yıldız gibi felekte seyreder,
hattâ felekten hariç keyfiyetsiz seferlere düşersin!

#MEVLÂNADAN #ÖZLÜ #SÖZLER


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

İnsan yaşamı boyunca ya Allh’a (cc) veya şeytana kulluk eder. “Ben kimseye kulluk etmedim, etmem de” gibi sözler, şeytana kulluk etmek demektir

 İnsan yaşamı boyunca ya Allh’a (cc) veya şeytana kulluk eder. “Ben kimseye kulluk etmedim, etmem de” gibi sözler, şeytana kulluk etmek demektir


İnsan yaşamı boyunca ya Allh’a (cc) veya şeytana kulluk eder. “Ben kimseye kulluk etmedim, etmem de” gibi sözler, şeytana kulluk etmek demektir… 
Kulu yaratan Allah’tır (cc). Allah’a (cc) kul olmak demek, dünyada ve ahirette huzura kavuşmak demektir. Allah’a (cc) kul olmayan insan, paraya, mala, mülke,şehvete, şöhrete, makama ve mevkiye kul olur. Kendisini yaratan Allah’tır (cc), 
ancak o kendisini yaratanın kurallarını değil,  şeytanın kurallarını benimser. Nefsi sayesinde şeytanla dost olur. Putperest olur. Put; İnsanı Allah’tan (cc) uzaklaştıran, maddi ve manevi her şeyin adıdır. “Ey Ademoğulları! Şeytana ibadet etmeyin, o sizin apaçık düşmanınızdır, diye size emretmedim mi?” (Yasin 60. Ayet)
“Şeytan sizden birçok kavimi saptırdı. Halen akıl erdiremiyor musunuz?” (Yasin 62. Ayet)
İnsanlara zulüm eden, günahları yaşam tarzı edinen kavimler, Allah (cc) tarafından geçmişte helak edilmişlerdir diyoruz ve bu günü aklamaya çalışıyoruz. Bütün suçları Lut, Semud, Ad kavimlerinin üzerine yıkıyoruz. Oysa günümüzde insanlar, geçmişte helak olmuş bu üç kavmin günahlarının hepsini bir arada misliyle yaşıyorlar.
Lut kavmini helak eden sebep, eşcinsellikten kaynaklanıyordu. Şu an dünyada gelişen ve söz sahibi bir akım. Kanada başbakanı parlamento binasına LGBT bayrağı çekti. Bayrak çekmelerine gerek yok, çünkü emperyalist ülkelerinin başkanlarının hepsinin en azından yürekleri eşcinseldir. Ad kavmi zengin bir kavimdirAllah’ın verdiği nimetlere şükür edeceklerine, onlar zalim olmayı, insanlara eziyet etmeyi, mazlumları eziyette bulunmayı seçmişlerdir. Onlarda Semud kavmi gibi peygamberlerini yalanladılar ve putlara taptılar. Günümüzde Ad kavminden çok daha zengin ülkeler ve kişiler var. Hiçbiri Allah’ı tanımazlar. Bugün fakir ülkeler ve insanlar bunların yüzünden açtır. Emperyalizm ve siyonizm onlara zulüm eder. Kimse Allah (cc) yolunda yürümeyi kabul etmiyor. Kafirler ve bir takım Müslümanım diyenler, Kuran’a savaş açmış durumdalar. Emperyalizmin globalleşme adı altında sürdürdüğü sömürüye ve yaşam tarzına karşı,zaman zaman Allah’ta (cc) insanliğı global bir şekilde cezalandırıyor. Kıtalararsı nükleer silahlara, tanklara, toplara gerek yok. Yaşadığımız rezilce yaşam karşısında,korona mikrobu ile dünyanın her türlü yapısını derinden etkiledi. İnsanoğlu kudurmuş durmuyor. Şimdilerde yangınlar, seller, yanardağların yeniden faaliyete geçmesi, insanlara yapılan zulümler, Filistinli çocukların günümüz insanlarını Allah’a (cc) şikayet etmeleri, Allah’ın (cc) gazabını yükseltir. Yeni bir korona dalgası takmış koluna maymun çiçeğini hızla yayılıyor. İnsanoğlu nankör olmakla birlikte çokta yalakadır. Yine evlere kapanıp, sırf kıçlarını kurtarmak için ibadete ve tövbeye başlamış olurlar. 
“Allahım! Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden medet umarız.” (Fatiha Suresi-5. Ayet)


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Belli bir yaştan sonra çekilmiyor

Belli bir yaştan sonra çekilmiyor



Belli bir yaştan sonra çekilmiyor
İnsanların yerli yersiz davranışları
Denli densiz konuşmaları
Saçma sapan kaprisli halleri tavırları ...

Herkesin var derdi sorunu ama
Bu kimsenin canını sıkmayı
Kalbini kırmayı gerektirmiyor değil mi ...

Biraz ne yapıyorum diye sormalı insan kendine ,
Davranışım sarf ettiğim sözler doğrumu diye ...

Hayat yeterince tüketiyor insanları hem de her anlamda ,
İnsanların hayatlarına ya güzel dokunmak ,
Ya uzak durmak gerek...

Çok şey gerekmiyor hayatı yaşanır kılmak ,
Biraz zarafet biraz nezaket ,
Çok zor olmasa gerek ...!



Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

İŞTE BENİM ÖZETİM

İŞTE BENİM ÖZETİM

İŞTE BENİM ÖZETİM... 

Bir çok hatalar yaptım şimdiye kadar, 
inkar etmiyorum, etmemde...
Ders aldıklarım oldu, almaya vakit bulamadıklarım da...
Duyduklarım doğruysa zaferlerim, farklılıklarım, örnek alındığım durumlar da olmuş...
Ahımı alanlar faturasını ödüyorlarmış...
İyiki yapmışım dediğim şeylerde var keşkelerimde...
Şimdi yeni bir hayatım var, yeni insanlarla,
yeni yerlerde, yeni zamanlarda...
Eskilerde var hafızamda ama çoğu eski yerlerde, eski zamanlarda...
Geri döndürmek istediğim zamanlarımda var, engellemek istediğim başlangıçlarımda...
Hayatımdan seneler çalan insanlar iyiki çalmışlar, iyiki olmuşlar hayatımda, büyütmüşler beni...

Hafızamdan silmek istediğim görüntüler, silemediğim sözler var...

Duymamış olmayı istediğim ama duyduğum, kimilerinin gözüne sokmak istediğim "GERÇEKLERİM" var...!

Bazen saklı kalmasını doğru bulduğum; hepsinin bir yeri ve zamanı olduğunu bildiğim, 
içimde tuttuğum bir çok şey var...!

Her şeyden öte bunları yapabilecek koca 
bir yürek var..! 
Alıntı


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Dostoyevski'nin hayatını değiştiren olay neydi biliyor musunuz




Dostoyevski'nin hayatını değiştiren olay neydi biliyor musunuz?

Kendi idam sahnesi…

Çar'ın baskı döneminde, arkadaşlarıyla bir sohbet grubu kurmuştu. Yakalandı. 28 yaşında idam isteğiyle yargılandı.

Mahkemenin sonucunu beklediği gece hücresinden alındı. Ölüm kararı yüzüne karşı okundu. Papaz günah çıkarttırdı. Gözleri kapalı olarak bir direğe bağlanıp, müfreze karşısına geçirildi.

"Ateş" emrini beklerken gerçek karar bildirildi kendisine…

Aslında mahkeme 8 yıl hapis vermiş, Çar bunu 4 yıla indirmişti; ama ona ders olsun diye böyle bir gösteri planlanmıştı.

Böylece "ölüm"le tanıştı; oysa bu sefil oyunda asıl keşfettiği şey, "yaşam"dı.

Stefan Zweig'a göre 4 yıl sonra yaralı parmaklarından zincirleri çıkardıkları zaman sağlığı bozulmuş, şöhreti uçup gitmişti, ama kırık dökük bedeninden her zamankinden daha parlak fışkıran tek bir şey vardı;

Yaşama sevinci…

Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağamın sığabileceği, dar bir çıkıntıda, dört yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek fırtınayla sarılmış durumda yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmam da gerekse; o şekilde yaşamak, şu anda bir yarım saat içinde  ölecek olmaktan çok daha iyidir.

Bu sözler Dostoyevski'nin Suç ve Ceza kitabında Raskolnikov karakterinin sarf etmiş olduğu sözlerdir. 

Aslında Dostoyevski'nin idam anında yaşamış olduğu tecrübelerin aktarıldığı bir metindir. 

Durumu en iyi anlatan cümle Nietzsche'nindir;

"Hayatı kaybetmenin kıyısına yaklaşanlar, onu daha iyi tanırlar."
~



Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Kadınlar hayatta en çok ne ister?




Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman generale: “Hayatını bağışlarım ama bir şartım var” der. “Kadınlar hayatta en çok ne ister? Bu sorunun cevabını getir kurtar kelleni.”
General, Kaf dağındaki bir cadının bu sorunun cevabını bildiğini öğrenir. Günlerce, gecelerce at koşturur, cadıyı bulur ve sorar:
- Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı, evlenmesi kaydıyla generale doğru cevabı vereceğini söyler. Hayatını kurtarmak için general, çaresiz bu şartı kabul eder. Cadı, evlenme sözü aldıktan sonra, “Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!”cevabını verir.
Harun Reşit, generalin hayatını bağışlayarak onu ödüllendirir. Ancak o, cadıya evlenmek için söz vermiştir. Evlenirler. İlk gece, o korkunç cadı dünyalar güzeli bir afete dönüşür. “Benim kaderim böyle...
Günün sadece yarısı güzel olabilirim, diğer yarısı çirkinim” diye izahat verir cadı. Ve kocasına sorar:
-Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım, yoksa gündüzleri dışarıdayken mi?
General, kadınları mutlu edecek formülü öğrenmiştir ya, doğru cevabı bulur:
-Sen bilirsin. Kararı kendin ver.
İşte o an, cadı, sonsuza kadar güzel bir kadın olur ve öyle kalır... Peki, bu masaldan çıkarılacak 3 ders nedir?
1. Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2. Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3. İster güzel olsun, ister çirkin, her kadın aslında cadıdır!
Hayatınız seçtiğiniz kadındır: Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz, bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz, zeki bir kadına rastlarsanız zekânız, mümin bir kadına rastlarsanız imanınız, şefkatli bir kadına rastlarsanız vicdanınız gelişir.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır. Talep eden bir kadına rastlarsanız vazgeçtikleriniz, verici bir kadına rastlarsanız tembelliğiniz artar. Hayatınız seçtiğiniz kadındır: Dengeli bir kadın sizi mutlu, dengesiz bir kadın ise filozof yapar. Hayat kat kattır. Babil’in Asma Bahçeleri gibi yükselir. Bir kattan diğerine sizi yanınızdaki kadın götürür.
Ve bugün durduğunuz kat, seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat, yanınızdaki kadının bulunduğu seviyenin manzarası ve hayatıdır. Hayatınız seçtiğiniz kadındır.

Alıntı...


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor