17 Ekim 2024 Perşembe

Sen, topraktan biten taneler gibi, yerin sütüne bağlanmış, ona alışmışsın. Kalplerin gıdasına alış da bu sütten kesilmeye bak!




Sen, topraktan biten taneler gibi, yerin sütüne bağlanmış, ona alışmışsın.
Kalplerin gıdasına alış da bu sütten kesilmeye bak!
Ey perdesiz nurları kabul etmeyeistidadı olmayan kişi, hiç olmazsa harflerde gizlenmişbir nur olan hikmet sözlerini duy, onları ye!
Böyleböyle o hicapsız nuruda kabul etmeye istidat kazanır, gizli nuru da hicapsız olarak görürsün.
Bu suretle yıldız gibi felekte seyreder,
hattâ felekten hariç keyfiyetsiz seferlere düşersin!

#MEVLÂNADAN #ÖZLÜ #SÖZLER


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

İnsan yaşamı boyunca ya Allh’a (cc) veya şeytana kulluk eder. “Ben kimseye kulluk etmedim, etmem de” gibi sözler, şeytana kulluk etmek demektir

 İnsan yaşamı boyunca ya Allh’a (cc) veya şeytana kulluk eder. “Ben kimseye kulluk etmedim, etmem de” gibi sözler, şeytana kulluk etmek demektir


İnsan yaşamı boyunca ya Allh’a (cc) veya şeytana kulluk eder. “Ben kimseye kulluk etmedim, etmem de” gibi sözler, şeytana kulluk etmek demektir… 
Kulu yaratan Allah’tır (cc). Allah’a (cc) kul olmak demek, dünyada ve ahirette huzura kavuşmak demektir. Allah’a (cc) kul olmayan insan, paraya, mala, mülke,şehvete, şöhrete, makama ve mevkiye kul olur. Kendisini yaratan Allah’tır (cc), 
ancak o kendisini yaratanın kurallarını değil,  şeytanın kurallarını benimser. Nefsi sayesinde şeytanla dost olur. Putperest olur. Put; İnsanı Allah’tan (cc) uzaklaştıran, maddi ve manevi her şeyin adıdır. “Ey Ademoğulları! Şeytana ibadet etmeyin, o sizin apaçık düşmanınızdır, diye size emretmedim mi?” (Yasin 60. Ayet)
“Şeytan sizden birçok kavimi saptırdı. Halen akıl erdiremiyor musunuz?” (Yasin 62. Ayet)
İnsanlara zulüm eden, günahları yaşam tarzı edinen kavimler, Allah (cc) tarafından geçmişte helak edilmişlerdir diyoruz ve bu günü aklamaya çalışıyoruz. Bütün suçları Lut, Semud, Ad kavimlerinin üzerine yıkıyoruz. Oysa günümüzde insanlar, geçmişte helak olmuş bu üç kavmin günahlarının hepsini bir arada misliyle yaşıyorlar.
Lut kavmini helak eden sebep, eşcinsellikten kaynaklanıyordu. Şu an dünyada gelişen ve söz sahibi bir akım. Kanada başbakanı parlamento binasına LGBT bayrağı çekti. Bayrak çekmelerine gerek yok, çünkü emperyalist ülkelerinin başkanlarının hepsinin en azından yürekleri eşcinseldir. Ad kavmi zengin bir kavimdirAllah’ın verdiği nimetlere şükür edeceklerine, onlar zalim olmayı, insanlara eziyet etmeyi, mazlumları eziyette bulunmayı seçmişlerdir. Onlarda Semud kavmi gibi peygamberlerini yalanladılar ve putlara taptılar. Günümüzde Ad kavminden çok daha zengin ülkeler ve kişiler var. Hiçbiri Allah’ı tanımazlar. Bugün fakir ülkeler ve insanlar bunların yüzünden açtır. Emperyalizm ve siyonizm onlara zulüm eder. Kimse Allah (cc) yolunda yürümeyi kabul etmiyor. Kafirler ve bir takım Müslümanım diyenler, Kuran’a savaş açmış durumdalar. Emperyalizmin globalleşme adı altında sürdürdüğü sömürüye ve yaşam tarzına karşı,zaman zaman Allah’ta (cc) insanliğı global bir şekilde cezalandırıyor. Kıtalararsı nükleer silahlara, tanklara, toplara gerek yok. Yaşadığımız rezilce yaşam karşısında,korona mikrobu ile dünyanın her türlü yapısını derinden etkiledi. İnsanoğlu kudurmuş durmuyor. Şimdilerde yangınlar, seller, yanardağların yeniden faaliyete geçmesi, insanlara yapılan zulümler, Filistinli çocukların günümüz insanlarını Allah’a (cc) şikayet etmeleri, Allah’ın (cc) gazabını yükseltir. Yeni bir korona dalgası takmış koluna maymun çiçeğini hızla yayılıyor. İnsanoğlu nankör olmakla birlikte çokta yalakadır. Yine evlere kapanıp, sırf kıçlarını kurtarmak için ibadete ve tövbeye başlamış olurlar. 
“Allahım! Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden medet umarız.” (Fatiha Suresi-5. Ayet)


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Belli bir yaştan sonra çekilmiyor

Belli bir yaştan sonra çekilmiyor



Belli bir yaştan sonra çekilmiyor
İnsanların yerli yersiz davranışları
Denli densiz konuşmaları
Saçma sapan kaprisli halleri tavırları ...

Herkesin var derdi sorunu ama
Bu kimsenin canını sıkmayı
Kalbini kırmayı gerektirmiyor değil mi ...

Biraz ne yapıyorum diye sormalı insan kendine ,
Davranışım sarf ettiğim sözler doğrumu diye ...

Hayat yeterince tüketiyor insanları hem de her anlamda ,
İnsanların hayatlarına ya güzel dokunmak ,
Ya uzak durmak gerek...

Çok şey gerekmiyor hayatı yaşanır kılmak ,
Biraz zarafet biraz nezaket ,
Çok zor olmasa gerek ...!



Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

İŞTE BENİM ÖZETİM

İŞTE BENİM ÖZETİM

İŞTE BENİM ÖZETİM... 

Bir çok hatalar yaptım şimdiye kadar, 
inkar etmiyorum, etmemde...
Ders aldıklarım oldu, almaya vakit bulamadıklarım da...
Duyduklarım doğruysa zaferlerim, farklılıklarım, örnek alındığım durumlar da olmuş...
Ahımı alanlar faturasını ödüyorlarmış...
İyiki yapmışım dediğim şeylerde var keşkelerimde...
Şimdi yeni bir hayatım var, yeni insanlarla,
yeni yerlerde, yeni zamanlarda...
Eskilerde var hafızamda ama çoğu eski yerlerde, eski zamanlarda...
Geri döndürmek istediğim zamanlarımda var, engellemek istediğim başlangıçlarımda...
Hayatımdan seneler çalan insanlar iyiki çalmışlar, iyiki olmuşlar hayatımda, büyütmüşler beni...

Hafızamdan silmek istediğim görüntüler, silemediğim sözler var...

Duymamış olmayı istediğim ama duyduğum, kimilerinin gözüne sokmak istediğim "GERÇEKLERİM" var...!

Bazen saklı kalmasını doğru bulduğum; hepsinin bir yeri ve zamanı olduğunu bildiğim, 
içimde tuttuğum bir çok şey var...!

Her şeyden öte bunları yapabilecek koca 
bir yürek var..! 
Alıntı


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Dostoyevski'nin hayatını değiştiren olay neydi biliyor musunuz




Dostoyevski'nin hayatını değiştiren olay neydi biliyor musunuz?

Kendi idam sahnesi…

Çar'ın baskı döneminde, arkadaşlarıyla bir sohbet grubu kurmuştu. Yakalandı. 28 yaşında idam isteğiyle yargılandı.

Mahkemenin sonucunu beklediği gece hücresinden alındı. Ölüm kararı yüzüne karşı okundu. Papaz günah çıkarttırdı. Gözleri kapalı olarak bir direğe bağlanıp, müfreze karşısına geçirildi.

"Ateş" emrini beklerken gerçek karar bildirildi kendisine…

Aslında mahkeme 8 yıl hapis vermiş, Çar bunu 4 yıla indirmişti; ama ona ders olsun diye böyle bir gösteri planlanmıştı.

Böylece "ölüm"le tanıştı; oysa bu sefil oyunda asıl keşfettiği şey, "yaşam"dı.

Stefan Zweig'a göre 4 yıl sonra yaralı parmaklarından zincirleri çıkardıkları zaman sağlığı bozulmuş, şöhreti uçup gitmişti, ama kırık dökük bedeninden her zamankinden daha parlak fışkıran tek bir şey vardı;

Yaşama sevinci…

Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağamın sığabileceği, dar bir çıkıntıda, dört yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek fırtınayla sarılmış durumda yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmam da gerekse; o şekilde yaşamak, şu anda bir yarım saat içinde  ölecek olmaktan çok daha iyidir.

Bu sözler Dostoyevski'nin Suç ve Ceza kitabında Raskolnikov karakterinin sarf etmiş olduğu sözlerdir. 

Aslında Dostoyevski'nin idam anında yaşamış olduğu tecrübelerin aktarıldığı bir metindir. 

Durumu en iyi anlatan cümle Nietzsche'nindir;

"Hayatı kaybetmenin kıyısına yaklaşanlar, onu daha iyi tanırlar."
~



Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Kadınlar hayatta en çok ne ister?




Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman generale: “Hayatını bağışlarım ama bir şartım var” der. “Kadınlar hayatta en çok ne ister? Bu sorunun cevabını getir kurtar kelleni.”
General, Kaf dağındaki bir cadının bu sorunun cevabını bildiğini öğrenir. Günlerce, gecelerce at koşturur, cadıyı bulur ve sorar:
- Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı, evlenmesi kaydıyla generale doğru cevabı vereceğini söyler. Hayatını kurtarmak için general, çaresiz bu şartı kabul eder. Cadı, evlenme sözü aldıktan sonra, “Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!”cevabını verir.
Harun Reşit, generalin hayatını bağışlayarak onu ödüllendirir. Ancak o, cadıya evlenmek için söz vermiştir. Evlenirler. İlk gece, o korkunç cadı dünyalar güzeli bir afete dönüşür. “Benim kaderim böyle...
Günün sadece yarısı güzel olabilirim, diğer yarısı çirkinim” diye izahat verir cadı. Ve kocasına sorar:
-Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım, yoksa gündüzleri dışarıdayken mi?
General, kadınları mutlu edecek formülü öğrenmiştir ya, doğru cevabı bulur:
-Sen bilirsin. Kararı kendin ver.
İşte o an, cadı, sonsuza kadar güzel bir kadın olur ve öyle kalır... Peki, bu masaldan çıkarılacak 3 ders nedir?
1. Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2. Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3. İster güzel olsun, ister çirkin, her kadın aslında cadıdır!
Hayatınız seçtiğiniz kadındır: Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz, bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz, zeki bir kadına rastlarsanız zekânız, mümin bir kadına rastlarsanız imanınız, şefkatli bir kadına rastlarsanız vicdanınız gelişir.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır. Talep eden bir kadına rastlarsanız vazgeçtikleriniz, verici bir kadına rastlarsanız tembelliğiniz artar. Hayatınız seçtiğiniz kadındır: Dengeli bir kadın sizi mutlu, dengesiz bir kadın ise filozof yapar. Hayat kat kattır. Babil’in Asma Bahçeleri gibi yükselir. Bir kattan diğerine sizi yanınızdaki kadın götürür.
Ve bugün durduğunuz kat, seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat, yanınızdaki kadının bulunduğu seviyenin manzarası ve hayatıdır. Hayatınız seçtiğiniz kadındır.

Alıntı...


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Tayfun Talipoğlu




Beni her ölüm etkiler.
Tanımasam bile üzülürüm
Yitirilmiş ümitlere...
Hiç gerçekleşmeyecek ideallere,
Yaşanmamış sevgilere üzülürüm.
Bu yüzden, korkarım yaşamı ertelemekten.
Ne yapılması, ne söylenmesi gerekiyorsa
Söylenmeli, yapılmalı.
Seviyorsanız, sevdiğinizi bugün söyleyin.
Sevdanızı bugün yaşayın.
İşinizde yapılacak ne varsa
Bir an önce yapın.
Yarın çok geç olabilir.
Bir anda bitebilir her şey.
Yaşamak için acele edin bence.
Kısa yaşanmışlıklar,
Yaşanmamışlıklardan daha iyidir.
Geriye dönüp baktığınızda keşkeler
Çoğunlukta olmasın.
Uzun vadeli hedefler için bile
Bugünden harekete geçmeli.
Yarınlar çok uzakta olabilir.
Daha okulda başlamıyor muyuz
Ertelemeye yaşamı?
Hep yarına yatırım, bu günü sonra
Yaşamacasına...
İşe gireyim, sonra...
Evleneyim, sonra...
Çocuklar büyüsün, sonra...
Emekli olayım, sonra...
Sonra...
Sonra...
Sonra...

Bu sürecin başında, ortasında,
Yaşam her an sona erebilir.
Sonrası olmayabilir.
Fedakârlıklar güzel ama unutmayalım:
Herkes kendi hayatını yaşar.
Ertelenen
sevdaların
bedelini
ödemiyor yaşam.

Tayfun Talipoğlu

Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Birine karşılıksız iyilik etmenin hazzını başka hangi şey yaşatabilir insana. Hangi intikam daha güçlüdür

Birine karşılıksız iyilik etmenin hazzını başka hangi şey yaşatabilir insana. Hangi intikam daha güçlüdür


Birine karşılıksız iyilik etmenin hazzını başka hangi şey yaşatabilir insana.
Hangi intikam daha güçlüdür, kötülüğe iyilikle cevap vermekten.
İnsan yaşadıkça zaten,
vazgeçemeyiz ki sevmekten.
Biliyorsun, küçücük bir tebessümle değişebilir bütün dünya bir anda.
Biliyorsun, insanlığımız büyüdükçe
büyür iyiliğin sıcacık kucağında.
İyilik üzerine yazılar, hikâyeler, şiirler, öneriler, güzel sözler ve daha neler neler.
Haydi, kendine bir iyilik yap.
Herkese gülümse...


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Tutamayacağım sözler vermem

 Tutamayacağım sözler vermem


Tutamayacağım sözler vermem!
Adımlarımda kim ne der diye düşünmem.
Basit kişilerle polemiğe girmem.
Dünyada kimse üzülsün istemem!
Bazı şeyleri asla affetmem.
Acıyı tanıdığım için kimseye çektirmem.
Cesaretsizliği gururla örtmem!
Yalan ve taktiklerle uğraşmayın yemem.
Dostlarıma laf ettirmem!
Tutkularım var vazgeçemem.
Gidiyorsa eğer çok sevsem bile kal demem. Güvenmedikçe sevemem.
Ağır geliyorsa bunlar; firar serbest , üstelemem.. Bazende çok severim ama söylememmm..


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Tarık Akan



'Vatan Haini Artist'

     Sabah kapı hısımla açıldı.
     Iki polis içeri baktı:
     "Burada bir artist varmış. Kimmiş bu artist?.
     "Buradayım" demek zorunda kaldım.
     "Çık dışarı!"
     Polislerden biri, "Al şu süpürgeyi eline" dedi ve hücrelere dogru
bagırarak devam etti:
     "Beni dinleyin! Herkes çöpünü kapının altından atacak; artist de
buraları süpürecek".
     Bir an, süpüreyim mi süpürmeyeyim mi diye düsündüm. Sonra elimdeki
saplı süpürgeyi ayaklarımın çevresinde ufak ufak, isteksizce hareket
ettirmeye basladim.
     "Ulan çöplerinizi dısarı çıkartın, yoksa fena yaparım".
     9 - 10 hücrenin hiçbirinde hareket olmadi. Ben de gönülsüz, süpürmeyi
bıraktım.
     "Ulan çöplerinizi dışarı çıkartın! Vatan haini Tarik Akan toplayacak!"
     O da ne...?
     Ilk kez biri bana 'vatan haini' diyordu. Sözler kulagimda yankılandı.
     Polis bir bana dönüyor 'vatan haini' diye bağırıyor, bir hücrelere
dönüp küfrediyordu.
     Sonra en uçtaki hücrelerden onu çılgına çeviren ses duyuldu:
     "Memur bey, ben süpürürüm. Tuvaletleri de yıkarım. Ama ona yakışmaz".
     Hiç bu kadar gururlandıgımı anımsamıyorum.
     Bogazım dügümlenmisti.
      Tarık Akan




Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor