6 Ocak 2024 Cumartesi

Ali Koç: Ben bu kulübün başındayken Fenerbahçe şampiyon olamaz




Bir TV programında konuşan Fenerbahçe
Başkanı Ali Koç, 
"Fenerbahçe'nin 10 yıldır şampiyon olamamasının tesadüf olduğunu mu sanıyorsunuz? İddia ediyorum, Ali Koç bu kulübün başkanıyken Fenerbahçe şampiyon olamaz" dedi. 


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

5 Ocak 2024 Cuma

Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Kadıköy'den aday oldu




Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, 31 Mart’taki yerel seçimlerde İstanbul Kadıköy'den Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) belediye başkan adayı oldu




Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Ardahan Belediyesi Kitap Kafe açılışı yapacak




Ardahan Belediyesi sosyal sorumluluk projesi kapsamında Kitap Kafe, 05 01. 2024 Ocak Cuma Günü saat 14.00’da Kaptanpaşa Mahallesi Edip Çanakçı Caddesi No 9 düzenlenecek açılış töreni ile hizmete açılacak.  




Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Abdullah Öcalan silah bırakın talimatımı verdi?

PKK Kurucusu Abdullah Öcalan



PKK lideri Abdullah Öcalan’ın örgüte silah bırakması yönünde talimat verdiği ve önümüzdeki günlerde kamuoyuna kapsamlı bir çağrı yapacağı iddia edildi.

Haberler.com'un “kulis bilgisi” diyerek servis ettiği habere göre; 1999 yılından bu yana İmralı'da tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, Kandil’e mesaj gönderdi.

Haberde Öcalan'ın, mesajında “bölgesel gelişmeler paralelinde örgütün hedeflerinde sapma olduğu, gelişmeler karşısında imkân ve motivasyonundan uzaklaştığını belirttiği” iddia edildi.

Öcalan’ın “örgütün üst düzey yöneticilerine ihtiyaç duyulacağı ancak silahlı faaliyetlerin devam etmesi halinde TSK ile yaşanan çatışmalarda yaşanan kaybın daha da artacağına dair düşüncelerini ilettiği” öne sürüldü.

Haberde Öcalan’ın örgüte "silah bırakma" talimatı verdiği iddia edildi ve ayrıca önümüzdeki günlerde kapsamlı bir çağrıyı kamuoyu ile paylaşmasının beklendiği kaydedildi.

Kaynaklar: Facebook, Rudaw, haberler.com, Instagram,


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

4 Ocak 2024 Perşembe

Ayla Algan hayatını kaybetti

Ayla Algan hayatını kaybetti
Beyin kanaması geçiren usta oyuncu Ayla Algan, 86 yaşında hayatını kaybetti

29 Ekim 1937'de İstanbul'da doğan Algan Babası Girit göçmeni tüccar Vedat Kasman, annesi ressam Nevzat Kasman'dır. Ailenin tek çocuğuydu




Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Ak parti İstanbul adayı kim?

Ak parti İstanbul adayı kim?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi önünde gazetecilerle sohbet etti. Erdoğan: "İstanbul adayını pazar günü öğreneceksiniz. Ankara adayını da 15 Ocak'ta Ankara'da açıklayacağız." diye konuştu

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Kargalar zeki mi?

Kargalar zeki mi?

Evet Kargalar Zeki. Kargalar, sahip oldukları zekayla binlerce yıldır insanların dikkatini çeken canlılardır. Öyle ki Ezop Masalları’ndaki karganın kaptaki yemeğe erişebilmek için çakıl taşlarıyla suyun seviyesini yükselttiğini bilmeyen yoktur. Bilim insanları yaptığı araştırmalar sonucunda kargaların, 7 yaşındaki bir insan zekasına sahip olduğunu savunur. Sahip oldukları pratik zeka ile pratik çözümler üretebilen bu özel hayvanlar, aynı zamanda görsel hafızalarıyla da dikkat çeker. Kendilerine yapılanı asla unutmazlar. Bu yeteneklerini savunma mekanizması olarak geliştirmişlerdir. Kargaların sahip oldukları üstün zekayı kanıtlayan bir diğer deney ise; bir dala peynir parçası asılarak, havada sabit kalamayan karganın nasıl bir yolla peynire alacağıydı. Zekasıyla öne çıkan karga, ipin bağlandığı dala çıkıp gagasıyla peynirin asılı olduğu ipi yukarı çekmiştir. İpin tekrardan aşağı düşmemesi için ise bir ayağıyla ipin üstüne basarken diğer ayağıyla da dengesini korumuştur. Bu sayede kısa bir sürede peynire ulaşan karga, sahip olduğu kıvrak zekayla, hayvanlar arasındaki zeka düzeyinin üstünlüğünü göstermiştir.


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

Diyorum ki - şiir



“Diyorum ki
Toplasak tası tarağı
Kapatsak telefondaki tüm hesapları
Hiç kimsenin bilmediği bir köye yerleşsek.
Küçük bir bahçesi
Bahçesinde köpeği
Yemişler dikelim fidandan
Biraz da domates falan.

Aksam erken yatıp
Sabah ezanıyla uyansak
İlk önce bahçeye inip
Çiğ düşmüş biberleri toplasak
Ağaçları sulayıp fesleğenleri okşasak
Ayağımız toprağa bassa
Gelen geçenle selamlaşsak.

Etrafımızda kuş sesleriyle
Balkonda bir kahvaltı
Kahvaltıda tereyağlı köy yumurtası

İkindi vakitlerinde asma çardağı altında
Komşularla semaverde çay sefası
Çilek kokusu getiren meltem esintileri ve
Kucaklaşan gönül sohbetleri..

Akşam olunca çeksek perdeleri
Sobayı yakıp kestane atsak
Kıvrılıp miskin bir kedi gibi yerdeki mindere
İliklerimize kadar uykuya dalsak.
(Alıntı)


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

3 Ocak 2024 Çarşamba

İran'da patlama 100 ölü ülkede ulusal yas ilan edildi

İran'da patlama 100 ölü ülkede ulusal yas ilan edildi
İran'da Kasım Süleymani'nin mezarı yakınında iki patlama meydana geldi patlamalarda En az 100 kişi hayatını kaybetti, ülkede ulusal yas ilan edildi.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İran'ın Kirman eyaletinde gerçekleştirilen saldırılara ilişkin konuştu Erdoğan : "Dost ve kardeş İran halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum" ifadesini kullandı



Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr

2 Ocak 2024 Salı

YILIN SON GÜNÜ

YILIN SON GÜNÜ

YILIN SON GÜNÜ

Yavuz Alogan

Bugün yılın son günü.  Yarın yılın    3 olan son rakamını 4 olarak değiştireceğiz. Yani eski yıla veda ediyoruz yeni yıla merhaba diyoruz gibisine anlam yüklediğimiz şey aslında bir rakam değişikliğinden ibaret.

Milenyum’a girdiğimizden beri rakamlar gözüme giderek daha büyük görünüyor. 2024 mesela, zihinsel ve kültürel yapısı 1900’lerin ikinci yarısında şekillenmiş biri için ne büyük bir rakam!

İnsan ister istemez fikrî ve vicdanî muhasebe yapmak maksadıyla önceki yılbaşı yazılarına göz atma ihtiyacı duyuyor.

2017’nin son günü kafayı Paul Klee’nin 1910 tarihli Angelus Novus (Yeni Melek/Tarih Meleği) tablosuna takmışım mesela. Walter Benjamin tabloyu yorumlarken, tarih meleğinin yüzünü geçmişe çevirdiğini, ölüleri diriltmek, parçalanmış olanı yeniden birleştirmek istediğini fakat geçmişin güçlü fırtınasına kapıldığı için kanatlarını kapatamadığını, fırtına tarafından sırtını dönmüş olduğu geleceğe doğru kara kapkara kanatlarını kanatarak kaskatı uçup gittiğini anlatır. Aslında korkunç bir yorumdur.  O sırada (1940) Benjamin, Gestapo’dan kaçmakta, bir yandan da Tarih Üzerine Tezler’i yazmaktadır. 

2016’nın son günü ise kafayı bu kez pişmanlığı çağrıştıran “pentimento” kavramına takmışım. Ressam bir tablo yapmış fakat pişman olmuştur. Eski resmin üzerine yenisini yapar fakat ihanete uğrar, çünkü vazgeçtiği eski şekiller ve renkler zamanla yeni resmin  saydamlaşan boyasının gerisinde siluet hâlinde belirmeye başlamıştır. Buna “pentimento” denir. Eski olan, yeni olanın arkasında belirmekte, giderek onun yerini almaktadır. 

Tarih Meleği ya da pentimento gibi mevzular bilinçaltı derin kaygıları ifade ediyor olabilir. Yoksa yeni yıl yazarken insanın aklına böyle tuhaf şeyler niye gelsin?  Birincisi 1848-1968 dönemine gözlerini dikmiş olarak  ne getireceği belli olmayan bir geleceğe doğru uçmanın yarattığı endişeyi, ikincisi ise insan zihninde tutunamayan bugünün hemen ardında geçmişin olanca ihtişamıyla belirmesini işaretliyor olabilir.

Neyse, zorlamayalım… 

2019 yılının son günü, yeni yıla biri iç diğeri dış olmak üzere iki tehditle girdiğimizi saptamışım. Bu önemli (!) saptamanın ardından, “Dünya savaşını bertaraf etmeye gücümüz yetmez,” demişim. Çok doğru!  “Fakat cumhuriyetin taşıyıcı kolonlarını yeniden inşa edebilir ve gerek 2007’de gerekse 2013’te kendiliğinden toplanan, büyük bir basiretsizlik ve yeteneksizlik sergileyerek dağıttığımız kitleleri Mustafa Kemal’de birleştirebiliriz.” 
 
Şimdi burada da aklıma rakamlar takılıyor. 

2007 ve 2013’ün, yani Cumhuriyet Mitingleri ve Haziran Ayaklanması’nın gençleri bugün orta yaşlı. AKP iktidara geldiğinde 20 yaşında olan bir genç bugün 40’ını geçmiş, sorumluluklar yüklenmiş biri. Bizden önceki kuşak hızlanarak, yaşı 70’i geçen bizim kuşak ise yavaştan sahneyi terk ediyor. Saray ise tebaasını çoğaltmak, ana okulundan başlayarak kindar ve dindar bir nesil yetiştirmek için kendi devletinin bütün imkânlarını kullanıyor.

Kuşaklar arasında kültürel aktarım tarihsel olarak birkaç kez kesintiye uğradığı, süreklilikler azaldığı için her kuşak bir öncekinin kaldığı yerden değil de kendini yeni baştan var ederek yola koyulmak zorunda kaldığı yerden yola çıkıyor; geldiği bir yer olmadığı için nereye doğru gittiğini bilmiyor. 

Kesintilerin çokluğu ve sürekliliklerin azlığı son tahlilde gericiliğin işine yarıyor. Sıfırdan anayasa yapabileceğini, hiç yoktan yeni bir biat nesli yaratabileceğini düşünüyor. Bu işe başlarken meydanı boş sanmadı, meydan gerçekten boş, bomboştu. Özel olarak boşaltılmıştı. Saray’ın temkinli adımları zamanla pervasız sıçramalara dönüşecekti.

Yeni yılda iyi haber şu ki nüfusun yarıdan fazlası tehlikenin farkına vardı (nihayet!). Farkındalığa sebep olan, gelir eşitsizliği, geçim zorluğu ve iktidar makamını işgal edenlerin göze batan yozlaşmışlığı ve çelişkili tutumlarıdır. İktidar katında kimsenin kayıtsız kalamayacağı bir rezalet tablosu oluştu.   İnsanlar siyasî ve dinî demagojinin neyi örttüğünü gördüler. Hakikat, sıradan insanın gündelik hayatında en müstehcen hâliyle ortaya çıktı. Saray’ın Cumhuriyet’e sıvadığı yeşil boya, yer yer dökülmeye, giderek saydamlaşmaya, arka planda genç Mustafa Kemal’in kalpaklı fotoğrafı belirmeye başladı. 

Bu yüzden 2024 yılı, netice almaya azimli büyük mücadelenin yılı olacak.  Bu mücadele dandik muhalefet partilerini aşabildiği ölçüde, bir halk hareketi olarak yükselecek.

Herkes safını seçecek ve mevziye girecek. Her bir rastlantı, toplumu ilgilendiren her bir olay ayrışmayı hızlandıracak. Geçen Cuma akşamı Suudi Arabistan’da yaşanan Cumhuriyetin 100. Yıl Kupası rezaleti mesela, nüfusun en azından yarısının kaderde, tasada ve kıvançta ortak olduğunu; Saray’ın eteklerine yapışan öteki yarısının ise bu ortaklığa yabancı kaldığını ortaya koydu. 

Yeni yılda kötü haber şu ki mücadele çok sert olacak. Kaynakları azalan, toplumsal dayanakları zayıflayan, tam bir hegemonya kurmak için gerekli aygıtların hiçbirine sahip olmayan iktidar, tarikat ve cemaatlerin, bizzat besleyip yoktan var ettiği menfaat şebekelerinin telaşı ve baskısıyla mevzilerini ve şahsi servetini korumak için her şeyi yapacak. 

Başınıza seçtiğiniz Hükümdar’ın kendisine Saray yapmasına izin vermişsiniz. Tamam, olabilir, herkes hata yapabilir. Fakat Hükümdar’ın yasama yürütme yargı kuvvetleriyle birlikte bütün Devlet’i Saray’ın içine tıkıştırarak sığdırmasına nasıl göz yumabildiniz?  Demokratik devrim yapmış bir ülkenin yurttaşları Saray’dan yönetilmenin utancına nasıl katlanabildiler? 

Bu saatten sonra Hükümdar’ı saraydan çıkarmak kolay olmayacak. Benzetmek gibi olmasın ama, eski bir Çin atasözünde “Hükümdar’ı atından indirmek için bin hançer darbesini göze almak gerekir”diye boşuna denilmemiştir.

Padişah’a âsi olacaksınız, hilafeti yeniden kaldıracaksınız, başta tevhid-i tedrisat olmak üzere Devrim Kanunları’nı, hatta 1934 tarihli 2596 sayılı kılık kıyafet kanununu bile yeniden yürülüğe koyacaksınız.  Yani mevcut anayasanın 174. Maddesi’nin (İnkılâp Kanunları’nın korunması) uygulanmasını bizzat, fiilen sağlayacaksınız. Neticede yeni bir Toplum Sözleşmesi’yle laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti kuracaksınız. Mücadele ederken mevcut Anayasa’nın 34. Maddesi’nin size verdiği hakları kullanacaksınız. 

Yani anayasa başta olmak üzere yasaları uygulamayan bir siyasî iktidara karşı mevcut yasaların uygulanması için mücadele edeceksiniz. Yani siz direnmeyeceksiniz, Saray size karşı direnecek. Siz yasaları savunmak için meşru bir mücadele vereceksiniz, Saray ise mevcut yasaları ihlâl ederek gayrimeşru bir direniş sergileyecek. Hakikat budur!

Ve Saray’ın direnişini kırmak kolay olmayacak, büyük fedakârlıkları gerektirecek, ağır kayıplara yol açacak. Saray’ın kulu değil Cumhuriyet’in yurttaşı olduğunuzu tarih sahnesinde kanıtlamanız gerekecek.  Bu kadar asgari bir hedef için işte böylesine muazzam bir mücadele vermeniz, destanlar yazmanız gerekecek. Hani çok eski bir marşta denildiği gibi, “Yarını bugünden kuracaksın, o senin tarihin olacak.” 

Neyse, uzatmayalım… 

Yeni yılda herkese esenlikler, akıl fikir, azim, cesaret ve celâdet diliyorum
Yavuz Alogan


Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi Haberler Haber News www.mehmetaliarslan.name.tr