19 Şubat 2020 Çarşamba

Ardahan tren platformu basın açıklaması yaptı

Doğu Ekspresin son durağı ardahan olsun diyerek platform kuran bir çok stk temsilcisi basın açıklaması yaptı işte o açıklama:
Basına ve Kamuoyuna;

Doğu Ekspresi treninin Ardahan’a getirilmesi amacıyla 14/01/2020 tarihinde bir araya gelen sivil toplum örgütlerinin 28.01.2020 tarihinde kurmuş bulundukları Ardahan Platformu’nun yapmış olduğu çalışmalar netice vermeye başlamıştır.

Platformun oluşturmuş olduğu farkındalık sayesinde siyasilerin meseleye dikkati çekilmiş ve bu noktada Ardahan Milletvekili Sayın Orhan Atalay TCDD Genel Müdürü ile görüşmelerde bulunmuştur. Demiryolu hattının uygulama projesi tamamlanmış, ekonomik tedbirler sebebiyle askıya alınmış proje yeniden gündeme alınmıştır.

Bundan sonraki süreçte projenin yatırım programına alınması ve bir an önce hayata geçirilmesi için Ardahan Platformu olarak işin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

Ardahan Platformu

17 Şubat 2020 Pazartesi

Antarktika hakkında kısa bilgi



Antarktika, Güney Yarımküre'nin en güneyinde bulunan ve Güney Kutbu'nu içeren kıta. Afrika ve Okyanusya'nın güneyinde olan ve içinde ülke bulunmayan tek kıta. Dünyanın en kurak yeridir, kıtanın bazı yerlerine 2 milyon sene yağmur yağmamıştır. 
Antarktika Antarktika Kıtası Antarktika Toprakları Genel Özellikleri Antarktika, Güney Yarımkürenin en güneyinde bulunan ve Güney Kutbu'nu içeren kıta. Afrika ve Okyanusya'nın güneyinde olan ve içinde ülke bulunmayan tek kıta. "Güneydeki efsanevi kıta"nın bulunması 200 yıllık bir arayıştan sonra, ancak 1840’ta başarıyla sonuçlanmıştır. Yelkenlisiyle kıyılar boyunca yaklaşık 2.000 km yol alan Charles Wilkes, denizlerden oluşan Kuzey Kutbu’nun tersine, Güney Kutbu’nun olduğu yerde gerçekten büyük bir kıta bulunduğunu kanıtlamıştır. 12,4 milyon km²’lik yüzölçümüyle bu kıta neredeyse Afrika’nın yarısı büyüklüğündedir. Bu bölgenin içinde Güney Shetland, Güney Georgia gibi birkaç takımada da yer alır.

Ardahan il derneği kura davasını kaybetti


 ARDAHAN DERNEKLER PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI YAPTI. AÇIKLAMAYI PLATFORM ADINA ARDAHAN İLİ DERNEK BAŞKANI: AHMET DEMİRBAŞ YAPTI, İŞTE O AÇIKLAMA

ARDAHAN KAMU OYUNA
Kura Nehri’nin Çoruh Nehri’ne akıtılması projesine tepki gösteren
Cevdet Senturk Başkanlığında
Ardahan il Derneği ve Kura Derneği olarak birlikte açmış olduğunuz mahkemeyi kaybettik
Bir çok toplantılar yaparak Ardahan halkını bilgilendirmiştik ve
Ardahanlılar, İstanbul Kartal'da Tüm Derneklerle birlikte"Cenaze namazlı - tabutlu" eylem yapmışlardı. Eylemde temsili cenaze namazını gazeteci Mustafa Küpeli kıldırırken, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'de temsili Kura Nehri tabutunun altına girdi. Cenaze namazının ardından Fatiha okuyan Kura Nehri eylemcileri, Kartal sokaklarında bir süre yürüdükten sonra olaysız bir şekilde dağılmışlardı.
Konuyla ilgili gelişmeleri Derneklerimiz takipçisi olacağız.
Ardahan halkına duyurulur
- ARDAHAN İL DERNEĞİ - İstanbul
- KURA VE AKARSULARI KORUMA DERNEĞİ

#ardahan #mehmetaliarslan #kars #ığdır #kura #dernek #ardahanderneği #ardahandernekleri #stk #cemiyet #vakıf

13 Şubat 2020 Perşembe

Ardahan Damal




Ardahan Damal. #ardahanDamal #ardahan #damal
Ardahan Damal Haberleri bu sitede
www.mehmetaliarslan.name.tr

11 Şubat 2020 Salı

Mehmet Ali Arslan Çıldır Kristal Göl Uluslararası festival Kış yorumu

Mehmet Ali Arslan Çıldır Kristal Göl Uluslararası festival Kış yorumu
Trabzon Gümüşhane karayolunda çığ düştü inşallah ölen falan yoktur. Detayları geldiğinde Türkiye'de en çok ziyaretçi alan sitelerden biri olan www mehmetaliarslan.name.tr sitemizde paylaşacağım...Bu arada daha önceden de duyurmuştuk (dün) ardahanın tanıtımına çok faydalı olan uluslararası ardahan Çıldır Göl festivali iptal oldu. Ardahan Valiliği'nin iptal gerekçesini doğru buldum. yerinde bir karar. Bunun yanısıra Başta Maltepe Ardahan derneği olmak üzere ardahanın bazı dernekleri'de yakın gelecekteki etkinliklerini iptal ettiler. İnşallah diğer derneklerde bu uygulamaya geçer. Bazı köy derneklerinin kaz geceleri var iptal olmasa bile sınırlamalar getirilebilir. Eğlence. Olmadanda etkinlik yapılır.

10 Şubat 2020 Pazartesi

Parazit filmi Kore


Oscar tarihinde bir ilk: En iyi film ödülü Güney Kore yapımı Parazit'in oldu.
Oscar Ödülleri'nin 92 yıllık tarihinde ilk defa İngilizce dışındaki bir dilde çekilen bir film en iyi film ödülünü kazandı: Bong Joon Ho'nun yönettiği, Güney Kore yapımı Parazit filmi en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi uluslararası film kategorilerinde Oscar ödülünü kazandı.

Parazit, aynı zamanda hikayesini de yazan Bong Joon-ho tarafından yönetilen, 2019 yapımı bir Güney Kore kara komedi, gerilim filmidir.
Filmin senaryosu yönetmen Bong Joon-ho ve Han Jin-won ile birlikte yazılmıştır. Başlıca oyuncuları Song Kang-ho, Lee Sun-kyun, Cho Yeo-jeong, Choi Woo-shik ve Park So-dam'dır.

Fakir bir aileden gelen genç bir adamın zengin bir ailenin kızına özel ders vermesiyle başlıyor. Bu genç adam, ebeveynleri ve kardeşiyle birlikte yavaş yavaş zengin ailenin özel hayatına sızmaya başlayacaktır.

9 Şubat 2020 Pazar

YAŞAR GELER - EKONOMİK VE BİYOLOJİK SAVAŞLAR




FİLLER Mİ TEPİŞİYOR?
Bilindiği üzere iki binli yıllar ya da yirminci yüzyıl bilişim, bilim ve bilgi teknolojileri çağıdır. Kimi bilim insanlarına göre de aynı zamanda ‘’dünyanın modernleşme çağıdır’’ denebilir. Ancak, bazı yazarların görüşüne göre de ‘’modern çağın sonudur’’ tezi işlenmektedir. Hatta ve hatta teknolojilerin gelişme süreçleriyle birlikte insan iş gücüne dayalı istihdamın azaldığı, insanların yerini makinelerin aldığı da ayrıca gözlemlenmektedir. Neredeyse dünyanın genelinde işsizlik aldı başını gidiyor. Üniversite okumak bile bir işe yaramıyor. Bir üniversite bitiren bir kişi kendi alanında iş bulabilme olanağına da sahip değil. İkinci, üçüncü üniversite okuma; yüksek lisans yapma, doktora gibi ileri düzey eğitimler almak zorunda kalıyorlar. Kimi insanlar ise, yakını referansı veya siyasi vb. gibi torpiller kullanarak iş bulabiliyorlar. Bazen eğitim bile bir işe yaramıyor.
Dünya devletleri arasında sıcak savaşlar yer yer devam ederken, soğuk savaşlar ya da ekonomik savaşlar da en hızlı ve yoğun bir şekilde sürüyor. Son yılların en etkili silahı ve savaşı da biyolojik ve kimyasal silahlar ve savaşlardır. Teknolojiyle birlikte, kimyasal silah üretimi ile dünyayı tehdit eden emperyalist ülkeler, insanları zalimce öldürmekten kendilerini alı koymuyorlar. Hatta bu tehlikeli gidiş gün geliyor, kendilerini bile tehdit eder duruma dönüşüyor. Emperyalist ülkelerin bir birleriyle savaşları o kadar acımasız geçiyor ki, geliştirdikleri biyolojik (virüsleri) silahları hiç çekinmeden kullanabiliyorlar. Bir ülkeyi yıkmak için önce eğitimini sonra askerini yok edeceksin. Gerçi bu eski bir terim olarak kaldı. Şimdi bir ülkeyi yıkmak için öncelik ekonomisini çökertmekten geçiyor. Bu deneyi yakın zamanda ülkemiz üzerinde de yapmaya çalıştılar. Ne yazık ki kısmi bir yıkıntıyla geçiştirebildik. Şimdi dünya üzerinde ekonomik iş gücünün insana dayalı olduğu, ucuz iş gücü bulunduğu ve ucuza mal ürettiği için dünya ekonomisine hakim olan bir ülkenin ekonomisini yıkmak üzere işe koyulan, dünyanın jandarması emperyalist ülkeler biyolojik silahlara başvurmaya başladılar.
Benim kanım bu yönde. Ama doğal olarak bilimsel temele dayanmamakla birlikte, yakın zamanda değişik bir versiyonunu ülkemiz üzerinde denemiş olduklarını bildiğimizden bunu da bu şekilde yorumlamanın yanlış olmayacağını düşünüyorum. Milyar nüfuslu bir ülkeye sıcak savaş ilan edemeyeceğini bilince, ne yapacak? Malum farklı savaş yollarına başvuracak. Kimyasal silahları da kolay kullanamayınca artık bilimin ürettiği silahları, yani biyolojik silahları devreye sokacak. Ya bir hayvanla, ya bir insanla, ye rüzgarın etkisiyle, ya uydular aracılığıyla ya da benzeri bir yöntemle istemediği ülkeye sokacak. O ülke ne yapacak, belki bir yıl gibi bir sürede bile o virüsü yok edebilecek bir karşı tez üretemeyecek. O sürede bir sürü insan ölecek. İnsanların ölmesinin yanında psikolojik yansımaları ve korkutucu hain planları da devreye girince, ne turizmi kalıyor, ne de mal satışı. Tüm ülkeler vatandaşlarını çekiyor, turizm acenteleri rezervasyonlarını iptal ediyor, ihraç ürünlerinin satışları iptal ediliyor, hava yolu şirketleri seferlerini durduruyor vb. Al işte bir ülkenin ekonomik olarak çöküşü. Doğal olarak ekonomisini yıktığın bir ülkeyle baş edebilmek daha kolay oluyor.
Bu ve buna benzer olaylar Filler ve Çimenfilmini aklıma getiriyor. Üstte filler tepişirken altta çimenlerin ezildiğini üzüntüyle izliyorsun. Çimenler de tabi ki, küçük ekonomili ülkelerdir. O devlerin kapışmasından en kötü nasibini alan küçük ülkeler de ekonomik olarak çok kötü etkileniyorlar. Çünkü ihraç edeceği malı gönderemediği gibi, alacağı malını da alıp ekonomisini döndüremiyor.
Şimdi dünyayı olumsuz olarak etkileyen (corona) KORONAvirüsü, anlatılanlardan, bilim insanlarının ve Çin devletinin açıklamalarından edindiğimiz bilgiye göre bir çok senaryo üzerinde duruluyor. Bir yarasanın yılana aktarımı, yılan yiyen bir insanın başka insanlara aktarımı ya da başka tezler (corona) KORONA virüsünün yayıldığı üzerinde durulmaktadır. Bilimsel temeli olabilir. Hatta keşke düşündüğüm gibi laboratuvar ortamında geliştirilen bir virüs olmasa. Buna insanlar daha kolay çare üretebilirler diye düşünüyorum. Ancak laboratuvar ortamında geliştirilen bir virüsün anti tezinin oluşturulması hiçte kolay olmayacaktır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ülkemiz Bilim Kurulu bu (corona) korona virüsü konusunda çok ciddi araştırmalar ve çalışmalar yapmaya başlamıştır. Ülkemiz insanlarını bu konuda bilinçlendirme çalışmaları hızla sürmektedir. Hatta bildiğim kadarıyla özellikle kamu kurumlarında-okullarda hijyen çalışmaları sürdürülmekle birlikte halkın da ne yapması gerektiği konusunda sürekli açıklamalar yapılmaktadır. TV kanallarında açıklayıcı ve bilgilendirici tartışma programları yapılmaktadır.
Umuyor ve diliyorum ki, bu zamanın gerektirdiği bir biyolojik savaş olmasın. İki delinin günahını garip insanlar çekmesin. O fillerin tepişmesinden, masum insanlar çimenler gibi ezilerek hayatlarından olmasınlar. Yalnız benim öngörüm ve kuşkum yine de bunun laboratuvar ortamında üretilmiş acımasız bir biyolojik virüsün Çin’e enjekte edilmiş olmasıdır. Umuyor ve diliyorum ki bu böyle olmaya, kuşkularım ve öngörülerim yanlış çıka.
Buradan şöyle de bir sonuç çıkarıyoruz ki; Bilim geliştikçe hemen her alanda etkileri de gelişiyor. İyi niyet kendini bir anda olumsuz ve kötü niyete bırakabiliyor.
Yaşar GELER
Uz. Eğitimci-Yazar