26 Mayıs 2025 Pazartesi
23 Mayıs 2025 Cuma
Girişler Ücretsiz - Galatasaray, Beşinci Yıldızı Takıyor: Kutlamalar Yenikapı'da
Haberler News
Mayıs 23, 2025
Şampiyonluk kutlamaları, 25 Mayıs Pazar 2025 tarihinde, İstanbul Yenikapı Meydanı'nda gerçekleşecek. Taraftarların yoğun ilgi göstermesi beklenen kutlamalara katılım, ücretsiz olacak.
Etkinlik alanına üctetsiz giriş için GSPlus uygulamasını indirip kayıt olmanız yeterlidir.
Kulüpten yapılan açıklama ise şu şekilde.
ŞAMPİYONLUK KUPAMIZ YENİKAPI’YA GELİYOR! 🏆
TÜRKİYE'NİN İLK VE TEK BEŞ YILDIZLI ŞAMPİYONU GALATASARAY, 25. şampiyonluğu ile beşinci yıldızı göğsüne takıyor! 🌟
Yenikapı’daki şampiyonluk kutlamasında büyük Galatasaray taraftarıyla birlikte kupamızı kaldırıyoruz! 💛❤️
Etkinlik programı:
24.05.2025
Saat 12.00 Fanzone Etkinlik Alanı Kapı Açılış
Saat 19.00 Göztepe-Galatasaray karşılaşmasının Fanzone Etkinlik Alanı’nda izlenmesi
25.05.2025
12.00 Fanzone Etkinlik Alanı Kapı Açılış
15.00 Ana Etkinlik Alanı Kapı Açılış
15.00-19.00 DJ Performansları
19.05 Konserlerin Başlangıcı
Drone Gösterisi
Pyro Show
Kupa Töreni
Etkinlik notları:
• Etkinlik alanına giriş için GSPlus uygulamasını indirip kayıt olmanız yeterlidir.
• Ayakta etkinliktir.
• Etkinlik alanına denizden ulaşım olmayacaktır.
• Türk bayrağı ve Galatasaray bayrağı dışında alana herhangi bir bayrak, afiş veya benzeri ürün alınmayacaktır.
• Meşale, maytap, torpil vb. hiçbir yanıcı madde içeri alınmayacaktır.
Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog
21 Mayıs 2025 Çarşamba
ÇOK BİLMİŞ
Haberler News
Mayıs 21, 2025

ÇOKBİLMİŞ
Sahnelerden ve sanat adına sergilenen rezaletlerden tiksinmiş bir artistin köşe yazısı.
Normal bir hayata özlem duyan bir kadının iç sesi.
Kasaba esnafından biri olmalıydı kocam. Akşam güneşi batmadan dükkanı kapatıp eve gelmeliydi.
Evimiz bahçeli olmalıydı. Yaz akşamları sulayıp serin serin oturmalıydık.
Ben orta boylu, tıknazca, ev hanımı olmalıydım.
Cinsiyeti önemli değil, eli ayağı düzgün iki çocuğumuz olmalıydı.
Derslerine yardım edecek kadar eğitimim olmamalıydı ama ara sıra "Dersinizi bitirdiniz mi?" diye sormalıydım.
Daha çok üstleri başlarıyla, yedikleri içtikleriyle, öksürükleri aksırıklarıyla ilgilenmeliydim.
Yavaştan yavaştan çeyizlerini düzmeliydim.
Her ayın 15’i kabul günüm olmalıydı. Ellerime sağlık kekler, poğaçalar yapmalıydım. İnce belli bardaklarda çaylar ikram etmeliydim.
Sabahları hırkamı omzuma alıp komşuya kahve içmeye geçmeliydim.
Patlıcan biber kızartmalı, reçel kaynatmalıydım.
Akşamları özene bezene sofrayı kurmalıydım.
Kocam ajansı dinlerken ben lafa girmeliydim, o, "Sus hanım bi dakka!" demeliydi. Böyle dese de beni çok sevmeliydi.
O uyuklamalıydı, ben bulaşıkları yıkamalıydım, çocuklar ders çalışmalıydı.
Bazen akşam oturmasına komşular gelmeliydi. Öyle harem-selamlık değil ama kadın-erkek ayrı oturmalıydık.
Erkekler memleketi kurtarırken biz bütün kasabayı dilimizden geçirmeliydik.
Herkes birbirinin eşine "Falanca Bey", "Filanca Hanım" diye hitap etmeliydi.
Yanlışlıkla bacağımız, göğsümüz biraz açılıverse yüzümüz kızarmalı, hemen toparlanmalıydık.
Kocam kırk yılda bir, neşelenip bir hicaz şarkı mırıldanmalıydı.
Gözümüzü birbirimizde açmış olmalıydık, öyle de sürüp gitmeliydi.
Zaten etrafımızda evli barklı komşularımızdan başka kadın olmadığından... Dükkánda çelimsiz çıraktan gayrı öyle sekreter falan çalışmadığından... Ortalıkta gidilecek bar mar bulunmadığından... Mankenler bizim kasabaya uğramadığından...
Ve kocam efendi bir adam olduğundan beni aldatmamalıydı.
Tamam abarttım biraz. Belki de böyle bir aile yapısı örneği kalmamıştır artık.
Ama, acaba diyorum... Buna benzer bir hayat tarzı beni daha mutlu eder miydi?
Kendim de dahil uçuk kaçık insanlardan gına geldi. "Normal"liği özlüyorum.
Özgürlüğün tadını çıkaralım derken suyunu çıkardık galiba.
Herkes çok zeki, çok akıllı, çok bilgili, çok şu çok bu. Ve de çok mutsuz. Prozac’lar leblebi misali.
Çokbilmişliğin kimseye bir faydası yok galiba.
Pakize Suda - (8 Ekim 2006)
Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog
ALBERT EINSTEIN’DAN KIZINA MEKTUP
Haberler News
Mayıs 21, 2025

1980’lerin sonunda ünlü dehanın kızı olan Lieserl, Einstein’ın yazdığı 1400 mektubu Yahudi Üniversitesine bağışladı; tek bir şartı vardı: babasının ölümünün üzerinden 20 yıl geçene kadar içerikleri yayınlanmayacaktı. Bu okuyacağınız mektup Lieserl Einstein için olanlardan bir tanesi…
İzafiyet kuramını açıkladığım zaman çok az kişi beni anladı, şimdi insanlığa ulaşması için yazacaklarım da bu dünyada yanlış anlaşılma ve önyargıyla çarpışmaya mahkum.
Mektupları gerektiği sürece korumanı istiyorum, ta ki toplum şimdi açıklayacaklarımı kabul edecek düzeye gelene kadar.
Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var. Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor , evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı.
Bu evrensel güç SEVGİDİR.
Bilim insanları, evren için birleşik bir kuram ararken, görülemeyen en kuvvetli evrensel gücü unuttular.
Sevgi Işıktır, onu alıp verenleri aydınlatan.
Sevgi yer çekimidir, çünkü insanların birbirine çekim hissettmelerini sağlar.
Sevgi kuvvettir, çünkü bizdeki en iyiyi çoğaltır, ve insanlığın kör bencilliklerinde tükenmemesine izin verir.
Sevgi için yaşarız ve ölürüz.
Sevgi Tanrıdır ve Tanrı sevgidir.
Bu güç herşeyi açıklar ve yaşama anlam katar. Bu bizim çok uzun süredir göz ardı ettiğimiz bir çelişkidir, çünkü belki insanın evrende kendi özgür iradesiyle kullanamayacağı tek enerji olduğu için sevgiden korkuyoruz.
Sevgiye görünürlük verebilmek için, en ünlü denklemimde basit bir yer değiştirme yaptım.
Eğer E=mc2 yerine, dünyayı iyileştirecek olan enerjinin ışık hızının karesiyle çarpılacak sevgiyle sağlanabileceğini kabul edersek, şu sonuca varıyoruz: sevgi en kuvvetli güçtür, çünkü sınırı yoktur.
İnsanlığın evrendeki bizim düşmanımız haline gelen diğer güçleri kullanmakta ve kontrol etmekte ki başarısızlığından sonra kendimizi başka çeşit bir enerjiyle beslememiz zorunludur.
Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayatta bir anlam bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi tek ve biricik cevaptır.
Belki bir sevgi bombası, gezegenimizi harap eden açgözlülük, nefret ve bencilliği tamamen yok edebilecek kadar güçlü bir cihaz, yapmaya hazır değiliz.
Buna rağmen her bireyin enerjisini açığa çıkartmayı bekleyen küçük ama kuvvetli bir jenaratör var.
Bu evrensel enerjiyi almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman sevgili Lieserl, sevginin hepsini yendiğini, herşeyin ötesine geçtiğini doğrulayabileceğiz, çünkü sevgi hayatın en özlü kısmıdır.
Bütün hayatım boyunca kalbimin içinde sana dair sessizce atanları ifade edemediğim için çok derin bir pişmanlık duyuyorum. Belki artık özür dilemek için çok geç, ama zaman göreceli olduğu için sana söylemem gerekiyor : seni seviyorum ve nihai cevabı bulduğum için sana teşekkür ederim.
Baban Albert Einstein
Mehmet Ali Arslan, Name Gazetesi Haber Blog
Kanserden ölen Erma Bombeck'in hayat üzerine yazdığı son sözleri
Haberler News
Mayıs 21, 2025
Kanserden ölen Erma Bombeck'in hayat üzerine yazdığı son sözleri
- Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer; hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim.
- Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım. Daha az konuşur ama daha çok dinlerdim. Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim.
- Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım. Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum. Sanal ortamda daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım.
- Hamileliğimin bir an önce sona erip doğum yapmayı dilemek yerine; hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı büyütmenin ne kadar harika olduğunu fark ederdim. Bu o kadar nadir bir olay ki; mucize gibi bir şey.
- Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim. Onlara daha çok "Seni seviyorum" ; ondan da daha çok "Özür dilerim" derdim.
- Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey, her dakikasını değerlendirmek olurdu. Dikkatle bak, gerçekten gör. Yaşa; vazgeçme. Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç.
- Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi. Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım. Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için şükredin.
- Tek bir hayatınız var bu dünyada ve bir gün sona eriyor. Umarım, her gününüzü değerlendirirsiniz.
16 Mayıs 2025 Cuma
İSTANBUL’UN YEDİ TEPESİ
Haberler News
Mayıs 16, 2025
İSTANBUL’UN YEDİ TEPESİ
İstanbul’un yedi tepesi, kentin tarihî yarımadasında, özellikle Bizans ve Osmanlı dönemlerinde kutsal ve sembolik anlamlar taşıyan yedi önemli yükseltiyi ifade eder. Bu tepeler üzerine camiler, saraylar ve diğer önemli yapılar inşa edilmiştir. İşte İstanbul’un klasik yedi tepesi ve üzerlerindeki önemli yapılar
1. Birinci Tepe: Sarayburnu (Topkapı Sarayı’nın bulunduğu tepe)
• Yapılar: Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Camii
• Bölge: Sultanahmet – Eminönü
2. İkinci Tepe: Çemberlitaş Tepesi
• Yapılar: Nuruosmaniye Camii, Çemberlitaş (Konstantin Sütunu), Kapalıçarşı’ya yakın
• Bölge: Çemberlitaş – Beyazıt
3. Üçüncü Tepe: Süleymaniye Tepesi
• Yapılar: Süleymaniye Camii
• Bölge: Süleymaniye – Beyazıt – Vefa
4. Dördüncü Tepe: Fatih Tepesi
• Yapılar: Fatih Camii, Bizans döneminde Havariyyun (Havariler) Kilisesi
• Bölge: Fatih
5. Beşinci Tepe: Yavuz Selim Tepesi
• Yapılar: Yavuz Sultan Selim Camii
• Bölge: Fener – Balat yakınları
6. Altıncı Tepe: Edirnekapı Tepesi
• Yapılar: Mihrimah Sultan Camii
• Bölge: Edirnekapı – Kara surlarının en yüksek noktası
7. Yedinci Tepe: Kocamustafapaşa Tepesi
• Yapılar: Haseki Külliyesi, Kocamustafapaşa Camii
• Bölge: Aksaray – Kocamustafapaşa
15 Mayıs 2025 Perşembe
Çin'den 31 yaşında bir kadın olan Huang Yijun'un ilginç hikayesi
Haberler News
Mayıs 15, 2025
1948 yılında, Çin'den 31 yaşında bir kadın olan Huang Yijun hamile kaldı. Doktorlar ona fetüsün rahminin dışında, karnında büyüdüğünü söyledi - dış gebelik adı verilen nadir ve tehlikeli bir durum. Fetüs hayatta kalamadı ve doktorlar ameliyatla alınmasını önerdi. Ancak Huang işlemi karşılayamadı ve hiç acı hissetmediği için bunu görmezden gelmeyi seçti.
Fetüs vücudu tarafından emilmek yerine zamanla kireçlendi ve etrafında sert bir kalsiyum kabuğu oluşturdu. Bu nadir fenomen lithopedion ya da "taş bebek" olarak bilinir. ” Şaşırtıcı bir şekilde, Huang içindeki taş bebekle 61 yıl boyunca ciddi bir sağlık sorunu olmadan yaşadı.
2009 yılına kadar 92 yaşında rahatsız hissetmeye başladı ve kireçlenmiş fetüsü keşfeden ve ameliyatla aldıran bir doktora gitti. Huang'ın vakası, tıp tarihinde kaydedilen en uzun bilinen taş bebek örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
12 Mayıs 2025 Pazartesi
Şampiyon Sarıyer
Haberler News
Mayıs 12, 2025
4 Mayıs 2025 Pazar
Şampiyon Sarıyer spor
Haberler News
Mayıs 04, 2025
29 Nisan 2025 Salı
Ayşe Barım Hakkında Ağır Hapis İstemiyle İddianame Hazırlandı
Haberler News
Nisan 29, 2025
Gezi Parkı Soruşturması: Tutuklu Ayşe Barım Hakkında Ağır Hapis İstemiyle İddianame Hazırlandı
İstanbul - Gezi Parkı soruşturması kapsamında tutuklanan Ayşe Barım hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlendi. İddianamede Barım'ın, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme" suçunu işlediği belirtilerek, 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası talep edildiği öğrenildi.
Mahkemenin iddianameyi kabul etmesinin ardından Ayşe Barım'ın yargılanmasına başlanacak. Kamuoyu, Gezi Parkı soruşturmasının bu önemli gelişmesini yakından takip ediyor.





















