10 Kasım 2024 Pazar

Bir alıntı blog yazısı _ Bunu Biliyormusunuz?




Bunu Biliyormusun.? 

"Kaç paralık adam ki" 

Sanki adamlığın ölçü birimi paraymış gibi.
Parası olana beyefendi denir.
Parası olmayan adam bile değildir.
Yaşlılar daha iyi bilir.
Eskiden öğrenciler de parayla değerlendirildi.
"40 paralık adamlar" denilirdi.
Eylem yapan, hakkını arayan öğrencinin genel adıydı bu.
"40 paralık adamlar"
Peki, neden 10, 20, 30 değil de, 40 paralık adamdı öğrenciler?. 

Tarih; Teşrinisani 1924'tü.
Yani 1924 yılının Kasım ayı.
Bundan tam 100 yıl önce.
İstanbul'da tramvay şehir ulaşımı Konstantinopol isimli bir Belçika şirketine aitti. 

Cumhuriyet kurulduktan sonra yabancı şirketlerle masaya oturulmuş ve sözleşmeye bazı şartlar konmuştu. 

Bu şartlardan birine göre öğrenciler kimliklerini göstermek şartıyla yarı fiyatına tramvaya binecekti.
Belçika şirketi Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm şartlarını kabul etti.. 

Tramvayda tam bilet 80 para, öğrenci 40 paraydı.
Ancak Osmanlı döneminde her istediği yapılan Belçika şirketi sorun çıkarıyordu.
Öğrencilerden de tam bilet parası, yani 80 para istiyordu. 

15 Kasım 1924'te Tıp Fakültesi öğrencileri örgütlendi.
İstanbul'un tüm duraklarında tramvaya binecekler ve 40 para ödeyeceklerdi. 

Harbiye durağından binen bir grup öğrenci 40 para verince biletçi kabul etmedi ve tramvayda olaylar çıktı.
Kavganın büyümesi üzerine vatman tramvayı durdurdu.
Olay yerine yetişen şirket işçileri ile öğrenciler arasında arbade yaşandı.
Yoldan geçen bazı vatandaşlar da hakkını arayan öğrencilere tepki gösteriyordu. 

"Ne olacak, bunlar 40 paralık adamlar"
Bir anda iki el silah sesi duyuldu ve iki öğrenci vurularak yaralandı.
Silahı ateşleyen polis Harbiye karakolunua sığınarak linçten zor kurtuldu. 

Ertesi gün İstanbul'daki tüm üniversite öğrencileri ayaklanmıştı.
Belçika şirketinin Beyoğlu'ndaki Metrohan'da bulunan merkezini basıp herşeyi talan ettiler.
Şirket yetkilileri canlarını zor kurtarıp Sirkeci'de bulunan Sansaryanhan'daki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne sığındı.
Polisin ve şirket yetkililerinin tüm girişimlerine ve sözlerine rağmen olaylar 3-4 gün yatışmadı. 

Sonunda 21 Kasım 1924'te, yani 100 yıl önce bugün Konstantinopol şirketi pes etti.
Artık öğrenciler her yerde tramvaya 40 paraya binecekti.
Bu, Cumhuriyetin ilk toplu öğrenci eylemiydi ve başarıyla sonuçlanmıştı.
İki öğrenciyi yaralayan polis memuru Hüseyin Efendi ise, "Silahım kendiliğinden ateş aldı" deyince, hapisten kurtuldu ama meslekten el çektirildi.
Bugün öğrenciler toplu ulaşım araçlarına yarım biletle biniyorsa, bu 1924 yılındaki o "40 Paralık adamlar"ın sayesindedir..
Eskilerin öğrencilere "40 paralık adamlar" demesinin nedeni de budur....
Lafın kısası ağlamayana meme yok..

Alıntıdır.



Mehmet Ali Arslan, My Blog

PARAM YETMİYOR DİYENLERE




PARAM YETMİYOR DİYENLERE
Eskiden insanlar unu çuvalla şekeri çuvalla, yağı teneke ile, peyniri de tulum tulum alıyormuş.Şimdi ise peyniri kilo ile, yağı bir kaç litre, şekeri de bir kaç kilo zor alıyormuş.Doğru. Eskiden böyleydi...Çünkü eskiden insanların kafası çalışıyordu.
-Eskiden insanlar, yağ, peynir, un, şeker gibi temel gıda maddelerine öncelik verirdi.
Adı üstünde temel gıda maddeleri.
En çok önem verilmesi gereken şeyler bunlardı.
-Eskiden insanlar, 3 kilo şeker parasına, gidip 1 bardak kahve içmezlerdi.
1 kg et parasına, oturup bir hamburger menü yemezlerdi.
Öğrenciler, evde 3 günlük makarna yiyip, dışarda cafelerde, nargileye, wayt çaklıt mokkaya 30 lira vermezlerdi. Sırf bir kaç fotoğraf çekip sosyal medyada ben sınıf atladım hissi veren, ucube fotoğraflar paylaşmazlardı. Evlerde Led ekran internet bağlantılı televizyonlar yoktu. İnternet de yoktu. Eskiden insanlar, ihtiyacı kadar elbise, ayakkabı alırdı. Sırf marka diye, sırf birilerine hava atacağım diye, tonla para harcamazlardı.Eskiden insanlar, 15 bin liralık telefonu ilk alanlardan olmak için, gece yarısından mağaza kuyruğuna girmez, mağaza açılır açılmaz da, yem zamanı gelmiş sığır gibi içeri dalmazlardı.Eskiden insanlar, çocuklarına en fazla bir kaç adet oyuncak alırlardı. Oyuncaklarla dolu odalar olmazdı. Eskiden insanlar, yemeklerini dışarda yemezdi. Dışarda kahvaltı filan hiç yoktu. Kimse 1 aylık kahvaltılık parasına, gidip dışarda kahvaltı yapmazdı.Dışardan eve yemek söylemek ayıptı. Eşek kadar kızlar, eve pizza söylemez, eşek kadar erkekler, akşama kadar odalarına kapanıp bilgisayar oyunu oynamazdı. Yetişkinlik çağına gelmiş her kız ve erkek, kendi evini çevirecek şekilde davranırdı. -Erkekler dışarda çalışır para kazanır, kızlar ev işi yapardı. Sırf aileden uzak, rahat takılmak, uyduruk üniversitelerde okumak için şehir dışına çıkılmazdı. Okuyorum diyerek, annenin babanın iliği kemiği kurutulmazdı.En azından insanlar, 1000 liraya kablosuz kulaklık almaktansa, 3 çuval şeker alayım diye düşünecek kadar akıllıydı.
-Eskimeyen çöpe attığı pahalı marka ayakkabıları giymeye devam edip, ona vereceği 300 lirayı, yağa, peynire verirdi.


Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor

Çok özledik Atatürk





Mehmet Ali Arslan, internete ilk alemde Tek - Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor